Kuvvetli Gökgürültülü Sağanak Yağışlı

16°C
Konya

Google News İhbar Hattı Whatsapp Bip Telegram Telefon
Konya İçin Namaz Vakti
06:50
Öğleye Kalan Süre
KONYA
05 TEMMUZ 2022
6 Zilhicce 1443
İmsak03:40
Güneş05:26
Öğle13:00
İkindi16:52
Akşam20:23
Yatsı22:02
Google News Whatsapp Bip Telegram Telefon

RAHMETLİ İNSANLIK

Kayıt Tarihi: 19.06.2022 18:46 - Son Güncelleme: 04.07.2022 05:35
YAZI
A

Seher vakti, tan yerinin hafif aydınlanmaya başladığı, insanlar hala uykudayken, ağaçların dallardaki kuşların cıvıltısı, sanki sevgi muhabbet şarkısı söylüyordu. En ibret verende, hiç şaşmayan saatte horozların ötüşünde, uyanın ey insanlar vakit seher vakti deyişi, minarelerin ışıklarının yavaş yavaş yanışı ve Müezzinin yanık sesle ortalığı çınlatan "Essalatü Hayrun Minennevm" Namaz uykudan hayırlıdır çağrısı ile insanları huzura, mutluluğa davet ile başlayan, seherin hikmetiyle kısmetiyle o davete uyanlar, uyananlar ol saatte uyanık olanlar, Besmeleyle hayırla başlayan hayatlar, Abdestini alarak Camiye doğru yol alan nurlu dedeler, babalar, yavrularını uyandıran asil analar, sabahın ilk ışığında rızkı için yollara düşen aileler, çantasını sırtına alıp okula giden çocuklar, ailede başlayan, camide, sokakta, sabahı şerifiniz hayr olsun, hayırlı sabahlar, hayırlı işler diyen diller, samimi sıkılan eller, birbirine yapılan samimi içten dualar, kadın beyini uğurlarken, hayra karşı git, hayırlı kazançlar efendi diye yolcu eden hanımefendi, haydin sizi Allaha, ısmarladım, gidip te dönmemek var belki kaza bela yaşarız, son görüşmemiz olabilir, belki akşam dönemem hakkını helal et diyen beyefendi, helalleşen gönüller, yavrum hayırlı dersler, Rabbim zihin açıklığı versin diye dua ederek, öpülüp, koklayarak okuluna giden yavrular, duada birleşen gönüller, böyle hayata seherlerde başlayan, akşamda aynı duygularla evine dönenler, sıcacık yuvasına kavuşanlar, sevgi saygının hoş görünün duaların bol olduğu, huzur akşamlarının geçtiği nurlu bereketli geçen aile yuvaları, köşesinde ağzı dualı yaşlı annene, dedeler, anne, babalar, onlara "öf" bile denmezdi, onların dualarına, sevgilerine, akıllarına muhtaçtık, bir derdimiz olsa anlatacak, çözecek bizi seven şefkatli kollarına saran, başımızı okşayan bir büyüğümüz, evde sevilecek bir küçüğümüz vardı, yoklukta, darlıkta kenetlenecek sıcak yuvalarımız vardı. "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" şiarıyla yetişen dayanışma içinde bulunan bir komşuluk ilişkisi, sokak ve mahalle kültürümüz vardı, ne yokluklar ne sıkıntılar nice kederler sevinçler paylaşılırdı. Dertler, kederler ortak olurdu, zira "Dertler paylaşınca azalır, sevgiler paylaşınca büyür" yokluk zorluklar yaşanır ama insanlar hep mutluydu, mutluyduk, mutluluk sevgi hiç bir yerde alınmaz satılmaz sadece yüreklerde taşınırdı, herkesin gönlünde bol bulunurdu harca harca bitmez ve tükenmezdi.

İnançlarımız gereği, bir insanın yüzüne gülümseyerek bakmak, sıcacık elini tutmak, nasılsınız diye hatırını sormak onun derdiyle dertlenmek, bir hacetini gidermek, hastalandığında yanında olmak, sonsuz sevap olan nafile bir ibadet olarak görülür, ayıplar örtülür, büyüğe saygı, küçüğe sevgi adabı muaşeretti.

Yine bizim inancımız, anne babamız, kardeşimiz, akrabamız bizim tercihimiz değil, Rabbimizin kader çizgisinde bize bir lütuf olduğuna inanır, anne, babaya itaati sevgi ve hürmeti bir emir bilir ona uymanın ibadet aşkıyla yapardık, kardeş, akraba, komşuluk ilişkilerimiz ibadetin bir parçası olarak bilirdik.

Seherlerde başlayan, bereketli bir hayat, sevgi, sabır, şükür, kanaat, yardımlaşma v.s böyle manevi değerlerine bağlı, Ataerkil, sosyal ve kültür bağları olan Müslüman bir toplum, büyük Millettik. Bu büyük medeniyet tarihlerce sürmüş, bütün Dünyada mührünü vurmuştu, bu uğurda ölünür ama asla ödün verilmezdi.

Mehmet Akif'in,

Kanayan bir yara gördüm mü, yanar ta ciğerim.

Adam aldırma geç git diyemem, aldırırım.

Çiğnerim, çiğnenirim hakkı tutar kaldırım, dizelerinde bu millet ruhunu anlatıyordu.

