Çok Bulutlu

21°C
Konya

Konya’da raylı ulaşımın ilk adımı: Atlı tramvay dönemi!

1896’da trenin Konya’ya ulaşmasıyla şehir merkezi ile istasyon arasında artan yolcu trafiği, 1906’da hizmete giren atlı tramvaylarla çözüldü. Yaklaşık 19 yıl boyunca Konya’nın ulaşım yükünü çeken tramvaylar, motorlu araçların yaygınlaşmasıyla 1925’te tarihe karıştı.
Konya’da raylı ulaşımın ilk adımı: Atlı tramvay dönemi!
Kayıt Tarihi: 28.02.2026 14:14 - Son Güncelleme: 08.05.2026 12:09
YAZI
A

Konya’da 1896 yılında tren seferlerinin başlamasıyla birlikte şehirde sosyal ve ekonomik hayat yeni bir ivme kazandı. Demiryolunun getirdiği hareketlilik, özellikle istasyon çevresini kısa sürede cazibe merkezine dönüştürdü. Şehir merkezi ile istasyon arasında artan yolcu trafiği ise yeni ulaşım çözümlerini zorunlu kıldı. O yıllarda İstanbul ve İzmir gibi büyük Osmanlı şehirlerinde kullanılan atlı tramvay modeli, Konya için de en uygun seçenek olarak görüldü.

Dönemin valisi Avlonyalı Ferit Paşa, Selanik’te seferden kaldırılan atlı tramvayların Konya’ya kazandırılması için girişim başlattı. Rayların döşenmesi ve vagonların getirilmesinin ardından, 1906 yılında kurulan özel bir şirket tarafından işletilen atlı tramvaylar hizmete başladı.


Türbe Önü’nden İstasyon’a Uzanan Hat

Atlı tramvay hattı, şehrin önemli noktalarını birbirine bağlıyordu. Seferler, Mevlâna Dergâhı’nın kuzeyindeki mahallede, Âmil Çelebi Konağı önünden başlıyor; Aziziye Camii çevresinden geçerek İstanbul Caddesi’ne ulaşıyordu. Güzergâh, bugün Kayalı Park ve Alâeddin Tepesi çevresini kapsayan hat üzerinden ilerleyerek Araboğlu Makası’na varıyordu. Bu nokta, tramvayın yön değiştirdiği yer olması nedeniyle semte adını verdi.

Hat daha sonra Zafer Meydanı’na çıkıyor; Atatürk Müzesi, Konya Lisesi ve Anberreis Camii önünden geçerek İstasyon Caddesi boyunca son durak olan tren istasyonuna ulaşıyordu. Böylece şehir merkezi ile demiryolu arasında düzenli bir ulaşım ağı sağlanmış oluyordu.

Günlük Hayatın Parçası Oldu

Tramvay vagonlarını bir çift at çekiyor, sivil kıyafetli sürücü aracı ön bölümden yönetiyordu. Yolcular ücretlerini doğrudan sürücüye ödüyordu. Sadece gündüzleri çalışan tramvaylarda bilet ücreti 1906 yılında 2 para iken, 1923’te 6 kuruşa yükseldi. Gelirin bir kısmının Kızılay’a bağışlanması ise dönemin sosyal dayanışma anlayışını yansıtıyordu.

Vagonlar yazın üstü dantelli açık, kışın ise saç kaplı olarak hizmet veriyordu. Kadın ve erkek yolcular için bölümler perdeyle ayrılmıştı. Ancak tramvaylarda fren sisteminin bulunmaması zaman zaman kazalara yol açıyordu.

Zor Günler ve Son Sefer

1920’li yıllara gelindiğinde motorlu araçların yaygınlaşması atlı tramvaylara olan ilgiyi azalttı. Yolcu sayısındaki düşüş, işletmeyi ekonomik açıdan zor durumda bıraktı. Hatta kimi zaman tramvayın yolda kalması üzerine yolcuların aracı itmek zorunda kaldığı anlar, şehirde alay konusu oldu.

Tüm bu gelişmelerin ardından belediye encümeni 1925 yılında aldığı kararla atlı tramvay seferlerini sonlandırdı. Yaklaşık 19 yıl boyunca Konya’nın ulaşımında önemli rol oynayan atlı tramvaylar, şehrin modernleşme sürecinde unutulmaz bir iz bıraktı.

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nöbetçi Eczane

Benzer Haberler

Kategorideki Diğer Haberler