Erdoğan: Bunun hesabını vereceksiniz .

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeni sisteme göre, seçimler ne zaman yapılacak, Kasım 2019'da. O zaman eğer partim beni kalkar da aday yaparsa milletim de teveccüh gösterirse o zaman beraber yürürüz." dedi. .

Politika 24/03/2017 - 17:20
 Erdoğan: Bunun hesabını vereceksiniz  .
-A +A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Delikliçınar Şehitler Meydanı'nda düzenlenen toplu açılış törenine katılarak, vatandaşlara hitap etti.

Hollandalı AP üyesi Jeroen Lenaers'dan gelep talep doğrultusunda AP, Daily Sabah gazetesinin dağıtımını yasaklamıştı.Bugün 15 Temmuz Delikliçınar Şehitler Meydanı'nda düzenlenen toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AP'nin Daily Sabah'a getirdiği yasağa çok sert tepki gösterdi. Erdoğan, "Bunlarda demokrasi yok. İşte Avrupa, Almanya'sında demokrasimi var, İsviçre'sinde, Hollanda'sında, Belçika'sında demokrasi mi var. Bunlarda özgürlük mü var? Bakınız Daily Sabah'ın Avrupa Parlamentosuna girmesini yasakladılar! Hani sizde basın özgürlüğü vardı! Hesabını vereceksiniz! Size rahat olmayacak! Siz Tayyip Erdoğan'a diktatör dediğiniz sürece Tayyip Erdoğan da sizlere faşist de diyecek Nazi de! Niye mi? Bizim Avrupa'daki ibadethanelerimize bunlar Gamalı Haç yapıyor mu? Siz bunları neden takip etmiyorsunuz!" dedi..

Denizli'nin son 1,5 yılda sınır içinde, dışında yürütülen terörle mücadele operasyonlarında ve 15 Temmuz darbe girişimi sırasında toplam 16 şehit verdiğini anımsatan Erdoğan, tüm şehitlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.

'TÜRKİYE 16 NİSAN'DA TARİHİ BİR TERCİHTE BULUNACAK'
Bu sırada vatandaşların "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" şeklinde tezahürat yapması üzerine Erdoğan, "Evet, Rabbim öyle buyuruyor, 'Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler ancak siz bilemezsiniz'. Türkiye 16 Nisan'da tarihi bir tercihte bulunacak. Yapacağımız iş gayet basit, ülkemizin eski yönetim sistemiyle mi devam edeceğinin yoksa yeni bir yönetim sistemine mi geçeceğinin tercihini yapacağız, mesele bu. Eski mi, yeni mi?" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Böyle 9 ayda, 16 ayda hükümetlerin kurulup, indiği bir ülkede istikrar olur mu? Güven olur mu?" diye sordu.

'BAŞKA BİRİNE TEVECCÜH GÖSTERİRSE, O KİŞİ GELİR ÜLKEYİ YÖNETİR'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeni sisteme göre, seçimler ne zaman yapılacak, Kasım 2019'da. O zaman eğer partim beni kalkar da aday yaparsa milletim de teveccüh gösterirse o zaman beraber yürürüz. Başka birine teveccüh gösterirse, o kişi gelir ülkeyi yönetir." dedi.

Erdoğan, "Bizim amacımız milli, yerli, demokrat, özgürlükçü, müreffeh Türkiye'yi daha ileriye taşımaktır. Biz yerli, milli bir başkanlıktan bahsediyoruz. Türk tipi bir başkanlık sistemi. Bugüne kadar demokrasiyle geldik, bundan sonra da yolumuza demokrasiyle devam edeceğiz." diye konuştu.

'YENİLİKTEN, DEĞİŞİMDEN KORKMUYORUZ'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Demokraside, ekonomide, yatırımlarda, büyük projelerde daha güçlü bir Türkiye için yönetim sistemimizi yeniliyoruz. Yenilikten, değişimden korkmuyoruz. Türk milleti tarihi boyunca iyi, güzel, faydalı olan ne varsa almaktan kaçınmamış, değişime öncülük etmiş bir millettir. İnanıyorum ki bugün de tercihini değişimden yana kullanacaktır." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hani ana muhalefetin başındaki zat soruyor ya; 'Herkes uzaya giderken Türkiye ne yapıyordu?' diye. İşte o dönemlerde Türkiye koalisyonlarla, Cumhurbaşkanı-Başbakan kavgalarıyla uğraşıyordu ey Kılıçdaroğlu. Bak, Türkiye 15 senedir nasıl kalkınıyor. Çünkü artık koalisyon diye bir şey olmadı." dedi.

