KAYACIK’IN ANAHTARINI DA VERİN…

Şehrimizin Mevlana ile birlikte en önemli markası olan Konyaspor hepimizi şaşırtmaya devam ediyor. Kah sahada aldığı neticeler ile kah yaptığı uygulamalar ile…


Sistem bocalamasının ardından doğrulara dönülmesi ile gerçek kimliğine bürünen ve bunu da skorlara yansıtan Konyaspor üç büyükleri yenme başarısı gösterirken, saçma puanlar kaybetmeye de devam ediyor. Bu istikrarsız tablo inanın hayra alemet değil…

Sporun içinde olanlar çok iyi bilir ki üç büyükler ile oynanan maçlar vitrin maçlarıdır. Takip eden sayısı biranda tavan yapar, ulusal basının dikkatini çekersiniz, 90 dakikada göstereceğiniz performans sizi ülke spor gündemine taşır vesaire vesaire. Diyeceğim futbolcular bu maçları dört gözle bekler, kendilerini en üst seviyede motive ederler. Hazırlanmak için hiç kimseye ihtiyaçları yoktur!!!


Onuncu sırada ki temsilcimizin düşme potası ile arasında altı puanlık bir fark olması göz önünde bulundurulduğunda alınan bu galibiyetler kimseyi rehavet içine sokmasın. Daha oynanacak bir çok maç ve kazanılması gereken çokça puan var. Alınacak birkaç galibiyet Avrupayı hedeflememize Allah korusun kaybedilecek birkaç maç ateşin içine sokacaktır bizi. O yüzden biran evvel şaşırtan sonuçlardan kurtularak istikrara kavuşmamız ve Konyaspor’a yakışan hedefleri konuşmamız gerekiyor. 

Sahada alınan şaşırtıcı sonuçlar Yönetimin kafasını da karıştırmış olacak ki onlar da enteressan işlere imza atmaya başladı. Konyaspor Teknik Direktörü İsmail Kartal’ın oğlu Emre Kartal Konyaspor’da profesyonel yapıldı. Kesinlikle genç bir çocuğun vebaline girmek istemem lakin yapılan iş pek de şık olmadı. 

 

Kim Emre Kartal ; 2013 yılında Fenerbahçe’de futbola başlayan ve sekiz yıldır bu kulüpte amatör olarak futbol oynayan bir genç. Fenerbahçe’nin profesyonel imza attırmaya gerek görmediği! Emre ne yapmış sıfır, ne başarısı var sıfır, Kaç milli maç oynamış. Sıfır…

 

Kusura bakmayın ama önce kendi bahçenize bir bakın, bu Kulübün alt yapısında Milli takımlarda başarı ile ter akıtan bir sürü gencimiz var, önce onlara kol kanat gerin önce onlara profesyonel imza attırın…

 

Çünkü futbol oynayan bir gencin ilk hedefi ve hayali profesyonel olmaktır, sonra şehrinin takımında forma giymektir, sonrada da milli takım…

 

Konya’da futbol oynayan binlerce gencin umutlarını körelttiniz, o imza ile hoca ve oğlunun gönlünde taht kurdunuz belki ama  Konya’lı gençlerin hem ahını hem de vebalini aldınız. O gençler artık futbola ‘ Baban varsa, dayın varsa, sırtın kalınsa profesyonelsin, geleceğin var ‘ gözüyle bakıyorlar. Bu sizin ilk başarınız!!!

 

Bu kulübü yöneten eski yöneticiler zamanın Teknik Direktörü Aykut Kocaman’a ‘ Şehrin anahtarını ‘ vermişlerdi, siz de Toki’den !!! bir ev ile Kayacık’ın anahtarını verseydiniz de gençlerimizin geleceğini vermeseydiniz keşke... 

 

Fenerbahçe’de ki onlarca hocanın yıllardır göremediğini, İstanbulda ki futbol simsarlarının keşfedemediği yıldızı siz bulup getirip hem de üç yıllık imza attırma başarısı gösteren yöneticilerimizi kutluyorum. 


