Hasan Özdemir: Apartman Mı Lüks Tecrit Merkezi Mi?

Hasan Özdemir:   Apartman Mı Lüks Tecrit Merkezi Mi?
Kayıt Tarihi: 02.10.2026 07:08 - Son Güncelleme: 12.10.2026 04:06
YAZI
A

Umarım bu sabah da asansörde komşunuzla göz göze gelmemek için telefonunuzun ekranına anlamsızca bakarak güne başlamışsınızdır.

Ekranda hiçbir şey yoktur.

Mesaj yoktur.

Bildirim yoktur.

İnternet zaten çekmiyordur.

Ama olsun.

Yeter ki yanınızdaki insanla konuşmak zorunda kalmayın.

Çünkü modern mimarinin bize öğrettiği çok önemli bir kural var:

Göz teması suçtur. Selam vermek ise ağırlaştırılmış müebbet.

Eskiden mahalle kültürü vardı.

Kapıyı çalmadan gelen teyze, “Çay koy da içelim” diyen komşu, balkondan birbirine seslenen insanlar, çocuğunu markete gönderen anne…

Bir evde tencere kaynarken yan dairedeki insanın bundan haberi olurdu.

Şimdi ise aynı binada oturan insanların birbirinin adını bilmesi neredeyse sosyolojik bir mucize.

Şehirleri planlayanlar, belli ki bir gün toplanıp şu soruyu sormuş:

“İnsanları birbirine yaklaştıran mahalle kültürünü nasıl tamamen ortadan kaldırabiliriz?”

Ve ardından proje başlamış:

“İnsanı diğer insanlardan minimum maliyetle izole etme projesi.”

Başarılı da olmuşlar.

Hem de fazlasıyla.

Yeni nesil sitelere şöyle bir bakın.

Duvar üzerinde yüksek demirler…

Sonra kameralar…

Kartlı geçiş…

Şifreli kapılar…

Güvenlik kulübesi…

Alarm sistemleri…

Bir noktadan sonra insan ister istemez düşünüyor:

Ben eve mi geldim, yoksa gizli bir devlet tesisine mi sızmaya çalışıyorum?

Sitenin girişinde o kadar güvenlik var ki insan evine girebilmek için kendi evine referans göstermesi gerektiğini düşünüyor.

Sanki herkes terörist herkes hırsız.

Pencereler de ayrı bir muamma.

Sokağa bakmak istiyorsunuz, karşınıza ya başka bir binanın gri duvarı çıkıyor ya da karşı apartmandaki amcanın atletli görüntüsü.

Sosyal Hayatımız Nerede?

Peki bu kadar yalnız kaldıktan sonra insanın sosyal ihtiyacı ne olacak?

Merak etmeyin.

Onu da çözmüşüz.

İnsan sosyal bir canlıymış.

Nerede sosyalleşecek?

AVM'de.

Parklar da

Sonuç:

Güvenlikli kale.

Kameralı kale.

Şifreli kale.

Kartlı kale.

Girişinde güvenlik görevlisi bulunan kale.

Ama bu kalenin ilginç bir özelliği var:

Bazen komşumuz iki metre ötede oturuyor ve biz onun adını bile bilmiyoruz.

Kendi ellerimizle yaptığımız lüks, konforlu tecrit hücrelerinde yaşıyoruz.

Sonra da “Neden insanlar yalnızlaştı?” diye soruyoruz.

Cevabı aslında çok basit.

Çünkü eskiden komşumuz kapıyı çalıyordu.

Şimdi kapının önünde güvenlik var.

Eskiden asansörde “Günaydın” diyorduk.

Şimdi telefonumuza bakıyoruz.

Eskiden parkta oturuyorduk.

Şimdi AVM'de kahve içiyoruz.

Eskiden insanlarla konuşuyorduk.

Şimdi onların çevrimiçi olup olmadığını kontrol ediyoruz.

O yüzden bir dahaki sefere asansörde yanınızdaki kişiye “Günaydın” demeyi deneyin.

Belki şaşırır.

Belki korkar.

Belki acil durum butonuna basar.

Ama belki…

Sadece belki…

Size “Günaydın” der.

O zaman anlarsınız:

Meğer hâlâ aynı şehirde yaşıyormuşuz.

Sağlıcakla kalın



ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nöbetçi Eczane

Benzer Haberler

Kategorideki Diğer Haberler