Erdoğan, Denizli 15 Temmuz Delikliçınar Şehitler Meydanı'nda düzenlenen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, 1960 darbesinin ardından kurulan sistemle, hiçbir sorumluğu olmayan ama çok geniş yetkilerle donatılmış cumhurbaşkanları ile başbakanların "adeta birbirlerini yediklerini" söyledi.

Hepsinin de bu çift başlılıktan rahatsız olduğunu belirten Erdoğan, "Bakıyorsunuz Gazi Mustafa Kemal, İnönü ile kavgalıydı. İstifasını dahi istemiştir. Bunları bu ülke yaşadı. Aynı şekilde İnönü kendi Başbakanı ile kavgalıydı. Ne zaman ki rahmetli Menderes geldi, ondan sonra istikrar geldi." diye konuştu.

Erdoğan, "Türkiye seninle gurur duyuyor" sloganlarına, "Biz sizlerle gurur duyuyoruz. Gerçi ana muhalefet gençlerin parlamentoya girmesini istemiyor ama varsın istemesin, biz istiyoruz. İnşallah genç, dinamik bir parlamentonun nasıl olacağını 16 Nisan'da göstermeye hazır mıyız?" karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanın bir tarafa çektiği Başbakan'ın bir başka tarafa çektiği Türkiye'nin "siyasi ve ekonomik krizlerden başını kaldıramadığını" dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hani ana muhalefetin başındaki zat soruyor ya; 'Herkes uzaya giderken Türkiye ne yapıyordu?' diye. İşte o dönemlerde Türkiye koalisyonlarla, Cumhurbaşkanı-Başbakan kavgalarıyla uğraşıyordu ey Kılıçdaroğlu. Bak, Türkiye 15 senedir nasıl kalkınıyor. Çünkü artık koalisyon diye bir şey olmadı. Bizler ülkemizi sıçrattık. Soruyorum; Denizli 15 yıl önce neydi bugün ne oldu? Ben Başbakan değildim, Sayın Gül Başbakandı, Aydın'a geldim. Aydın-Denizli arası 105 kilometrelik bir bölünmüş yol meselesi vardı. 14 sene öncesinden bahsediyorum. Orada söz verdim: 'Burayı süratle yapacağız.' Aydın-Denizli arası bölünmüş yol yaptık mı? Biz, buyuz. Biz 'yol medeniyettir' dedik, yolları yaptık. 'Havaalanı' dedik, Çardak'ı yaptık mı? Bunların, herkes uzaya giderken meşgul oldukları şey, Gezi Parkı'nda oynamaktı. Onlar, onlarla meşgul oluyordu. Biz ise acaba eğitim sisteminde, üretimde ne yaptık...

4 temel direk dedik: Eğitim, sağlık, adalet, emniyet. 75 üniversitemiz varken sayısını 181'e çıkarttık. Şu anda üniversitesi olmayan il yok. Bununla kalmadık, üniversitelerdeki öğrencilerimizi dilenci durumuna düşürüyorlardı. Onlara ciddi rakamlarla burslar vermeye başladık. Burs ve kredi olarak kim müracaat ederse eli boş dönmez ama bazı gençler 'illa da burs' diyor. 'İlla burs' deme. Burs burs, kredi kredi. Çünkü krediyi, iş bulduğun zaman ödemeye başlıyorsun. Üstelik faizsiz. Böyle bir imkan kaçırılır mı?

