Çok Bulutlu

14°C
Konya

Makatına hava basıncı verilen öğrenci hayatını kaybetti: 17 çocuk işçi neden öldü?

Türkiye’de çocuk işçiliği, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) çatısı altında yaşanan ölümlerle birlikte yeniden kamuoyunun gündemine taşındı. Resmî veriler ve saha tanıklıkları, çocukların denetimsiz ve güvencesiz koşullarda çalıştırıldığını ortaya koyarken; aileler, hukukçular, sendikalar ve gazeteciler yaşanan ölümlerin “kaza” olarak geçiştirilemeyeceğini vurguluyor.
Makatına hava basıncı verilen öğrenci hayatını kaybetti: 17 çocuk işçi neden öldü?
Kayıt Tarihi: 31.12.2025 18:12 - Son Güncelleme: 05.05.2026 14:08
YAZI
A

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) verilerine göre, 2025 yılının ilk aylarından itibaren en az 91 çocuk işçi yaşamını yitirdi. Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) paylaştığı bilgilere göre ise 2024–2025 eğitim öğretim yılında MESEM’e kayıtlı yaklaşık 400 bin 15-18 yaş arası öğrenci bulunuyor. 2023–2025 yılları arasında yalnızca MESEM kapsamında en az 17 öğrencinin hayatını kaybettiği belirtiliyor. Bu ölümlerden biri de Şanlıurfa’nın Bozova ilçesinde yaşandı.


Muhammed Kendirci’nin son sözleri: “Baba, acıyor”

MESEM kapsamında bir iş yerinde çalışan 16 yaşındaki Muhammed Kendirci, çalıştığı atölyede uğradığı ağır müdahale sonucu yaşamını yitirdi. İddiaya göre Muhammed’in makatına kompresörle hava basıldı. Olayın iş kazası mı yoksa kasıtlı bir saldırı mı olduğu ise hâlâ netlik kazanmış değil.


Muhammed’in babası Ahmet Kendirci, oğlunun yaklaşık bir buçuk yıldır aynı iş yerinde çalıştığını ve MESEM’de mobilya bölümünde eğitim gördüğünü söyledi. Oğlunun isteyerek işe gittiğini belirten Kendirci, “Kendi geleceği için çalışıyordu. Okuluyla birlikte yürüyen bir süreçti” dedi.


Ancak olayın ardından başlatılan soruşturmaya dair aileye bilgi verilmediğini söyleyen Kendirci, dosyada gizlilik kararı bulunduğunu ve bu nedenle süreci takip edemediklerini ifade etti. “Kimin yaptığı, nasıl olduğu hâlâ belirsiz. Bildiğimiz tek şey, şu an sadece bir kişinin tutuklu olduğu” diye konuştu.


“Kim yaptı sana bunu?” – “Baba, acıyor”

Ahmet Kendirci, oğlunu hastanede gördüğü anı anlatırken yaşadığı şoku şu sözlerle dile getirdi:

“Vücudu tamamen şişmişti, her yeri kusmuk içindeydi. ‘Kim yaptı sana bunu?’ diye sordum. Bana sadece ‘Baba, acıyor’ diyebildi.”

Kendirci, olayın ardından delillerin korunmadığını da öne sürdü. Oğlunun üzerindeki pantolonun kaybolduğunu, daha sonra çöpe atıldığını öğrendiklerini belirterek, “Bir adli vakada bir kıyafetin ne kadar önemli olduğunu bilmiyorlar mı?” diyerek tepki gösterdi.

Oğlunun son anlarında yaşadığı çaresizliği de paylaşan baba Kendirci, “Benden muz ve mandalina istedi. Görevlilere rica ettim, getirmediler. Çocuğuma bir lokma meyve bile veremedim” dedi.


“Bu davalarda adalete hiç ulaşılmadı”

Çocuk işçi ölümlerine ilişkin davalarda verilen cezalar ise kamuoyunda ciddi tartışmalara neden oluyor. Gazeteci Nalin Öztekin, bugüne kadar takip ettikleri davalarda gerçek anlamda adaletin sağlandığına tanık olmadıklarını söyledi. “Ne aileler ne de kamu vicdanı tatmin oluyor” dedi.

CHP Konya Milletvekili Barış Bektaş, ağır ihmaller içeren dosyalarda dahi caydırıcı cezaların verilmediğini belirterek, sorumluluğun çoğu zaman alt düzey çalışanlara yüklendiğini vurguladı. Bektaş’a göre asıl işverenler ve denetimle yükümlü kamu görevlileri çoğunlukla yargı dışında kalıyor.


Hukukçu Özkan Öztürk ise mevcut mevzuatın çocuk ölümlerini önlemede yetersiz kaldığını belirterek, ölümle sonuçlanan iş cinayetleri için daha ağır cezalar içeren özel yasal düzenlemeler yapılması çağrısında bulundu.


Cezasızlık ve denetimsizlik ortak sorun

Uzmanlara göre çocuk ölümlerinde en temel sorunlardan biri cezasızlık. Açıklanan hapis cezalarının çoğu zaman infaz edilmediğini hatırlatan Bektaş, “Üç yıl ceza deniyor ama fiilen yatılmıyor. Olan çocuğa oluyor” dedi.

Denetim mekanizmasının işlememesi de MESEM kapsamındaki ölümlerin başlıca nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Gazeteci Nalin Öztekin, öğrencilerin anlattıklarının sahadaki denetimsizliği açıkça ortaya koyduğunu söyledi:

“Koordinatör öğretmenler ya hiç gitmiyor ya da patronun yanında göstermelik denetim yapıyor.”


Hukukçu Özkan Öztürk ise bu durumun yalnızca idari değil, anayasal bir ihlal olduğunu belirterek, Anayasa’nın 50. maddesine aykırı biçimde çocukların ağır koşullarda çalıştırıldığını vurguladı.


“İş kazası değil, yapısal bir sorun”

Sendikalar ve hukukçular, MESEM kapsamında yaşanan ölümlerin “iş kazası” olarak tanımlanmasına karşı çıkıyor. Eğitim Sen Konya Şube Başkanı Özgür Konukcu, bu ölümlerin önlenebilir olduğunu ve bilinçli ihmaller zincirinin sonucu olduğunu ifade etti.

Konukcu’ya göre MESEM’ler mevcut haliyle çocukların güvenliğini önceleyen bir yapıdan uzak. “Bu sistem ya köklü biçimde değiştirilmeli ya da tamamen kaldırılmalı” dedi.

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nöbetçi Eczane

Benzer Haberler

Kategorideki Diğer Haberler