00:00:00
-A +A
   Süleyman Göksu
Süleyman Göksu

İNSANIN GÖZÜNÜ ANCAK TOPRAK DOLDURUR

Şeyh Sadi anlatır: “Yüz elli deve yükü ticaret malı, kırk köle ve hizmetkâra sahip bir tüccar gördüm. Bir gece beni İran’ın Hürmüzgan eyaletine bağlı Kiş Adası’ndaki çadırına götürdü. Bütün gece susmak bilmedi, boş laflar konuştu. “Falanca ortağım Türkistan’da, falanca sermayem Hindistan’da, bu kâğıt falanca yerin kâğıdıdır, falanca şeye falanca kefildir.” diye anlatıp durdu. Bazan, “İskenderiye’ye yolculuk yapmaya niyetliyim.” diyor, bazan da “Mağrib Denizi (Atlas Okyanusu) kâfirler ve korsanlar sebebiyle tehlikelidir.” diyordu. 

- Ey Sâdî! Bir yolculuğum daha var. Eğer o yolculuğu yapabilirsem geri kalan ömrüm boyunca bir köşede oturup ticareti bırakırım, dedi. 

- O yolculuk hangi yolculuktur? diye sordum.

Şöyle dedi: 

- Fars kükürtü Çin’de değerliymiş. Onu Çin’e götürmek istiyorum. Oradan Çin porselenini Anadolu’ya, Anadolu ipeğini Hind’e, Hint çeliğini Halep’e, Halep camını Yemen’e ve Yemen kumaşını da Fars’a götürdükten sonra ticareti bırakıp bir dükkân köşesinde oturacağım, dedi.

Nihayet konuşmaya gücü kalmayınca:

- Ey Sadi! Sen de görüp duyduklarından anlat, dedi. 

Ben de şöyle dedim:

- Bir kervanbaşı Gur çölünde bindiği hayvandan düşünce şöyle dedi: 

“Dünya heveslisinin aç gözünü ya kanaat ya da mezar toprağı doldurur.”

 

 

Yorum Yap
Yorumunuz
1000
Son Eklenen Haberler

Konya haberleri
Konya'daki FETÖ davasında karar!