ÖLDÜM , SONRASINI GÖRDÜM

08.08.2021 - 13:02
Yorum Yap
Süreyya Tanaçar

Süreyya Tanaçar

Merhabalar.
Kendisi profesyonel, ünlü bir yazar olan dayım bana “Yaşadığın travmalar , acılar, gösterdiğin hayat direnci, sabır yazmaya başladığın anda senin en büyük hazinene dönüşecekler ve senden aldıklarını fazlasıyla geri verecekler” dedi. Bir ömür versem onun ulaştığı noktaya gelemem. Bende onun verdiği tavsiyeyi yol olarak kullanmaya karar verdim. Size bu hafta yine az yaşanabilecek bir olay anlatmak istedim. 

 

2009 yılı benim Azrail’le dans yılımdı. 5 veya 6 kez kalbim durdu. İlk duruşunu, gidişimi ve dönüşümü gayet güzel takip edebildim. Diğerleri bitkisel hayatta iken bilinçsiz durumda gerçekleşti. İlk kalbim durduğunda, 28 Nisan ‘da işyerime gitmek üzere yola çıkmıştım. Mümkün olduğunca spor olsun diye yürümeyi tercih ederim. Güzel bir hava vardı. Bir anda göğsümde ve sırtımda ani acı ve kasılma hissettim. Babam ve annemin kalp hastalıkları yüzünden kalp rahatsızlıklarını hatmetmiştim. Neler olduğunu tahmin ettim. Yolumun üzerindeki marketten aspirin alıp ağzımda eriterek yuttum. Kaldırıma oturup dinlendim. Merkez işyerim yerine rotamı değiştirip daha yakın olan şubeye yürüdüm. İçeri girince arkadaşlara kalp krizi geçirdiğimi dinlenmem gerektiğini söyledim. Hemen şube müdürümüz ambulans çağırmak istedi. Beklemesini söyledim çünkü toparlanıyordum. Düzeldiğimi fark edince rahatlamak için en büyük hatamı yaptım ve bir sigara yaktım.  Henüz sigaranın yarısına gelmeden şiddetli acı ve ağrı geri geldi. Sonraki her şey, yine kontrolümün dışında uzaktan seyrettiğim ve aslında sonunu bildiğim olaylar zincirine döndü. Kol ve bacaklarda uyuşukluk,  aşırı terleme ve yoğun acı. (Bir ilkyardımcı olarak belirtmek isterim. Eğer kalp krizi şüpheniz varsa hemen yarı oturur, yarı yatar pozisyonu alıp ayaklarınızı uzatın. Rahat nefes alacak şekilde giysinizi gevşetin. Ve hava alacak pencere, kapı açılmasını sağlayın ve acil ekibini bekleyin). Ambulans acil servise ulaştığında, doktora kalp krizi geçirdiğimi, doktorumun adını, aspirin aldığımı aceleyle söyledim. Çünkü şuurum her an kapanabilirdi. Bana serum bağlayıp, aspirin verdiler  Sanırım teşhisim inandırıcı gelmedi. Yeni kasılma ve büyük bir acı gelince yattığım sedyede doğrulup “yeter artık” dedim. Sanki büyülü kelimeler bunlardı. Bir anda acil servisteki tüm insan ve alet sesleri, kasılma ve acı, tüm hayat telaşı, stres, üzüntü, kaygı, korku ne varsa yok oldu. Ve kelimelerle anlatılamayacak, hayal edilemeyecek, rengi bilinmeyen, ifade edilemez bir huzur ortamına girdim. Şu an bile o huzuru hayal etmek istesem milyonda birini hissedemiyorum. O kadar güzeldi ki ne gördün deseniz ifade edemem. Görmekten çok hissetmekle ilgiliydi. Sonra aniden o huzur ortamından çekilip alınırken büyük bir öfkeye kapıldım. Orada kalmak istemiştim, kim beni zorla alıp rahatsız ediyordu. Bir duvarın içinden geçmişim gibi seslerin, havadaki gergin telaşın titreşimlerini aldım. Tüm gürültüler aynı anda geri geldi. Bir ses “döndü, döndü, döndü” diye bağırırken bir çok ses kahkaha atıp alkışlıyordu. Gözümü açmak istediğimde yoğun ışık gözlerimi yaktığı için açamadım. Çok garip ama o anda Türk filmlerinde  kör kızın ameliyat masasında gözlerini ilk kez açarken kırpıştırması aklıma geldi  Bende aynı öyle zoraki kırpıştırarak açmaya çalıştım. Yüzüm hizasında bir gölge vardı. Tam olarak gözlerimi açtığımda gözlüklü, kıvırcık dağınık saçlı, yorgun yüzlü acil doktoru yüzünü yüzüme yapıştırmış halde “kaç yaşındasın” dedi. Yahu kadına yaşı sorulur mu? Elbette doğruyu söyledim. Adım ve diğer gerekli bilgilerde doğrulanınca beynimin hasara uğramadığı anlaşıldı. Kötü bir kalp krizi geçirmiştim. Benim yaşımda kadınlarda ölümle sonuçlanan bu durumda ben bir mucizeydim. Doktorlar inanamamışlardı. Acil doktoru şok aletini çok defalar kullandığı ve birinde jel sürmediği için cihaz cildimi yakmıştı. Kalpten çok yanık acısını çektim. Şaka bir yana tüm acil çalışanlarına o günkü çabaları için sonsuz minnettarım. 

 

Kontrol için kardiyolojiye gittiğimde doktora nelere dikkat edeyim dedim. Bana “normal hayatına devam et, ne yani trafik kazası yaparsam diye arabaya binmeyecek misin?” dedi. 4 ay sonra ailemle birlikte trafik kazası geçirdik. Kardeşimi kaybettiğim (nerede olduğunu bildiğim için rahatım) bu kaza da, bitkisel hayat ve  reanimasyon safhasında kalbim defalarca durup çalıştırılmış. Şuurum kapalı olduğu için onlardaki gidiş ve dönüşlerimi izleyemedim

Uzun tedaviler sonunda normal hayatıma döndüğümde can dostum bana “o kadar sefer öldün, ölümden korkuyor musun?” dedi. “Hayır korkmuyorum” dedim. Aklıma o zamanki tarif edilemez huzur geldi. Ama anlaşılan henüz görev sürem dolmamıştı ve zamanım vardı. 

Sevgi ve Sağlıkla kalın. Ne olursa olsun öğrenmeye devam edin  

 

YORUM YAZIN

Hava Durumu
+7
°
C
H: +
L: +
Konya
Çarşamba, 04 Aralık
7 Günlük Hava Tahmini
Pe Cu Ct Pz Pt Sa
+ + + + + +10°
-2° -1° + +