Türkiye'de bütün dersliklerin sayısını artırdık. 270 bin derslik ilave ettik, ilk ve orta öğretimde. Çünkü yetmiyordu. 70-80 kişilik sınıflarda tahsil yapıyorduk. Bunun ortalaması 30 olacak, aşağısı olur ama 60-70, o devir kapandı. Milli bütçeden en fazla payı milli eğitime ayırdık, öğretmen sayısını arttıralım diye. Şimdi yoğun şekilde öğretmen alıyoruz, yetiştiriyoruz. Derdimiz başka, derdimiz insan. Her şey insan için, her şey Türkiye için, diğerleri boş. Benim yaşımda olanlar iyi bilirler, kitap bulamazdık. Şimdi biz sıraların üzerine kitapları koyuyoruz. Okullarımız açıldığı gün yavrularımız kitaplarını sıraların üzerinde buluyor. Artık bilgisayar tabletleriyle, akılı tahtalarla sınıfları donatılıyor."

"BUNLARDA DEMOKRASİ YOK"
Şu anda hastanesi olmayan il bulunmadığını; ilçelerde bile hastane kurulduğunu, gün hastaneleri oluşturulduğunu anımsatan Erdoğan, şimdi yeni bir adım attıklarını, şehir hastaneleri kurduklarını aktardı.

Mersin Şehir Hastanesinin açılışını Başbakan Binali Yıldırım ile birlikte yaptıklarını, Yozgat'ta açtıklarını, bugün Başbakan Yıldırım'ın Isparta Şehir Hastanesinin açılışını yaptığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çünkü biz sıçramak zorundayız. Muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmak durumundayız. Onun için çok çalışacağız ve 16 Nisan üretimi, süratle kalkınmayı getirecek." diye konuştu.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ekonomide nereden nereye gelindiğini anlattığını belirten Erdoğan, "Bundan öncekiler neredeydi, biz nerdeyiz? Şu ana muhalefetin bu ülkede terör estirdiği zamanı biliriz. Bunlar Menderes idama götürüldüğü zaman alkışlayanlardır. İki arkadaşını idama götürüldüğü zaman alkışlayanlardandır. Bunlarda demokrasi yok." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Tayyip Erdoğan'a 'diktatör' de Tayyip Erdoğan 'faşist' dediği zaman, 'nazi' dediği zaman rahatla. Size rahat olmayacak. Niye olmayacak? Siz Tayyip Erdoğan'a 'diktatör' dediğiniz sürece bilesiniz ki Tayyip Erdoğan da sizlere 'faşist de diyecek, nazi de" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Denizli'de, 15 Temmuz Delikliçınar Şehitler Meydanı'nda düzenlenen toplu açılış törenine katılarak, vatandaşlara hitap etti.

Erdoğan, Almanya'da, Hollanda'da, İsviçre'de, Belçika'da demokrasinin, inanç özgürlüğünün olmadığını, bu ülkelerde özgürlük adına bir şeyin bulunmadığını bildirdi.

Meydanı dolduran kalabalığın, "Vur vur inlesin, batı dinlesin" sözlerine karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, asıl dinlemenin 16 Nisan'da olacağını kaydetti.

Sabah Gazetesi'nin Avrupa baskısı Daily Sabah'ın Avrupa Parlamentosu'na girmesinin yasaklandığını anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:

"Hani sizde medya özgürlüğü vardı, hani basın özgürlüğü vardı. Niye yasakladınız? Hesabını vereceksiniz. Tayyip Erdoğan'a 'diktatör' de, Tayyip Erdoğan 'faşist' dediği zaman, 'nazi' dediği zaman rahatla. Size rahat olmayacak. Niye olmayacak? Siz Tayyip Erdoğan'a 'diktatör' dediğiniz sürece bilesiniz ki Tayyip Erdoğan da sizlere 'faşist de diyecek, nazi de'. Niye mi söyleyeyim: Bizim Avrupa'daki mabetlerimizin duvarlarına bunlar gamalı haç yapıyor mu? Ey devlet sen neredesin? Niye bu gamalı haçların yapılmasına müsaade ediyorsun? Bizim camilerimizin camları, çerçeveleri indiriliyor mu? Peki neden siz bunları takip etmiyorsunuz, neden? Birçok vatandaşımız Avrupa'da öldürüldü, daha neticesi yok."

"HALEP ORADAYSA ARŞIN DENİZLİ'DE"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin tek parti hükümetleri döneminde ortalama büyüme oranının yüzde 6, koalisyon dönemlerinde yüzde 4 olduğunu ifade etti.

