Cüceler ve Aynadaki Devler

26.09.2021 - 17:17
Yorum Yap
Müşerref Özdaş

Müşerref Özdaş

Bir insanın ne kadar saçmalayabileceğini, küçücük bir kedinin aslan kesilip ormanların kralı gibi davranabileceğini görmek için sosyal medya profillerine bakmak, yazdıkları birkaç cümleyi okumak yetebilir.  Öyleleri vardır ki her konuya dalar, her şeyi bilir ve her konuda bir uzman edasıyla sözler söyler hatta iddialarda bulunur, küçümser, hakaret eder. Köpeksiz köyde değneksiz gezenler en küçük bir yaptırımla karşılaştığında mağduru oynar.

 

Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mersin’de 81 ilden gelen üniversite öğrencileriyle Gençlerle Buluşma Programı'nda bir araya geldiğinde, bir öğrencinin söz alıp sosyal medya ile ilgili sorduğu bir soruya verdiği kısa cevap pek çok kişinin görmek istemediği, umursamadığı ya da fazlaca farkına varmadığı bir durumu ortaya koyuyordu. Cevabında demişti ki “ Sosyal medya şu anda toplumumuzun en önemli tahrik unsurudur.” Toplumdaki bazı yaraların arkasında da sosyal medyanın olduğunu belirten Sayın Erdoğan söylediklerinde son derece haklıydı. İnsanlar bir hastaneye, restorana, kafeye, piknik alanına, plaja, parka ya da başka bir mekâna gittiğinde temiz, huzurlu, nezih, kaliteli bir ortam bulmak istiyorsa sosyal medyada zaman geçirirken de benzer nitelikleri aramalıdır. Sosyal medya şu anki haliyle yargısız infazın yapıldığı, provokatörlerin, yalan terörünün kol gezdiği, farklı fikirlere tahammülün olmadığı, hakaretlerin, küfürlerin ardı arkasının kesilmediği, tehditlerin savrulduğu yerlerdir.  Bu platformlardaki, gerçek hayatında süt dökmüş kedi gibi olan birçok kullanıcı farklı düşünceye, farklı görüşe, farklı anlayışa sahip olan diğerler kişileri kolayca trollükle, cahillikle suçlamakta, yargılanacaksınız…” şeklinde tehdit cümleleriyle hunharca saldırmaktadır. Bu kişiler sosyal medya ortamına girdiğinde öyle bir “ego” patlaması yaşar ki bunu “özgüven” zanneder. Oysaki ikisi birbirinden çok farklıdır. 

 

Botokslu Egolar

Egoda gösteriş hâkimdir. Botokslu egoya sahip olanlar için gidip gezdiği gördüğü yerlerin, görüştüğü kişilerin, içtiği çayların kahvelerin, yediği yemeklerin, bulunduğu mekânların paylaşımı ve nasıl göründükleri, ne giydikleri, kullandıkları markalar çok önemlidir. Devam edersek liste uzar gider.  Ego değil özgüven sahibi bireyler hedeflere odaklanır, başarıya ulaşmak ister. Ego gereksiz ve boş konuşur, sürekli kendini kanıtlamak ister. Özgüven ise dinler, doğru davranmak, doğru yapmak ister. Egosu tavan yapmış kişiler her konunun uzmanıdır, hukukçudur, mühendistir, mimardır, eğitmendir. Bilmezler ama fikir beyan ederler, o anki konu tıpsa bir tıp uzmanıdırlar, siyasetse bir siyaset bilimci, ekonomiyse bir ekonomisttirler. Özgüvenli olanlar ise bilmediğini öğrenme yolundadır. Gerçekten bilen konuşmaz ya da az konuşur, kendini paralamaz, saldırmaz. Sakindir, okur, gözler, düşünür, gerekirse düşüncesini kibarca, usturubuna göre dile getirir. Ego patlamasından muzdarip olanlar bilmediğinin farkında değildir, yanlışı söylendiğinde hatta ispatlandığında bile kabul etmez. Özgüveni olan kişiler ise nasihatleri dikkate alır, gerekirse destek ister.

Sosyal Medya Narsistleri

Sürekli kendini ispatlamaya, ilgi çekmeye, özçekim yapıp paylaşmaya, her anını, her duygusunu, her yaptığını çevresine (çoğu ile hiç karşılaşmadığı, hiç tanımadığı sanal çevre) duyurmaya, göstermeye çalışmak, her konuda en doğrusunu bildiğini düşünmek, her konuda bir uzman gibi davranmak aslında bir çeşit narsizmdir. Patolojik narsistler küstahtır, ukaladır, kibirlidir. Bu tür narsistler kendilerini aşırı derecede önemser, başkalarına hemen her konuda haset duyar, başka kişilerin de kendilerine haset duyduklarına inanır. Enerjilerin farklı ve doğru yerlere kanalize edilmesi yaşamsal memnuniyet derecesini artırır fakat egosu ve narsistlik derecesi yükseklerde olan ve sosyal medya mecralarında gereksiz, kendisine ve çevresine bir değer katmadan öylesine dolanan kişilerin zamanı ve enerjisi boşa harcanmaktadır. Onlar, aynaya baktığında karşısında devler gören cücelerdir.  Cücelikten yüceliğe geçiş yapabilmek kişilerin kendi elindedir ancak bunun kendiliğinden olmayacağı, öncelikle farkında olmaları ve ilk adımı atmaları gerektiği açıktır. 
Sosyal medyanın, içine giren kişileri gitgide daha derine çeken girdaplarından uzak durulabilmeli, özellikle gençler uzak tutulabilmeli ya da bağımlılık yaratmayacak şekilde, daha kontrollü kullanabilmeleri sağlanmalıdır. Sosyal medya denilen çöplükten uzak durmak bir çeşit detokstur, arınmadır. Arınma safhasında kitapların aydınlık, renkli, ilgi çekici, eğitici, öğretici, ufukları açıcı sayfalarında dolanmak iyi bir tercih olabilir.  Kaçış alanlarına kitaplardan başka, seyahatler, farklı dünyaların kapılarını aralayan belgeseller ve filmler de dâhil olabilir. Sosyal medyadan uzak durmakla neler kaçırırım diye düşünenler, kaçıracaklarını düşündükleri şeylerin aslında fazlasıyla gerçeklerden uzak, sanal olgular, algılar olduğunu bir an önce fark etmelidir. Başka türlü bir iletişim, daha iyi zaman geçirmek ve kaliteye ulaşmak mümkündür. 

 

YORUM YAZIN

Hava Durumu
+7
°
C
H: +
L: +
Konya
Çarşamba, 04 Aralık
7 Günlük Hava Tahmini
Pe Cu Ct Pz Pt Sa
+ + + + + +10°
-2° -1° + +
bursa escort bursa escort konya escort akşehir escort karatay escort meram escort selçuklu escort çumra escort escort konya beyşehir escort