Konya’da tarihi yapıdaki sır perdesi: Kemiklerin akıbeti tartışılıyor

Konya kent merkezinde yer alan ve Alaeddin Tepesi olarak bilinen höyüğün üzerinde bulunan tarihi Alaeddin Camii, Selçuklu Devleti’nin en önemli yapıları arasında yer alıyor. Caminin inşa süreci, farklı dönemlerdeki Selçuklu sultanlarının katkılarıyla tamamlanırken, yapı 1221 yılında ibadete açıldı.
SELÇUKLU SULTANLARININ İZİNİ TAŞIYAN YAPI
Alaeddin Camii’nin temelleri, Selçuklu Sultanı I. Rükneddin Mesud döneminin son yıllarında atıldı. İnşaat, II. Kılıçarslan döneminde devam etti ve Sultan I. Alaeddin Keykubad zamanında tamamlanarak hizmete açıldı.
Caminin bahçesinde yer alan türbe, Selçuklu tarihine damga vuran birçok sultanın mezarlarını barındırıyor. Türbede; I. Sultan Mesud, II. Kılıçarslan, II. Rükneddin Süleyman, I. Gıyaseddin Keyhüsrev, I. Alaeddin Keykubad, II. Gıyaseddin Keyhüsrev, IV. Kılıçarslan ve III. Gıyaseddin Keyhüsrev’in cenazelerinin bulunduğu biliniyor. Bu cenazelerin, yer altında “zir-i zemin” olarak adlandırılan özel bir bölümde defnedildiği ifade ediliyor.
YILLARCA KONUŞULAN İDDİA: KEMİKLERİN KAYBOLDUĞU OLAY
Alaeddin Camii ve türbesiyle ilgili en çok tartışılan iddialardan biri ise 1960’lı yıllarda yaşandığı öne sürülen olay. İddiaya göre restorasyon ve temizlik çalışmaları sırasında işçiler, sultanlara ait kemikleri sandukaların altındaki mezarlardan çıkararak torbalara yerleştirdi.
Ancak gece saatlerinde açık bırakıldığı öne sürülen havalandırma boşluklarından içeri giren köpeklerin, torbalardaki bazı kemikleri alarak çevreye dağıttığı ileri sürüldü. Ertesi sabah fark edilen olay sonrası kemiklerin Alaeddin Tepesi çevresinde ve dönemin Kültür Parkı civarında bulunarak toplandığı iddia ediliyor.
YILLAR SONRA GELEN TESPİT VE YENİDEN DEFİN
Alaeddin Camii’nde 2014 yılında başlatılan restorasyon çalışmaları sırasında, geçmiş yıllarda karıştığı öne sürülen kemiklerle ilgili yeni incelemeler yapıldı. Çalışmalar kapsamında II. Kılıçarslan ile oğlu I. Gıyaseddin Keyhüsrev’e ait olduğu belirtilen kemiklerin, kafatası yapıları ve tarihi kaynaklardaki fiziksel betimlemelerden yola çıkılarak tespit edildiği ileri sürüldü.
Ayrıca bazı kalıntılarda zehir izine rastlandığı da iddialar arasında yer aldı.
Tespit edilen iki sultanın naaşlarının, 28 Temmuz’da yeniden İslami usullere uygun şekilde defnedildiği öğrenildi.
SIR PERDESİ HÂLÂ KALKMADI
Türbede bulunan diğer sultanlara ait kemiklerin akıbeti ise hâlâ netlik kazanmış değil. Konuya ilişkin resmi kurumların detaylı açıklama yapmaktan kaçındığı belirtilirken, Alaeddin Tepesi ve cami türbesi etrafındaki gizem güncelliğini koruyor.
KONYA’NIN TARİHİ MERKEZİNDE SESSİZ BİR MİRAS
Tüm bu iddialar ve tarihi gerçekler, Alaeddin Tepesi’ni yalnızca bir ibadet alanı değil, aynı zamanda Konya’nın en dikkat çekici tarihî merkezlerinden biri haline getiriyor. Selçuklu mirasının kalbinde yer alan yapı, hem tarihi hem de etrafındaki tartışmalarla ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor.
YORUM YAP
11 yaşındaki kızının müstehcen görüntülerini yayınlamıştı! TikTok'taki rezil paylaşıma tutuklama
Küçük Yasin’in Yokluğunda 10 Yıl: "Bizim İçin Bayramların Bir Tadı Yok"
Sokak köpekleri 5 yaşındaki Hamza'yı parçaladı: "Hamzanın ölmesini mi bekliyordunuz?"
Hatay’da Kayıp Uğur Çalışkan İçin Ailenin Feryadı: “Uğur’la Birlikte Biz de Kaybolduk”
Konya'da bayram günü korkunç cinayet: Tartıştığı kişi tarafından tabancayla öldürüldü!
12 yaşındaki Eyüp Can’ın ölümü yürek burktu: “Trafikten korudum ama canilerden koruyamadım”
Konya'da 100 öğrenci kutsal topraklara gitmeye hak kazandı! İşte isim listesi