Umarım biz yanılırız siz bir cevher bulmuşsunuzdur ya transfer gerekçeniz onlarca gencimizin hakkına girdiğinize değer de biz de özür dileme erdemini gösteririz…


Kalın sağlıcakla…

 

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

SEZONUN EN KÖTÜ KONYASPOR’UNU İZLEDİK

İlhan Palut göreve geldikten sonra dikkat çekici bir çıkış yakalayan temsilcimiz Konyaspor son 10 maçtır kaybetmeyen Sivas deplasmanında hem hocanın gelişinden bu yana hem de sezonun en kötü futbolunu oynayarak kaybetti. Maç baştan sona SivasSpor’un kontrolünde ve üstünlüğünde geçerken temsilcimiz rakibin eksik kaldığı uzatmalarla son 17 dakikada bile pozisyona giremedi. Müsabakaya her iki takımda kontrollü başlarken ilk yirmi dakikadan sonra Sivasspor baskısını artırmaya başladı. Baskı kısa sürede neticesini verirken Sehiç golde büyük hata yaptı. Golden sonra saman alevi gibi parlasakta biz eski biz değildik. İlk yarının son dakikasında Sivasspor’un penaltıyı kaçırması ile ‘’ hah şansımızın döndüğü nokta ‘’ dedim ama nerdeee… İkinci yarıya İlhan Hoca’nın dokunuşları ile başladık. Hoca’nın imkanı olsa takımın tamamını değiştirirdi sanırım ama teknik olarak mümkün değildi. İkinci yarıya Cikalleshi’nin yerine Kravets , Shengelia’nın yerine Sekidika, Rahmanoviç’in yerine ise Miloseviç ile başladık. Bu da saman alevi etkisi yaptı sadece, futbolda hiçbir şeyi değiştiremedik. Beraberlik golünün ardından yaşananlar yine aynıydı. Yine Sivas istedi yine Sivas yüklendi yine Sivas golü buldu… Bu golde de geri pas hastalığımızın yanında Aldülkerim’in büyük hatası vardı. Kendisini çok geliştirdi ancak partneri Ahmet abisinin olmaması defolarını ortaya çıkardı. Futbolda taca atmanın yeri geldiğinde şişirmenin ayıp ya da aman olmadığını birilerinin ona anlatması gerekiyor. Defans oyuncularının ilk ve en önemli görevi, topu tehlike bölgesinin dışına taşımak. Bunu nereye ve nasıl yaptığının öncelikli bir önemi yok. Muhakkak takım halinde defans ve hücum yapabilmek önemli ancak Gol yemeden bitirilen her maçın artısı önce kaleciye sonra defansa yazar… Geriye düştükten sonra da gerekli reaksiyonu gösteremedik. İlhan Hoca oyuna bir dokunuş yaparak Jetkoviç’i çıkartıp Diomande’yi alarak ortalığı biraz ateşlemeye çalıştı ancak Konyaspor’lu futbolcuların bugün oynamaya hiç niyeti yoktu. Tam bu sırada devreye Sivasspor’un kaptanı Hakan girdi. Abdülkerim’e arkadan çok sert basan kaptan atılınca hah işte asıl fitil şimdi ateşlendi dedim ama formsuzlar ordusunda bu kez başarılı Hocamız İlhan Palut katıldı. Rakibin eksik kalmasını fırsat bilen İlhan Hoca Adil’i oyundan alıp Daci’yi sahaya sürdü. Rakip on kişi kalmış forvete takviye yapmak ne kadar mantıklı ise ağır orta saha oyuncusu Diomande’yi stopere çekmek de o kadar mantıksızdı… Çakma stoperimiz Diomande’nin ayağı kayınca topu kaybetti ve penaltıya sebebiyet verdi. İlk yarıda penaltıyı kaçıran Sivas bu kez aynı hataya düşmedi ve üçüncü golü bularak maçı kopardı. Maçın hakkı da inanın Sivas’ın kazanmasıydı. İlhan Hoca geldikten sonra hiç bu kadar savruk etkisiz isteksiz futbol oynamamıştık. Giren de kötüydü çıkanda kötüydü. Hoca da onlara ayak uydurdu. Umarım bu futbol da skorda nazar boncuğu olur… Geldiği günden bu yana başarılı bulduğum, desteklediğim İlhan Palut ve ekibi umarım bu yenilginin analizini iyi yaparlar, gereken dersleri çıkartırlar. Tekrar ediyorum biz önceki hafta Erzurum’u yenerek, geçen hafta Ankaragücü’ne kaybetmeyerek aşağıya el salladık. Deniz yanar mı ihtimal diyerek haftaya oynayacağımız Kayseri maçını kazanarak matematiksel olarak da fişi çekip yeni sezon planlamalarına başlamamız lazım… Kalın sağlıcakla…  

