Az Bulutlu

14°C
Konya

Anadolu’da Bir Ses Bir Nefes: ‘’Ahmet ALICI’’

 Anadolu’da Bir Ses Bir Nefes: ‘’Ahmet ALICI’’
Kayıt Tarihi: 26.04.2025 23:40 - Son Güncelleme: 17.05.2026 18:36
YAZI
A

Türk Halk Müziği, Anadolu'nun binlerce yıllık tarihinden beslenen, halkın duygu, düşünce ve yaşam biçimini ezgilerle yansıtan bir kültür mirasıdır. Coğrafyanın her köşesinden farklı ağızlarla, ritimlerle ve hikâyelerle zenginleşmiş bu müzik, toplumun ortak hafızasını oluşturur. Türküler, kimi zaman bir sevdanın hüzünlü hikâyesini, kimi zaman bir zaferin coşkusunu ya da bir mevsimin tatlı telaşını dile getirir.

Türk Halk Müziği, sazın tellerinde yankılanan melodilerle sadece bir müzik türü değil, aynı zamanda geçmişle bugün arasında bir köprüdür. Bu ezgiler, sadece dinleyenlere keyif vermekle kalmaz; aynı zamanda duygusal bir bağ kurarak, insanları ortak bir kültürel zeminde birleştirir. Günümüzde bu eşsiz mirası yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin sorumluluğudur.

KOBİ Konya dergisinin bu sayısında ülkemizin ve Konya’nın sevilen Türk Halk Müziği sanatçısı Ahmet Alıcı ile müzik üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.


Türk Halk Müziği sanatçısı Ahmet Alıcı kimdir?

Ahmet ALICI, Konya’nın Beyşehir İlçesi Gencek Kasabası’nda doğdu. İlkokulu burada bitirdi. Ortaokul eğitimini, Konya Karma Akşam Ortaokulu’nda okul birincisi olarak tamamladı. Lise eğitimini ise Konya Gazi Lisesi’nde tamamladı. Kimya Öğretmeni Haşim Bayram’ın telkinleriyle 1985 yılında Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Kimya Bölümü’nü kazanarak, bu fakültede öğrenim görmeye başladı. 1987 yılında yeniden sınava girerek, aynı üniversitenin Ziraat Fakültesi’nde öğrenim görmeye hak kazandı ve 1992 yılı şubat ayında bu fakülteden mezun oldu. 1995 yılında Eğitim Fakültesi Kimya Öğretmenliği Bölümü’nde yeniden öğrenim görmeye başladı ve 2001 yılında bu fakülteden mezun oldu. Ahmet ALICI, altı yıl sınıf öğretmenliği yaptı. 1978 yılında yapılan düz bisiklet yarışlarına katıldı ve Konya birincisi oldu. Konya Şekerspor formasıyla üç yıl bu sporla uğraştı ve bisiklet sporunda milli formayı giyerek, genç milli bisikletçi olma başarısını gösterdi. Üç tane şiir kitabı yayımladı. Şiirleri; İstanbul’da yayımlanan Kelebek Gazetesi, Gong Dergisi, Yıldız Dergisi, Ana Dergisi gibi bazı gazete ve dergilerde yayımlandı. Ayrıca Konya’da yayımlanan yerel gazeteler ve dergilerde de şiirleri ve öyküleri yayımlandı. Ümit Yaşar Oğuzcan tarafından yönetilen, Kelebek Gazetesi şiir köşesinde; şiirleri yayımlandı. İstanbul’da yayım yapan bazı şiir dergileri, O’nu; haftanın, ayın ve yılın şairi olarak seçtiler. Ayrıca Konya’da yayımlanan yerel gazete ve dergilerce de birkaç defa haftanın, ayın ve yılın şairi seçildi. 1974 yılında Kelebek Gazetesi’nin açtığı çocuk fotoroman oyuncusu yarışmasında finale kaldı ve Yıldız Dergisi’nin açtığı fotoroman oyuncusu yarışmasında ise Türkiye dördüncüsü oldu. 1980 yılında Konya Halk Eğitim Müdürlüğü’nün açtığı ses eğitimi kursuna katılıp, bu kursu bitirdi. 1980 yılında Konya’da yapılmış olan bir ses yarışmasına katılıp, birinci oldu. 1982 yılında Milliyet Gazetesi’nin düzenlediği ve sunuculuğunu Güner ÜMİT’in yaptığı Türkiye Liseler Arası Türk Halk Müziği Ses Yarışması’nda Türkiye birincisi oldu. 2000 yılında Kanal 7 Televizyonu’nda yayınlanan “KİMYACI” adlı televizyon dizisinde oyuncu olarak yer aldı. 2003 ve 2004 yıllarında KONTV’de yayınlanan “Ahmet ALICI ile Türkülerimiz” programının yapımcılığı ve sunuculuğunu yaptı. Ahmet Alıcı’nın yaşamı; Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından “Kısa Bir Öyküdür Hayat” adında belgesel olarak çekimi yapılıp, yayınlandı. 2004 yılında çıkarmış olduğu “ZALIM POYRAZ” adlı türkü albümünden sonra, 2023 yılında ise “YÂRE GÖTÜREN TÜRKÜLER” adında bir türkü albümünü çıkardı.

Müziğe ilk nasıl başladınız?

