Parçalı Bulutlu

16°C
Konya

Amel Defteri

Kayıt Tarihi: 28.07.2025 21:14 - Son Güncelleme: 15.05.2026 17:07
YAZI
A

Değerli okurum, edebiyatımızda bir Ziya Paşa var, bir de onun Defter-i Âmâl adlı bir eseri.

Amellerini yazmış bir bir buraya. Anılarını...

E yazar takımı malum, her bir şeyi yazmadan kalbi mutmain olmuyor.

Hele söz konusu Ziya Paşa ise.

Hem paşa, hem yazar hem şair hem gazeteci hem meraklı hem duygulu...hem de hem...

Daha say say bitmez.

Modern Türk edebiyatının kurucu isimlerinden.

Akılca yeni, duyguca eskiye bağlılık sebepli düştüğü ikilemi saymazsak ki – yeryüzünde bu çeşit kusurları işlemeyen her halde pek az türdaşımız vardır, insan kısmı bi öyledir bi böyle- dünya planına epey kuvvetli ve hoş bir sada bırakıp gitmiştir.

E meşhur laftır bilirsiniz, “Baki kalan, bu kubbede bir hoş sada imiş.” derler.

Daha doğrusu ünlü divan şairi Baki demiş. Yani her şeyin bir sahibi var. Unutmayalım, unutturmayalım.

Bu arada sevgili can, sen de düşün. Bırakacağın hoş sada ne olacak?

Ha diyorsan ki, “Ben hoş bir sada falan bırakmak istemiyorum, işim gücüm, bin tane derdim var, bana mı kaldı?” “Evet sana kaldı.”

Sana, bana, ona...

Hepimize.

Belli ki kutuplarda basık ekvatorda şişkin bu garip diyara fırlatıverilmemizin bir olayı var.

Ziya Paşa, Lalası ile yaptığı sohbetlerde çözmüş kendi olayını.

Lala almış eline ortası delik değirmen taşını, başlamış buğdayını öğütmeye.

Ziya Paşa, paşa olmazdan evvel tabii ki, meraklı gözlerle bakıp sorunca “bu nedir diye” bizim Lala da olduğu yerden alıp değirmen taşını, gediğine koyuvermiş:

-İşte, gördün mü, insan da aynen buğday taneleri gibi yer ile gök arasında böyle öğütülür, eğitilir.

(Hamdım, piştim, yandım...)

Demiş Ziya Paşa Mevlana´yı rüyasında görerek ve o gecenin sabahından ölümüne dek yazmış da yazmış.

Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz

Şahsın, görünür rütbe-i aklı eserinde

(Kişinin yaptığı aynasıdır, ne dediği önemli değil)

(Akıl derecesi onun ortaya koyduğu eserde görünür.)

..........

Bed asla necabet mi verir hiç üniforma

Zer-düz palan ursan eşek yine eşektir.

(Aslı kötü olana üniforması soyluluk verir mi?)

(Eşeğe altın semer vursan eşek yine eşektir.)

Orada, bir amel defteri var, uzakta, yazsak da yazmasak da o defter bizim defterimiz.

Senin defterin.

En iyisi o defterin başyazarı sen ol. Al o kalemi eline. Ne fazlan var diğerinden ne de eksiğin.

Kaderin, senin parmaklarından dökülsün iyisiyle kötüsüyle. Dünya senin hoş sadanı da bakileştirmek için can atıyor. Elbette son karar senin. Ama dünyayı kırma be. Az mı kahrını çekti...


ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Habibe Nesrin Ertuğrul

Habibe Nesrin Ertuğrul

Yazarın Diğer Yazıları