KAZANDIK AMA AKILLANMADIK

Yeşil Beyazlı temsilcimiz Konyaspor bu hafta zorlu Erzurum deplasmanındaydı. Zorlu kelimesi yanlış anlaşılmasın, tabiat şartları ve Erzurumspor’un ligde ki durumundan bahsediyorum. Ya değilse Mavi beyazlıların bizim sprotif rakibimiz olma şansı da kalitesi de yok.  Konyaspor’un kalitesinde ve istediği düzeyde başladı müsabakada. Golü de erken bulduk. Miloseviç ile öne geçerken Erzurumspor’a tehlike şansı tanımadık. Tek ihtimal vardı duran toplar, maalesef öyle de oldu. Konyapor kafa golleri ile Avrupa’da rekora koşarken bu maçın başından sonuna kadar tüm hava toplarını kazanan Erzurumspor’lu Costa beraberlik golünü kafa ile attı.  Ancak maçı Konyaspor’un kazanacağı o kadar belliydi ki, oyunu istediği tempoda götürdü. İstediği  zaman gaza bastı, istediği zaman frene. Vardan gelen penaltı ile öne geçme şansı yakalasakta Sokol Cikalleshi dağlara taşlara vurdu. Rutine bağlanan ilk yarı böyle bitecek derken sahneye ilk golün sahibi Miloseviç çıktı. Korner sonrasında yaşanan karambolde topa o kadar güzel vurdu ki gözlerimizin pasını sildi. Gol olması gereken vuruş direkten dönerken Millimiz Abdülkerim Bardakçı’nın takipçiliği ile tekrar öne geçtik.  Bir parantez de Abdülkerim’e açmak istiyorum. Kısa süren Milli takım kampı kendisine çok şey katmış. Hırslı mücadeleci yapısının yanında ki savruk riskli futbolu gitmiş yirmi yıllık tecrübeyi yirmi günlük kampta kazanmış sanki. Üzerine katarak devam eden Abdülkerim sol ayaklı stoperlerin az olduğu günümüzde Konyaspor’a da kendisine de çok paralar kazandıracaktır. İkinci yarı yine Konyaspor’un istediği gibi gitti oyun. Üçü bulup rahatlamayı istemedik. Geçmişten gerekli dersleri çıkarmamış olacağız ki Erzurumspor’un üzerimize gelmesine izin verdik. Rakibin tek gol şansı olan duran toplar için onlar kadar mücadele ettik. Çizgi de göbekte fauller yaparak Costa’ya ve Erzurumspor’a beraberlik için davetiye çıkarmada yarıştık. Kaleci Sehiç hiçbir yan topa çıkmayarak takıma ayak uydururken 75’inci dakikada yaptığı kurtarış ile bir nebze de olsa kendini affettirdi. Ne bizim ne de teknik heyetin bir türlü üzerinden atamadığı son dakika sendromunu yine hep beraber yüreklerimiz ağzımıza gelerek yaşadık. Uzatma dakikalarında da yıkıldık. 96’ncı dakikada Maçın orta hakemi Alper Barış Saka penaltı noktasını gösterdi. Jetkoviç’in eline çarpan topa mı çaldı, Adil’in hareketine mi çaldı derken Allah’tan ‘ VAR ‘ devreye girdi ve içiçe olan her iki pozisyonda da cezai müeyyideye gerek olmadığını Alper Hocaya iletti. Pozisyonu tekrar izleyen hakem penaltıyı iptal etti ve Konyaspor bu kolay olan zorlu mücadeleyi üç puanla tamamladı. Bu sonuçla birlikte puanımızı 39’a çıkartarak aşağıya elveda mesajını da göndermiş olduk. Bu saatten sonra yapmamız gereken yeni sezonun planlamasını yapmak. Tabi Futbolun içinde olası tüm gerçekleri düşünerek.  Ufak ufak gençlere şans tanıyarak, kısa sürelerle de olsa onları Yeşil Beyaz’lı formaya alıştırmak, Konyaspor’un yapması gerekenler diye düşünüyorum. Dediğim gibi matematiksel olarak garantileyene kadar, tedbiri elden bırakmadan bunları yapmamız kalan haftaları gelecek sezonu da düşünerek değerlendirmemiz gerekiyor.  Kalın sağlıcakla…