- Müziğe Konya’da gerçekleştirilen; Konya Halk Eğitim Merkezi’nin açtığı, ses eğitimi kursuna katılarak ve Konya’da yapılan bir ses yarışmasında 1.olarak yarışmayı kazanmam sonucunda ve de Milliyet Gazetesinin açmış olduğu “Liseler Arası Ses Yarışmasında” Türkiye 1.liğini kazanmam sonucunda; Konya’da ki Turistik bir gece kulübünde sahne alarak başlamış oldum.

Müzik yaşantınızda ailenizden destek aldınız mı?

- Müzik yaşantımda ailemden herhangi bir destek almadım. Ailemde benden başka müzikle uğraşan kimse yok. Ancak başta babam, annem ve amcam olmak üzere müzikle uğraşmamdan hoşnut kaldılar. Yani köstek olmadılar. Beni, müzik konusunda özgür bıraktılar. Aslında marjinal de olsa destek sağlamış oldular.

Müzik yaşantınızda sizi heyecanlandıran bir sanatçı oldu mu? Onunla herhangi bir çalışma yaptınız mı?

- Zor bir soru… Beni birçok sanatçı heyecanlandırdı. Bu sanatçılar etkileşim zamanlarına göre: Neşet ERTAŞ, Ümit TOKCAN, Belkıs AKKALE, Rıza KONYALI oldular. Bunların dışında ise beni en çok etkileyen sanatçı, Musa EROĞLU oldu.

Müzikle ilgili en büyük hayaliniz neydi ve o hayalin hangi evresindesiniz?

- Belkıs AKKALE ve Rıza KONYALI ile değişik zamanlarda sahne çalışmalarımız oldu. En etkili ve heyecanlı stüdyo ve sahne çalışmam ise sevgili hocam Musa EROĞLU ile oldu.

- Müzikle ilgili en büyük hayalim, Türk Halk Müziğinde Türkiye çapında hatırı sayılır önemli bir yer edinmekti; ama bunu başaramadım. Belki de, müziği 2. Plana öteleyişimden olmuştur. Hayatımda 1. Sıraya üniversite eğitimimi yerleştirdim ve iki tane üniversite eğitimimi tamamladım. Bu eğitimim sonucunda; Ziraat Mühendisi ve Kimya Öğretmeni oldum. Türk Halk Müziğinde güzel ve iyi bir yer edinmek için (geç kalmış olsam da) bütün gücümle, büyük bir savaşım veriyorum. Sayısını hatırlayamadığım birçok solo konser verdim. Bu konserlerin büyük çoğunluğu televizyonlardan canlı olarak yayınlandı. Ayrıca, Televizyon stüdyolarından canlı olarak yayınlanan, türkü programları yaptım. İki tane türkü albümü yaptım. Çocukluğumda da iki adet türkü kaseti çıkardım. Sekiz adet türkü klibi çektim. Bunlar an itibarı ile youtube de yayındalar. Şu an albüm ve klip çalışmalarım devam ediyor.

Müzikle ilgilenen gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?

- Müzikle ilgilenen gençlere şunu tavsiye ederim: Bütün müzik türlerini söylemeye ya da yorumlamaya çalışmasınlar. Yani müzikten bir “ezogelin çorbası” yapmasınlar. Bir müzik türü seçsinler ve seçtikleri müzik türünde ilerlesinler. Başarı daha kolay gelecektir. Bir insan ne kadar yetenekli olursa olsun, bütün müzik türlerini hakkıyla icra edemez. İcra ettiğim için demiyorum; ama müzik türleri içerisinde icrası en zoru olan, Türk Halk Müziğidir. Türk Halk Müziğinde; bütün yörelerin hakkıyla icra edilmesinde insan ömrü yetmez; çünkü her yörenin ayrı bir etnik özelliği vardır. Bir de şunu söylemek istiyorum: Lütfen! Ama lütfen, türküleri şan tekniğiyle okumayınız. Türküleri, etnik yapısını koruyarak ve bozmadan okuyunuz. Asırlardan beri veya yakın geçmiş uzak yıllardan beri süre gelen türkülerin yöresel ve etnik özelliklerini bozmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Türküleri batı tekniğiyle ya da şan tekniğiyle okursak, Türk Halk Müziği tarihine büyük bir darbe vurarak erozyona sebep oluruz.

Son olarak KOBİ Konya dergisine okuyucularına neler söylemek istersiniz,

"Türk Halk Müziği bizim kültürümüzün, geçmişimizin ve duygularımızın aynasıdır. Her türkünün içinde bir hayat hikâyesi, bir sevda, bir acı, bir umut vardır. Bu ezgiler bizi biz yapan değerlerdir. Kıymetli okurların bu mirasa sahip çıkmalarını ve kulak vermelerini tavsiye ederim. Çünkü halk müziği sadece bir müzik türü değil, aynı zamanda bizi bir arada tutan, köklerimize bağlayan bir güçtür. Müziğin iyileştirici ve birleştirici yönünü her zaman hissetmeye ve hissettirmeye çalışıyorum.

Sayın Ahmet ALICI beyefendiye KOBİ Konya Dergisine konuştuğu için teşekkür ediyoruz.

Serap Arı

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nöbetçi Eczane

Benzer Haberler

Kategorideki Diğer Haberler