Gözümüzü açıp şu garip dünyaya baktığımızda, kimin yanına varıp oturduğumda, herkesin dilinde sohbetinde bazen göz yaşları içinde, kaybettiğimiz değerler, eski mutluluklar, eski sevgiler, saygılar, ah eski günler, ah annem, babam, ah kardeşlerim, ah yavrularım, ah eski dostlarım, arkadaşlarım, ah eski mahallem, köyüm, ah eski Vatanım, ah eski bayramlar, kısacası ahlar ve tohlar ne parası olan zengin mutlu nede fakir mutlu, herkes dertli garip, evde hanım beyinden dertli, beyefendi hanımından dertli, aşklar sevdalar bitmiş, kavgalar, gürültüler, mahkeme salonları ayrılanla dolup taşıyor, ortada kalan nice masum çocuklar, yurtlar yuvalar yetimler öksüzlerle dolu, her gün aile cinayetleri, öğretmen dertli, öğrenci dertli, büyük bilinmez, küçük sevilmez, şiddet sokaklara taşmış, insanların güven duygusu bitmiş, dostluk, arkadaşlık kalkmış, akraba ilişkisi diye bir şeyden bahsetmek yok, komşu komşusunu bilmez tanımaz, hele büyük kentlerde apartman hayatında kimse birbirini tanımaz hale gelmiş, kalabalıklar içinde yalnız insanlar, otobüs tramvayda birbirine bakmak suç, selam alınmaz, verilmez, ticari ahlak kalmamış, yardımlaşma duygusu ölmüş, borçlular alacaklar, kavgalar, cinayetler her gün televizyonda yarım saat iç karartan gasp, hırsızlık, cinayet haberleri, sokakta başıboş kalan gençler, aldatan aldanan kadınlar, erkekler, sığınma evlerine sığınan kadınlar, huzur evlerine atılan anne babalar, içki, eroin bataklığına düşenler, kumar rüşvet illetine bulaşmış insanlar, işini aşını kaybedenler, bir tarafta aç gözlü fırsat düşmanı, gözü doymayan hırs sahibi zenginler, bir tarafta sabrını yitirmiş arsız fakirler, haklı haksız hapishanelere, kafayı sıyıran tımarhaneye düşenler, velhasıl, adaletin, asaletin, vefanın, kaybolduğu garip bir dünya, bu çekilmez dünya içinde yalnızlaşan, kalabalıklar içinde yalnız yapayalnız kalmış insanlar, artık herkes omuzuna elini koyacak buda geçer üzülme kardeşim diyecek bir dost arıyor, çiçek gibi tertemiz kokacak, toprak gibi bağrına basacak, sırdaş olacak, arkadaşlık arıyor, arkadan vurmayacak kazık atmayacak dost arıyor, genç kız oğlan içinde güven, samimi sevgi, olan aşk arıyor, herkes güvenli bir liman arıyor, artık güzler gülmüyor. Mutsuzluk ve huzursuzluktan keşke ölüp gitsem diyen karamsar insanlar, psikolojik sorunlarını çözemeyip sonunda bunalıp intihar eden nice canlar, insanlar görülüyor, gülerek kaybettiğimizi ağlayarak toplayamadığımız yalan bir dünya kısacası, RAHMETLİ OLAN İNSANLIK bu toplumda huzurlu, mutlu olan insanların sayısı yok denecek kadar azalmış.

Acaba bu insanlık nere gidiyor, bunun sonu nere varacak, nerde duracak bilinmiyor. Ama rahmetli olan insanlığın yanında, Müslüman bir insan için asla umutsuzluğa kapılmak yok, Fatiha okuyan diller, hakka bağlı gönüller oldukça, Hz. Pir Mevlana diliyle" Umutsuzluk kapısı değil, bizim kapımız, kapı açılıncaya kadar o kapıda bekleriz." Âlem ne olursa olsun biz hayatta tek kişide kalsak, haktan, hakikatten, doğru olandan ayrılmadan kendimiz için, insanlık için, Vatan için, ödün vermeden, bu gün ölecek gibi Ahiretimize, hiç ölmeyecekmiş gibi Dünyamıza, dünyevileşmeden sahip çıkmak görevimiz olacak, bu dünyanın büyük bir imtihan olduğunu, bizde bu dünyanın misafiri garip bir yolcusu olarak, son nefesimize kadar hayırda yarışarak mücadelemize devam edeceğiz. Çözemediğimiz altından kalkamadığımız meselelerde her şeyin sahibine dua ederek havale edeceğiz.

Büyük bir atasözümüzde "Doğru yöne akıyorsanız varacağınız yer okyanuslardır" der.

*************************

Kuş sesleri bıraksınlar ağaçlara,

Çocuk sesleri koysunlar sokaklara

Günaydın olsun çiğ damlası

Kilit vurmuş dudaklarda.

Yapraklara indirsin gözyaşlarını

Şefkatle okşasın dağılmışsa ak saçları

Sabrı teşbih yapmış

Penceredeki gam kuşları.

Söyleyin sabahlara

Yediği içtiği onun olsun

Mutluluk varsa çantasında

Vursun kapımı kırarcasına.

Yok eğer;

Hüznü koyduysa çantasına

Uyandırmasın boşuna

Anahtar paspasın altında.

  Anonim…

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.