RAHATI ZORA SOKTUK, AMA KAZANDIK

Konyaspor, Alanyaspor karşısında çok önemli bir galibiyete imza attı. Bu galibiyetle, özellikle ‘’ Benim alt sıralarla işim yok. Derdim de olmam gereken yer de üst sıralar ‘’ mesajını çok net bir şekilde verdi. Aşağıdakilerin ‘ Bİ ‘ şekilde kazanmaya başladığı bir dönemde, tabiri caizse evinde döve döve maç kazanmanın keyfi de önemi de büyüktü. Gelelim maça… İlk yarı, her iki takımın da birbirini tarttığı, açık vermemeye çalıştığı mücadelenin daha ön planda olduğu bir kırkbeş dakika izledik. İki takım hocası da birbirini iyi analiz etmiş ki gol atabilmek duran toplara kalmıştı, bunu da Konyaspor başardı. Konyaspor kazandığı kornerde, ön direk organizasyonunu çok iyi yaparak, Bytyqi’nin asistinde Cikalleshi’nin kafa vuruşu ile öne geçti. Bu sezon, 12 kez kafa golü bulan Yeşil Beyazlı temsilcimiz, bu alanda Avrupa’yı zorluyor. Konyaspor geçmişini bilenlere ‘’ Altın kafa ‘‘ Varol’u sıkça hatırlatan bu özellik ile liğde Beşiktaş’ı bir golle geçen Konyaspor Avrupa’da zirvede bulunan Bayern Münih ile aradaki farkı da bire indirmiş oldu.  İkinci yarı aslında pek de beklenildiği gibi olmadı. Puan durumu ve Konyaspor’un son dönemde oynadığı futbol göz önünde bulundurulduğunda tek kale maç bekleyen herkes benim gibi yanıldı. Bunda en önemli etken Konyaspor’un alanları iyi daraltması, Alanyaspor’un teknik kapasitesi yüksek ayaklarına nefes alma şansı vermemesiydi. İstetistikleri henüz bilmiyorum lakin Konyaspor ikinci yarıda rakibinden daha fazla istedi, daha fazla koştu ve daha fazla mücadele etti. Etkili kontratağına pek şahit olmadığımız temsilcimiz neredeyse bir sezonda yapmadığı kadar etkili ve tehlikeli kontra yaptı ikinci kırkbeşde. Ön tarafta oynayan hemen hemen her futbolcumuz pozisyona girdi. Hem de öyle böyle pozisyonlar değil. Kaçırılması zor olan yüzde yüz gollük pozisyonları harcadık. Rahat dörde beşe gidebilirdi maç… Nasıl ki pozisyona girmek önemli bir artı ise bunları heba etmek bir o kadar eksi yanımız. Takıma geldiği günden bu yana hep pozitif katkı yapan Teknik Direktör İlhan Palut’un bu konuya eğileceğine ve çözüm üreteceğine eminim. Geçtiğimiz hafta Kasımpaşa karşısında yenen son dakika golü yüzünden, hop oturup hop kalktık son dakikalarda. Alanyaspor kalecisi bile onsekizimiz içindeydi uzatma dakikalarında. Allah’tan bu hafta aynı hataya düşmedik ve maçı kazandık. Ha geçen haftadan almadığımız bir ders vardı yine. Uzatma dakikalarında vakit geçirmek için ‘ sakata yatmak ‘… Futbolcularımızın şunu artık akıllarına kazımaları gerekiyor. Uzatmanın da uzatması varrr… Doksan dakika mücadele edip saniyelerde süreye oynamak ne mantıklı ne de yararlı. Futbol oyun kuralları içinde her şey var eyvallah, ama ‘ futbolun ‘ adaleti de var… Bugün ‘ Futbolun Adaleti ‘ kazandı. Yeşil Beyazlı temsilcimiz Alanyaspor’dan daha iyi oynadı, daha iyi mücadele etti, daha çok pozisyona girdi ve üç puanı hanesine yazdırdı.   Kan değişimi sonrası ilk yazımda dediğim gibi Konyaspor’un hedefi daha üst sıralar, daha ciddi hedefler olmalı, olacak. İyi ve doğru yoldayız. Ufak kazalar dışında kaybetmemeyi öğrenen, kazanmak için gerekenleri yapan bir takım haline geldik. Belki bu sezon için fırsatı kaçırdık ancak Avrupa’yı konuşacağımız günleri çok da uzak görmüyorum… Kalın sağlıcakla…   

