00:00:00
-A +A
   Süleyman Göksu
Süleyman Göksu

ASR-I SAÂDETTE TERÂVÎH NAMAZI

Ramazan-ı şerif ayına mahsus olan teravih namazı bir gece namazıdır. Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz tarafından bu gece ibadetine “Kıyam-ı Ramazan: Ramazan namazı” unvanı verilmiştir.

Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.) bu namazın her dört rek’atinde bir müddet istirahat buyurduklarından “Teravih namazı” denilmiştir.

Teravih namazının yirmi rekat olarak cemaatle kılınması ve hatimle kılınmasının sünnet olması gibi hususiyetleri vardır.

Teravih namazı kılmak imandan bir şube olduğu için İmam-ı A‘zam Ebu Hanife Hazretleri: “Teravih namazı, sünnet-i müekkededir” buyurmuştur.

Resul-i Ekrem (s.a.v.), Ramazan yani Teravih namazını birkaç gece müstesna olmak üzere tek başına kılmağa devam buyurmuşlar, ashabını da, “Her kim Ramazanda teravih namazının hak olduğuna inanarak ve riya karıştırmayarak Allah rızası için kılarsa onun geçmiş günahları bağışlanır.” buyurarak teşvik etmişlerdir.

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), Ramazan’da mescid-i saadette itikâf için hasırdan bir hücre yaptırmışlardı. Ramazan-ı şerifin son on gününde birkaç gece buradan çıkıp cemaatle hem farz ve hem de teravih namazı kıldırmıştı. Nihayet cemaatin çoğaldığını görünce bir gece, yalnız yatsı namazını kıldırıp odasına çekilmiş, teravih için çıkmamıştı. Resul-i Ekrem’in (s.a.v.) hücresinden çıkması için bazı ashâb öksürmeğe başladı. Resul-i Ekrem çıktı ve:

“Cemaatle teravih namazı kılmak hususunda sizde gördüğüm bu arzu ve iştiyak daimidir. Fakat böyle cemaat hâlinde bu ibadete devam ederken teravihin farz kılınmasından ve farz kılındıktan sonra hepinizin cemaatle kılamamanızdan korkarım...” buyurmuşlardır.

Teravih namazı Hazret-i Ömer zamanından itibaren (artık farz olma ihtimali kalmadığından) Resûlullah Efendimizin (s.a.v.) ilk zaman kıldırdığı gibi tekrar cemaatle kılınmaya başlandı.

 

Yorum Yap
Yorumunuz
1000
Son Eklenen Haberler

Konya haberleri
"Hikmet Peker iki kitabını bir arada çıkardı."