Çok Bulutlu

8°C
Konya

Savaş ve Barış

Kayıt Tarihi: 28.04.2025 21:23 - Son Güncelleme: 09.02.2026 07:10
YAZI
A

1180 sayfalık bir Tolstoy romanı Savaş ve Barış. Dile kolay. Oku oku bitmez. Okumayı sevmiyorsanız zaten bu kadar kalın bir kitabı elinize bile almak istemezsiniz. İtiraf etmeliyim ki ben de bu romanı atlayarak okudum. Zira savaşları pek sevmem. Ya da öyle zannediyorum.

     Kim sever ki diyebilirsin sevgili okurum ama dünyada bu kadar savaş olması savaşın sevenlerinin de sayıca barışseverlerden az olmadığını gösteriyor.

     Evdeki kardeş kavgalarından tutun da karı kocalara, iş yerlerinden sokaklara uluslararası platformlara kadar her yerde savaş var. Hatta o kadar var ki dünyadaki savaş ve barış durumu anbean ölçülüyor. Nasıl mı?

     Global Barış Endeksi diye bir şey varmış ve 23 tane farklı parametrelerde %98.8 insanı mönitörleyen bir sistem olup her an dünya yüzündeki savaş ve barış ölçümünü gerçekleştiriyormuş. Yani ülkelerin ve bölgelerin, göreli barışçıl konumunu ölçen bir girişim bu.

     11 Haziran 2024´te 18. Küresel Barış Endeksi´nin lansmanı yapılmış ve sonuç olarak dünyanın bir dönüm noktasında olduğu ortaya çıkmış. Ortak çaba gösterilmezse nur topu gibi büyük çatışmalar bizi bekliyor olabilirmiş. (E zaten orada değil miyiz gibi bir düşünce hemen beliriveriyor.)

    Gazze ve Ukrayna´daki çatışmalar küresel barışın azalmasının başlıca nedenleri arasında sayılmış. Adı geçen ülkelerdeki savaşlar ölümlerin neredeyse dörtte üçünü oluşturmuş. Şiddetli çatışmalar yüzünden 16 ülke yarım milyon mülteciye ev sahipliği yapar durumda.

    Tüm bunların ekonomik bedeli de var elbette ve bunlar trilyon dolarlarla ifade edilen çok büyük rakamlar.

     Para ile insanların savaşçıl ya da barışçıl olmaları arasında da çok sıkı bir ilişki var belli ki. Dünyanın mihveri para ve saadet de parayla mümkün. Ama para için de savaşmanız gerekiyor. Bir yandan o savaşı bir biçimde de barışa bağlamanız gerekiyor.

     Fizik kurallarını araştırdığınızda savaş ve barışın da eşit oranda gerçekleştiğini öğreniyorsunuz. Çünkü evren atomlardan oluşuyor, atomlar da eşit sayıda protondan ( artı yüklü temel parçacık) ve eşit sayıda elektrondan (eksi yüklü temel parçacık) oluşuyor.

     Yani savaştan ve savaş gibi eksi yüklü temel parçacık içeren her ne varsa onlardan kaçış maalesef yokmuş. Biz de dahil, yaratılmış her şey artı ve eksiyi eşit oranda içeriyoruz. Peki ne olacak şimdi?

     Belki savaşları daha entelektüel bir seviyeye taşıyabilir insanoğlu. Çünkü bizler bedenin ötesinde akıl ve ruh varlıklarıyız. Hem aklımızın rehberliğine hem de ruhumuzun sonsuz bilgeliğine çok ihtiyacımız var. Buna bir tür ilim ve bilimin ortaklığı diyebiliriz.

    Bilim ve ruhsallık işbirliği yapmalı. Bir paranın iki yüzü gibi bunlar. Zaten dünyanın gidişatında da insanlık mecburen bu noktaya ilerliyor. Biraz ağır biraz ite kaka belki ama bebek adımları da olsa hep bir ilerleme halindeyiz.

    Sonuç, “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.”


ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Habibe Nesrin Ertuğrul

Habibe Nesrin Ertuğrul

Yazarın Diğer Yazıları