"Türkiye sadece 1990'ların başlarından beri tek parti iktidarıyla yönetilseydi, bugünkünden iki kat daha zengin olacaktı." diyen Erdoğan, şu an kişi başına düşen milli gelirin 11 bin dolar yerine, 22 bin dolara çıkacağını vurguladı.

O günlerin de geleceğini belirten Erdoğan, cumhurbaşkanlığı sisteminin devreye girmesiyle, 2023 hedeflerinin yakalanacağını anlattı.

Ulaşımda atılan adımların ortada olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 79 senede 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapıldığını, kendilerinin ise 14 yılda 19 bin kilometre bölünmüş yol inşa ettiklerini bildirerek, "Halep oradaysa, arşın Denizli'de." dedi.

"DAHA NELER OLACAK NELER"
Yurt genelinde 25 havalimanının olduğunu, bu sayıyı 59'a çıkardıklarına vurgu yapan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bu hayırcılar var ya çok enteresan. Herkes oyunda serbesttir, bunlar ayrı mesele ama bunlar bir garip. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü yapılırken bunlar 'hayır' diyordu, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapılırken, bunlar 'hayır' diyordu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün temelini atıyoruz buna da 'hayır' dediler. Bu köprüler şimdi şakır şakır hizmeti veriyor. Kendileri de üzerinden rahatlıkla geçiyor. Çünkü bunlar 'hayır' derken niye dediklerini bilmiyorlar. Şimdi de 'hayır' derken niye dediklerinin farkında değiller.

Osman Gazi Köprüsü'nü yapıyoruz yine 'hayır' dediler. 'Ne olacak ya körfezi dolaşsınlar' dediler. Bizim derdimiz başka. İstanbul-İzmir arasını 3 saat 15 dakikaya indirelim istiyoruz. Aynı şekilde şimdi 18 Mart Çanakkale Köprüsü'nün temelini attık. İnşallah 2023'de açılışını yapacağız. Dünyanın bir numaralı köprüsü olacak bu. İki kule arasındaki açıklık itibarıyla bir numara. Türkiye yapar, çünkü iman öyle bir şeydir ki tekeden bile süt çıkartır. Onun için azmedip yapacağız. 'Ekonomi çöktü' dediler. Ekonomi bitse... 11 milyar Türk lirası bu köprünün maliyeti. Bunun yarısı Kore'den geliyor yarısı Türk sermayesi. Bu köprünün temeli atıldı, daha neler olacak neler."

"ŞİMDİ OTOMOBİLLERİYLE BEY BEY GEÇİYORLAR"
Önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde dünyanın bir numaralı havalimanın açılışını yapacacaklarına değinen Erdoğan, bu havalimanın ilk etabında yıllık yolcu kapasitesinin 90 milyon olacağını, 2023'de tamamı bittiğinde ise yolcu kapasitenin 150 milyona ulaşacağını açıkladı.

Hayırcı cephenin buna da "Hayır" diyeceğini anlatan Erdoğan, "Çünkü hayırcı bunlar. Marmaray'ın temelini attığımızda da 'hayır' dedi bunlar. Niye? Denizin altından geçiyor ya... İnanmadılar. 'Denizin altından nasıl böyle bir şey yapacaklar?' dediler. 3 yıl oldu. 3 yılda Marmaray'dan geçenlerin sayısı 200 milyonu aştı. 'Şimdi insanlar raylı sistemden geçiyor ama bir de otomobillerin geçeceği sistemi kurucağız denizin altından, Avrasya Tüneli' dedik. 'İstemezük' dediler. Ve biz Avrasya Tünelini de yaptık. Şimdi otomobilleriyle bey bey geçiyorlar." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Evet" diyene olduğu gibi "Hayır" diyene de saygı gösterdiklerine ancak kimlerin "Hayır" dediğinin önemli olduğunu belirtti.