KONYASPOR YÖNETİMİ ÇUVALLADI

Bu Konyaspor bizi öldürecek. Stresten, krizden ya saha içi ya saha dışı olayları ile bir gün sonumuz olacak diye korkuyorum. Geçen hafta ki yazımı hatırlıyorsunuzdur. Son parağrafını tekrar hatırlatmak istiyorum.  ‘’    Hayat da olduğu gibi Futbolda da öğrenmenin yaşı yok, tecrübe kolayla ucuza kazanılmıyor. Yönetimimiz de yeterince tecrübelendi ve artık keyif çıkarma zamanlarına geldi ‘’.  Ama ben şunu unutmuşum bu Konyaspor kimseye keyif falan çıkarttırmaz. Hepinizden çok ama çok özür diliyorum. Yönetimimiz tecrübe falan kazanmamış göreve geldikleri İlk gün ki durdukları yerde duruyorlar… Ne yaptı yine Konyaspor Yönetimi ?  Peşin peşin fikrimi söyleyeyim, İyi bir şey yapacağım derken eline yüzüne bulaştırdı.  Konyaspor Yönetimi, Fenerbahçe maçında futbolcuların ağızlarına taktığı, ‘ Bitlis Şehitleri ‘ maskesi hazırlatarak Konyaspor Store ve internet sitesinden satışa sunulduğunu açıkladı. Bitlis Tatvan kırsalındaki helikopter kazasında şehit olan 8. Kolordu Komutanı Korgeneral Osman Erbaş ve diğer 10 şehidimizin ve Bayrağımızın yer aldığı maskeler 9.95 de satışa çıkarıldı.  Damping yapar gibi 9.95’eee… Olaya şehit ailelerinin tepki göstermesi ve Ulusal basında eleştirilmesi üzerine satış hemen durduruldu. Yahu Allah aşkına hayırlı bir iş yapmaya çalışıyorsunuz, onu da elinize yüzünüze bulaştırıyorsunuz… Maske nedir, ne için kullanılır, nihayi gideceği yer neresidir hiç mi birinizin aklına gelmedi. Hadi bir taraftan hayır bir taraftan reklam yapmak istiyorsunuz ve işin erbabı değilsiniz, kadrolarınız kafi gelmiyor. Gidin bir şirketten bir ajanstan fikir alın, danışın, olmadı o kadar kişisiniz aranızda tartışın artısını eksisini masaya yatırın da bu şehri rezil etmeyin Allah aşkına. O, bu ülke için hayatını feda eden Kahraman şehitlerimizin ismini, ömrünü bu ülkeye vakfetmiş paşamızın ismini şanlı Al Bayrağımızı bastırdığınız tek kullanımlık maskelerin iki saat sonra yerlerde çöplerde olacağını hiç mi öngöremediniz. Bu yaptığınız ile yüreğine kor ateşler düşmüş şehit yakınlarının canını bir de sizin yakacağınızı hiç mi düşünemediniz. Bizler bayrağı, ekmeği, inancımızı yerlere atmayız, attırmayız. En küçüğümüz bile onu yerde görsün öper başına koyar ve layık olduğu yerde saklar. Öyle gördük, öyle öğrendik, öyle inandık çok şükür… Bunu dahi öngöremeyen, düşünemeyen kişi ya da kişiler ile iş yapmayı hemen bırakın ki Konyaspor’un adına zarar gelmesin.  Şehitlerimizi 9.95 e damping malzemesi yapıp elde edeceğiniz iki bin lira, sizlerin çerez parası. Daha kısa bir süre önce bir Yöneticinize maske takmadı diye Federasyon tarafından kesilen cezanın yarısı bile değil. Çıkın biz Şehit ailelerine şu kadar bağışta bulunduk deyin, bu Konya sizin alnınızdan öper, şanlı Bayrağımız gibi, ekmeğimiz gibi, kutsalımız gibi başında taşır. Ama bu şehri, maske ile ülkenin ağzına sakız ederseniz de yerin dibine sokar… Konyaspor’un geçmişte Şehit ve Gazi yakınları için aileleri için yaptığı örnek teşkil edilecek takdire şayan uygulamalar oldu. Düşünülmüş planlanmış gönül okşayıcı gurur verici. Ama bu kez çuvallandı. Başta ki hatırlatmamla sonlandırıyorum… ‘’ Hayat da olduğu gibi Futbolda da öğrenmenin yaşı yok, tecrübe kolayla ucuza kazanılmıyor. ‘’. Kalın sağlıcakla…  

