00:00:00
-A +A
   Erdoğan Nesimioğlu
Erdoğan Nesimioğlu

Ağaç deyipte geçme!..

Orman deyip geçmeyelim. Ormanlar bizim akciğerlerimizdir.
Nasıl ki, akciğerimizle temiz oksijeni alıp, içimizdeki kötü karbondioksiti atıyorsak ve yaşamımızı bu şekilde sürdürebiliyorsak.
Ormanlarımız da tıpkı bizim gibi ülkemizin akciğerini oluşturmaktadır.
Bu yüzden ormanlık alanların çoğalması, ülkenin her karış toprağının ağaçlandırılması zorunluluktan öte bir sorumluluk olmalıdır.
Konya Ovası, ülke genelinde ormanlık alanı en az olan illerimizin başında gelmektedir. Orman varlığı bakımından zengin olduğumuz söylenemez.
Orman Bölge Müdürlüğü’nün verilerine bakacak olursak, ki onlar ormanlarımızdan sorumludur.
Konya’da bozuk veya derli toplu orman alanımız 492 bin 830 hektarlık bir alanı kapsamaktadır.
Oysa, Konya’nın ormansız alanının ölçüsü 3 milyon 406 bin 738 hektarlık bir alanı kapsamaktadır.
Yani, iyimser bir yaklaşımla ormanlık alanımız, ormansız alanımızın 10’da 2’si kadar büyüklüktedir.
Bu durum Konya Ovası’na yakışan bir durum değildir.
Aslında ben bu konuda Konya Şeker’in 2003 yılında Pankobirlik Genel Başkanı Sayın Recep Konuk’un başlattığı ve “Türkiye nüfusu kadar fidan” projesiyle yola çıktığı dönemde, Konya’nın orman varlığımız ne kadardı?
Konya Şeker’in yaklaşık 10 yıl içerisinde 10 milyondan fazla fidanı toprakla buluşturduğunu biliyoruz.
2013 yılı itibariyle orman varlığımız ne oldu?
Gerçekten de aradaki 10 yıllık farkı çok merak ediyorum.

***
Konya’nın bölgesel TV kanalı olan Kon TV’de Süleyman Karaca kardeşimizin hazırladığı ve sunduğu “Süleyman’la Şeker Tadında” diye bir program var.

 

Ben beğeniyle izliyorum Süleyman’ın programını.

Çok değişik ve farklı bir program anlayışı var Süleyman’ın.
Bu programda son günlerde Konya Şeker’in gerçekleştirdiği ağaçlandırma projesi ele alınmış ve oluşturulan Torku Ormanları anlatılıyor.
Gerçekten de güzel bir program olmuş. Ormanlar, içinde oluşturulan ve Süleyman’ın “Balta girmemiş ormanlarımız” diye tanımladığı Habitat alanları, kuşlar, arılar, kızıl geyikler, sülünler, tavuklar. Sincaplar ve bir ormanda olabilecek türden canlıları izleme şansı bulabiliyorsunuz.
Konya Şeker’in binbir zahmetle oluşturduğu 60’ı aşkın Torku Ormanları da herkesin gözü önünde duruyor. Yani, gizlenmiş, saklanmış bir durumda değil. Konya’ya komşu illerden gelen herkesin rahatlıkla gördüğü ve “Yapandan Allah razı olsun” dediği ormanlıklar bunlar.
Pankobirlik Genel Başkanı Sayın Recep Konuk’un önderliğinde başlatılan ve tüm yurdun ağaçlandırılmasını hedef aldığı bu proje, herkesin gönlüne yerleşti.
Artık “çamur at izi kalsın” mantığıyla hareket edipte, “Konya Şeker, bu kadar ağaç dikmedi” gibi saçma sapan sözler ortalıkta dolaşmıyor.

Neyse konumuzu böyle saçma-sapan düşüncelere sahip adamların asılsız söylemleriyle daha fazla kirletmeyelim.
Sizden, Süleyman Karaca’nın programını takip etmenizi ve izlemenizi özellikle öneriyorum.
Kendi gözünüzle izleyin, kendi kulağınızla şahit olun bu kente yapılan hizmetlere.
***
Geçenlerde, Süleyman kardeşimle Tarım, Gıda ve Hayvancılık İl Müdürümüz Sayın Seyfettin Baydar’ı ziyaret ettik.
Konya Şeker’in Konya Ovası’nda gerçekleştirdiği ağaçlandırma çalışmalarının Türk tarımına ne gibi katkılarının olduğunu yetkili ağızdan dinlemek ve öğrenmek istedik.
Seyfettin bey genç ve dinamik bir yönetici. Konusuna da ve kurumuna da hakim.
Sayın İl Müdürümüz bize öyle ilginç bilgiler verdi ki inanın şaşırdık kaldık.
Konya Şeker’in yaptığı ağaçlandırma çalışmaları bu ülkenin ve bölgenin tarımına o kadar çok katkı yapıyormuş ki, duyunca öğrendik.
Bir kere, Konya Şeker’in 2003 yılında başlattığı ağaçlandırma çalışmasının meyveleri ağaçlar boy atıp, milletin gözüne girmeye başlayınca ortaya çıkmış.
Kasaba, köy, ilçe ile şehirlerarası yolların yol kenarlarına dikilen fidanlarla ve oluşturulan ormanlık alanların artmasıyla birlikte Konya Ovası’nda hububatın başının belası olan Süne ile mücadelede çok etkin bir rol oynamış.
Sevgili İl Müdürümüz bize, 2003 yılından bu yana uçaklarla, yer makinalarıyla zirai mücadele yapılan 2 milyon dekarlık tarım sahasının Konya Şeker’in ağaçlarıyla birlikte 300 bin dekara düştüğünü söyledi.
Yaklaşık her yıl bu alanlara atılan 10 tonluk zirai ilaca, yine Konya Şeker’in ağaçları sayesinde son verdiklerini ve bundan da hem devletin zirai mücadele için harcadığı paranın kendisinde kaldığını, hem de milyonlarca dekarlık tarım alanının zirai ilaçlardan kurtularak, insan sağlığını tehdit etmesini önlediğini anlattı.
***
Yani işin özü dostlar!
Konya Şeker, Konya Ovası’nın korkulu rüyası olan ve özellikle üreticilerin üretimini yaptığı buğdayın baş belası olan süneyi kurutmaya başladı.
Nasıl mı kurutmaya başladı?
Çünkü, sünenin bir numaralı düşmanı olan parazitoitler ağaçlarda barınıyor da ondan.
Süne’nin tarlaya bıraktığı yumurtasının içine yumurtlayan ve onları yok eden faydalı böcekler ağaçlarda yaşıyor da ondan.
Demek ki, Konya Şeker yaptığı ağaçlandırma çalışmasıyla hem bölgenin ikliminin değişmesini sağlarken, hem tarım ürünlerinin intaşını kolaylaştırıyor, hem de milyonlarca para harcayıpta kökünü kazıyamadığımız süne gibi zararlıların önüne geçiyor.
Sanırım bu kadar katkı yeterde artar bile…

 

Yorum Yap
Yorumunuz
1000
Son Eklenen Haberler
Bugün içinde çok okunan haberler

Konya haberleri
Meram Belediyesi’nden Kahraman Türk Polisine Büyük Saygısızlık