Kandil'deki PKK terör örgütünün başındaki kişinin "Hayır" dediğini, İmralı'dakinin "Hayır" dediğini, Pensilvanya'daki FETÖ'cünün "Hayır" dediğini hatırlatan Erdoğan, "Şimdi 'Hayır' diyenlerin iyi düşünmesi lazım. 'Ben hayır derken acaba kimlerle beraberim.' diye düşünmesi lazım öyle mi? Kişi sevdikleriyle beraberdir. Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu. Mesele bu."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine göre seçimlerin Kasım 2019'da yapılacağını belirterek, "Eğer o zaman milletim, partim kalkar da aday yaparsa, milletim de teveccüh gösterirse, o zaman beraber yürürüz. Başka birine teveccüh gösterirse, o kişi gelir ülkeyi yönetir." dedi.

Erdoğan, Denizli 15 Temmuz Delikliçınar Şehitler Meydanı'nda düzenlenen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, miting alanını dolduran kalabalığa, dün akşam Kanal D ve CNN Türk ortak canlı yayınına çıktığını anımsatarak, "İzlediniz mi?" diye sordu. Kalabalık, hep bir ağızdan "Evet" diye bağırdı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Niye evet dediğimizi anladınız değil mi?" sorusuna da "Evet" yanıtını veren kalabalık, "Şüphe kaldı mı?" sorusuna ise "Hayır" karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bizim ne içeride ne dışarıda kimseyle kavga etmek, kimseyle aramızı bozmak gibi bir niyetimiz asla yok. Ama bizim milletimize karşı sorumluluğumuz var. Biz 81 vilayetiyle bu ülkenin, 80 milyon vatandaşımızla bu milletin, yurt dışındaki kardeşlerimizin, umudunu bize bağlamış tüm dostlarımızın, soydaşlarımızın hakkını, hukukunu savunmak mecburiyetindeyiz. Çünkü biliyoruz ki bu ülke ve bu millet varsa hep birlikte biz de varız. Şayet ülkemizin bütünlüğüne halel gelirse, milletimizin birliğine, dirliğine zarar gelirse, o zaman kıyamet hepimiz için kopmuş demektir.

Nasreddin Hoca'nın kıyamet hikayesini biliyorsunuz değil mi? Hoca'ya, 'Kıyamet ne zaman kopacak?" diye sormuşlar. O da 'Karım öldüğünde küçük kıyamet, ben öldüğümde büyük kıyamet kopacak.' demiş. Biz de diyoruz ki 'Ülkemizin ve milletimizin başına kötü bir şey geldiği zaman, hep birlikte kıyameti yaşarız.' İşte yakın çevremizde yaşananları görüyorsunuz. Suriye'deki yakılmış ve yıkılmış şehirlerin fotoğraflarına bakıyorsunuz değil mi? Irak'ta yaşanan acıları takip ediyorsunuz değil mi? Türkiye'yi de işte bu duruma düşürmek isteyenlere karşı en büyük gücümüz birliğimizdir, beraberliğimizdir."

Erdoğan'ın, "Onun için, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız." sözlerini, alanı dolduran kalabalık hep birlikte tekrarladı.

"İşte mesele bu, 16 Nisan bunun tescilidir, bunun teyididir." ifadesini kullanan Erdoğan, 4,5 yıl İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, 12 yıl Başbakanlık, son 2,5 yıldır da Cumhurbaşkanlığı yaptığını söyledi.

"YÜREĞİMİZ MİLLETİMİZİN TAMAMI İÇİN ATMIYOR MU?"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: "Bugüne kadar ülkemizin, milletimizin, herhangi bir şehrimizin veya vatandaşımızın aleyhine bir adımımız, kötülüğüne yol açacak bir tasarrufumuz olmamıştır. Yaptığımız hizmetlerden, hayata geçirdiğimiz projelerden hangi bölgeden, hangi kökenden, hangi mezhepten, meşrepten, görüşten olursa olsun herkes yararlanmıyor mu? Yüreğimiz milletimizin tamamı için atmıyor mu? Alın terimiz herkes için dökülmüyor mu? Bu anayasa değişikliğinde farklı olması için herhangi bir sebep mi var?