ÜÇ YANLIŞ’DAN SONRA BİR DOĞRU…

Konyaspor son dönemde yaşadıkları, yaptıkları ile yılın en enteresan takımı olmaya aday. Sırat köprüsüne yakın olmayı seviyor olmalı ki hep etrafında olmak için çalışıyor. Görünen köyler için hala kılavuz ararken sembolünün ‘ Kartal ‘ olduğunu unutarak  ‘ karga ‘ ile uçmaya çalışıyor. Nihayet üç yanlıştan sonra doğruyu buldu da çok şükür hemen yukarılara çıkıverdi. Yanlışları hepimiz biliyoruz ama kısaca hatırlar isek; Konyaspor Bülent Korkmaz ile müthiş bir sezon finali yaparak sezonun en az gol yiyen iki takımı Trabzonspor ve Başakşehir’e üçer beşer gol atarak ligde kaldı. Sezon sonu küme düşme kaldırıldı ama Konyaspor bileğinin hakkıyla bu stresi yenmişti zaten. Tüm haklar sezara verildi ve Bülent Korkmaz ile yola devam... Sezon hazırlıkları, transferler derken bir Aziz Yıldırım özentisi, menejer hatası Bülent Korkmaz istifa etti… Takımı kuran sezon hazırlıklarına başlayan hocadan gizli gizli transfer yapmak nedir Allah aşkına. Transfer gizli yürütülür prensibini yanlış anlayanlar ikinci yanlışı da Bülent Hoca’nın yerine getirilen sadece soyadı Kartal olan İsmail hocada yaşadılar. Konya geçmişi karakollarla, mahkemelerle dolu olan İsmail Kartal’ın neredeyse sülalesini transfer etmeye kalkmaları da işin tuzu biberi idi. Üç büyüklere karşı alınan galibiyetler hocaya sadece zaman kazandırdı. Galibiyetlerin sarhoşluğu ile rakiplerimizi tam bilemedik… Son yanlışı da İsmail Kartal’ı gönderme zamanlamasında yaşadı Konyaspor. Ara transferleri eli zayıflamış, gardı düşmüş İsmail Kartal ile yaparak diktelerini ve menejer tavsiyelerini kabul ettirmek başarı olarak görüldü muhtemelen… Nihayet üç yanlıştan sonra tehlike çanlarına kulak veren yönetim genç hırs ve beklenti dolu Süper lige Hatay mucizesi ile giriş yapmış İlhan Palut ile anlaştı. Yakın özelliklerde Konya’lı bir ekip olabilir miydi, bu ayrı bir tartışma konusu. Ama hızla dibe pike yapılan bir dönemde bunları konuşmak pek öncelikli olmaz… Aşı tuttu, Konyaspor kendi rakiplerini yenerek biranda üst sıralara tırmanmaya başladı. Üstüste alınan içeride Denizli dışarıda Malatya galibiyetlerinin yanı sıra takımın ölü toprağını üzerinden atmış görüntüsü çok daha önemli. Kaldı ki bu takımı hoca kurmadı, sezona hazırlamadı, sadece mantalite, moral motivasyon ve oyun anlayışına dokunuşlar yaptı. İlhan Palut hocanın yaşı hırsı ve özellikle Hatay’da oynattığı futbol çerez parasına bulup getirip ülke futbol vitrinine sunduğu ‘ arap atları ‘ beni heyecanlandırıyor. Aynısını değil çok daha fazlasını bekliyorum. Hatay ile Konya’nın geçmişi tarifi futbol kültürü kıyaslanamaz bile. Hatay’da parlayan hoca burada şahlanacak zirve yapacaktır. Yeter ki ‘Akrep dolu Konya ‘ iğnelemeye başlamasın.  Hoca’nın ekibine haksızlık etmiş olmayalım. Tüm bunları muhakkak kendi başına yapmamıştır. Yardımcıları squat ekibi bu başarının birer parçası. Lakin biliriz ki futbol da liderler önemlidir. Başarıda methiyeler ona başarısızlıkta da faturalar ona… Ben son dönemde yanlışlar içinde olan Konyaspor yönetimine de inanıyorum ve son İlhan Hoca icraatlarını kutluyorum. Hayat da olduğu gibi Futbolda da öğrenmenin yaşı yok, tecrübe kolayla ucuza kazanılmıyor. Yönetimimiz de yeterince tecrübelendi ve artık keyif çıkarma zamanlarına geldi. Artık destek olma, kazanma ve keyif çıkarma zamanı… Kalın sağlıcakla…                    