Türkiye için, Türk milleti için, tüm kardeşlerimiz için iyi olacağına, güzel olacağına, faydalı olacağına inanmasak böyle bir reformun arkasında niye duralım? 14 yıldır ülkeyi yöneten, halen de Meclisiyle, hükümetiyle, Başbakanıyla uyum içinde çalışmalarını yürüten bir Cumhurbaşkanı olarak, kendim için bir şey istiyor olabilir miyim? Bizler faniyiz, 16 Nisan'a çıkmaya elimizde senet var mı? Yok. Bazıları diyor ki 'Tayyip Erdoğan iyi de Tayyip Erdoğan'dan sonra ne olacak?' Bu, Tayyip Erdoğan için yapılan bir sistem değil ki, bu farklı bir şey. Biz eski köhne sistemi bir kenara koyalım, ortaya yeni bir sistem getirelim. Rejim 1923, orada. Ama biz şimdi yeni bir yönetim sistemiyle bir adım atıyoruz. Çünkü, Tayyip Erdoğan fani, bugün var yarın yok. Allahım böyle emrediyor. Değil mi? Ne bir an ileri ne bir geri. Öyle ise yapmamız gereken, öyle bir sistem kuralım ki kim gelirse gelsin bu sistemle ülkemizi çok daha ilerilere taşıyacak bir yapıyı elinde bulsun. Bizim derdimiz bu."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tek amacının ülkeye ve millete, gelecekteki hedeflere ulaşmayı sağlayacak, birliği, beraberliği ve kardeşliği güçlendirecek bir yönetim sistemini kazandırmak olduğunu ifade etti.

"MİLLETİN YARISINDAN FAZLASININ TEVECCÜHÜNÜ KAZANMAK..."
Yeni sisteme göre, seçimlerin Kasım 2019'da yapılacağını anımsatan Erdoğan, "O zaman milletim, eğer partim beni kalkar da aday yaparsa, milletim de teveccüh gösterirse, o zaman beraber yürürüz. Başka birine teveccüh gösterirse, o kişi gelir ülkeyi yönetir. Bu sistemin işleyişi konusunda en büyük güvencem nedir biliyor musunuz? En büyük güvencem sizsiniz, millettir millet. Çünkü bu milletin yarısından fazlasının teveccühünü kazanmak öyle kolay bir iş değil. Bunun için değerlerinizle, birikiminizle, samimiyetinizle, projenizle, programınızla milletle bütünleşmeniz gerekiyor. Aksi takdirde o sandıktan çıkamazsınız." sözlerini kullandı.

Erdoğan, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine karşı çıkanların asıl itirazının sistemin kendisine olmadığını, onların, bu sistemde milletin kendilerine teveccüh etmeyeceğini bildiklerini belirterek, "Onun için meseleyi başka taraflara çekmeye çalışıyorlar." dedi.

"Tek millet için evet mi, tek bayrak için evet mi, tek vatan için evet mi, tek devlet için evet mi?" sözlerine, kalabalığın "Evet" yanıtını vermesi üzerine Erdoğan, "İşte bu coşku, bu heyecan var olduğu sürece, Allah'ın izniyle kimse Türkiye'ye diz çöktüremez. Biz Türk'üyle, Kürt'üyle, Laz'ıyla, Çerkez'iyle, Gürcüsü'yle, Abhaza'sıyla, Roman'ıyla tek milletiz." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bayrağımızın rengi, şehidimizin kanının rengidir. Hilal bağımsızlığımızın ifadesidir, yıldız şehidimizin ta kendisidir. 780 bin kilometrekare ile bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. 780 bin kilometrekare ile tek vatan. Bu vatanda kimse ne yapamaz? Herhangi bir operasyon yapamaz. İşte şu anda askerimizle, polisimizle, bütünüyle Tendürek Dağları'nda, Gabar'da, Bestler Deresi'nde inlerine kadar girdik, giriyoruz. Bu terörü Allah'ın izniyle bitireceğiz. Bu ülkenin huzuruna, mutluluğuna, refahına kastedenlere oralarda inşallah yaşam hakkı tanımayacağız." sözlerine yer verdi.

.





ETİKETLER

Yorum Yap
Yorumunuz
1000
Politika kategorisine ait diğer haberler

Konya haberleri
Konya'daki Fetö Çatı Davasında Son Durum