KAYACIK’IN ANAHTARINI DA VERİN…

Şehrimizin Mevlana ile birlikte en önemli markası olan Konyaspor hepimizi şaşırtmaya devam ediyor. Kah sahada aldığı neticeler ile kah yaptığı uygulamalar ile… Sistem bocalamasının ardından doğrulara dönülmesi ile gerçek kimliğine bürünen ve bunu da skorlara yansıtan Konyaspor üç büyükleri yenme başarısı gösterirken, saçma puanlar kaybetmeye de devam ediyor. Bu istikrarsız tablo inanın hayra alemet değil… Sporun içinde olanlar çok iyi bilir ki üç büyükler ile oynanan maçlar vitrin maçlarıdır. Takip eden sayısı biranda tavan yapar, ulusal basının dikkatini çekersiniz, 90 dakikada göstereceğiniz performans sizi ülke spor gündemine taşır vesaire vesaire. Diyeceğim futbolcular bu maçları dört gözle bekler, kendilerini en üst seviyede motive ederler. Hazırlanmak için hiç kimseye ihtiyaçları yoktur!!! Onuncu sırada ki temsilcimizin düşme potası ile arasında altı puanlık bir fark olması göz önünde bulundurulduğunda alınan bu galibiyetler kimseyi rehavet içine sokmasın. Daha oynanacak bir çok maç ve kazanılması gereken çokça puan var. Alınacak birkaç galibiyet Avrupayı hedeflememize Allah korusun kaybedilecek birkaç maç ateşin içine sokacaktır bizi. O yüzden biran evvel şaşırtan sonuçlardan kurtularak istikrara kavuşmamız ve Konyaspor’a yakışan hedefleri konuşmamız gerekiyor.  Sahada alınan şaşırtıcı sonuçlar Yönetimin kafasını da karıştırmış olacak ki onlar da enteressan işlere imza atmaya başladı. Konyaspor Teknik Direktörü İsmail Kartal’ın oğlu Emre Kartal Konyaspor’da profesyonel yapıldı. Kesinlikle genç bir çocuğun vebaline girmek istemem lakin yapılan iş pek de şık olmadı.    Kim Emre Kartal ; 2013 yılında Fenerbahçe’de futbola başlayan ve sekiz yıldır bu kulüpte amatör olarak futbol oynayan bir genç. Fenerbahçe’nin profesyonel imza attırmaya gerek görmediği! Emre ne yapmış sıfır, ne başarısı var sıfır, Kaç milli maç oynamış. Sıfır…   Kusura bakmayın ama önce kendi bahçenize bir bakın, bu Kulübün alt yapısında Milli takımlarda başarı ile ter akıtan bir sürü gencimiz var, önce onlara kol kanat gerin önce onlara profesyonel imza attırın…   Çünkü futbol oynayan bir gencin ilk hedefi ve hayali profesyonel olmaktır, sonra şehrinin takımında forma giymektir, sonrada da milli takım…   Konya’da futbol oynayan binlerce gencin umutlarını körelttiniz, o imza ile hoca ve oğlunun gönlünde taht kurdunuz belki ama  Konya’lı gençlerin hem ahını hem de vebalini aldınız. O gençler artık futbola ‘ Baban varsa, dayın varsa, sırtın kalınsa profesyonelsin, geleceğin var ‘ gözüyle bakıyorlar. Bu sizin ilk başarınız!!!   Bu kulübü yöneten eski yöneticiler zamanın Teknik Direktörü Aykut Kocaman’a ‘ Şehrin anahtarını ‘ vermişlerdi, siz de Toki’den !!! bir ev ile Kayacık’ın anahtarını verseydiniz de gençlerimizin geleceğini vermeseydiniz keşke...    Fenerbahçe’de ki onlarca hocanın yıllardır göremediğini, İstanbulda ki futbol simsarlarının keşfedemediği yıldızı siz bulup getirip hem de üç yıllık imza attırma başarısı gösteren yöneticilerimizi kutluyorum.  Umarım biz yanılırız siz bir cevher bulmuşsunuzdur ya transfer gerekçeniz onlarca gencimizin hakkına girdiğinize değer de biz de özür dileme erdemini gösteririz… Kalın sağlıcakla…          

Daha Fazla Yazarın Diğer Yazıları »