Dr. Cemil Paslı: Celaleddin’i “Mevlana” Yapan İklim

İnsanın başarı yolculuğundaki olmazsa olmaz saç ayağı şunlardır:
1.Özgüven
2.Zihni arka plan
3.Sosyal çevre
Mevlana Celaleddin Rumi 7. Yüzyılda Medine’de başlayan “İslam Ümranı” nın 13. Yüzyılda zirveye yerleştiği bir devirde dünyaya geldi.
İslam Ümranı 13. Yüzyılda zirvesine yerleştiği dünyaya 3 ana merkezden ışık yayıyordu.
1. Doğu’da ehli beyt’ten aldığı İslamiyeti Hanefi-Maturidi-Yesevi çizgide mükemmel bir sisteme oturtan coğrafyanın zirve şehri Semerkant’tı.
2. Beyt’ül-Hikme’lerdeki tercümelerle dünyanın kadim bilgileriyle vahyin imkânlarını birleştiren büyük mütefekkirlerin yetiştiği ve Avrupa’nın reform ve rönesansına büyük katkı verecek olan batıdaki temsilcimiz Endülüs’ün merkezi: Kurtuba.
3. Ortada Selçuklu’nun çift başlı kartalında sembolize edildiği üzere hem Semerkant merkezli doğu’ya; hem de Kurtuba’nın odakta olduğu Batı’ya bakan; her ikisinden de istifade ederek ama her ikisini de aşan Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti: Konya.
Mevlana Celaleddin Rumi’nin dünyaya geldiği Belh, İslam Ümranı’nın zirve 3 merkezinden birisi ve ana yurduydu.
Bugün Registan Meydanı’nda dünyaya ışık saçmaya devam eden “İslam Ümranı” Mevlana Celaleddin Rumi’nin iliklerine kadar işlemişti.
Şam üzerinden Anadolu’ya gelirken Doğu’dan Batı’ya gelişen bütün birikimi heybesinde toplamayı ihmal etmedi.
Konya’ya konduğunda ise; işin zirvesini gördü.
Mevlana Celaleddin Rumi’nin yaşadığı dönemde 13. Yüzyılda Konya’da sosyal çevresinde şu isimler vardı:
Konya 13. Yüzyılda; Hanefi, Maturidi ve Hoca Ahmet Yesevi gibi zatların ehli beytten alıp yoğurdukları İslam anlayışını ata yurdundan Anadolu’ya, ana yurda getiren şu isimlerden bahsedebiliriz:
Konya geniş ilmi çevresi ile; Tebriz’den gelen Şems-i Tebriz’i, Tiflis’ten gelen Hubeyş et-Tiflîsî, Semerkant’tan Şemşeddin Semerkandi, Sührevend’den Ebû Hafs Ömer Sühreverdî, Şiraz’dan Kutbuddîn Şîrâzî, Musul’dan Esîrüddîn el-Ebherî, Azerbaycan’dan gelen Siraceddin Urmevi ve Ekmeleddin Nahçevani, Malatya’dan gelen Sadreddin Konevi ile; Endülüs birikimini ise Muhyiddin’i Arabi ile birleştirmiş ve kıyamete kadar devam edecek olan vasat ümmetin kanaatini ifade eden Anadolu İslam’ının teori ve pratiğini ortaya koymuştu.
İşte Mevlana Celaleddin böyle zengin bir ilmi iklimde zirve eseri Mesnevi’yi yazdı.
Mesnevi’de İslam Ümranı’nı Kur’an ve Sünnet rehberliğinde gergef gergef işledi.
Ahmet Hamdi Tanpınar, Yahya Kemal Beyatlı’ya sordu:
“Üstad biz Viyana kapılarına kadar nasıl gittik?”
Beyatlı cevap verdi:
“Mesnevi okuyarak ve Buhara pilavı yiyerek”
Yahya Kemal Beyatlı bu veciz cümlesi ile biri manevi diğeri maddi bütün gıda ihtiyaçlarına cevap verecek zenginliğe sahip iki değerden bahsetmişti.
Bu yıl “Huzur Vakti” temasıyla düzenlenecek olan Hz. Mevlâna’nın 752. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri (Şeb-i Arûs)’nde amaç her zaman olduğu gibi sadece “an” mak değil; “anlamak” olmalı.
Ve Konya’nın gönlüne girmiş gönlü olmuş Mevlana Celaleddin Rumi’yi; özellikle Konya’nın aklı Siraceddin Urmevi, Konya’nın vicdanı Şems-i Tebrizi ve Konya’nın ruhu Sadreddin Konevi ile birlikte ele alarak “anlamak” gerekiyor.
The Climate That Made Celaleddin "Mevlana"
The essential pillars of a person's journey to success are:
1. Self-confidence
2. Mental background
3. Social environment
Mevlana Celaleddin Rumi was born during a period when the "Islamic Umran," which began in Medina in the 7th century, reached its peak in the 13th century.
The Islamic Umran, which reached its peak in the 13th century, radiated light to the world from three main centers.
1. Samarkand was the pinnacle city of the region that adopted Islam from the Ahl al-Bayt in the East and established a perfect system along the Hanafi-Maturidi-Yesawi lines.
2. Cordoba, the center of Andalusia, our representative in the West, where great thinkers who combined the world's ancient knowledge with the possibilities of revelation through the translations in the House of Wisdoms were raised and which would make a significant contribution to Europe's reform and renaissance.
3. The capital of the Anatolian Seljuk State, which, as symbolized by the double-headed eagle of the Seljuks in the middle, faces both the east, centered on Samarkand, and the west, centered on Cordoba; benefiting from both, yet surpassing both: Konya.
Balkh, where Mevlana Celaleddin Rumi was born, was one of the three leading centers of the Islamic World and his homeland.
The "Islamic World," which continues to illuminate the world today in Registan Square, was deeply ingrained in Mevlana Celaleddin Rumi.
Coming to Anatolia via Damascus, he made sure to gather all the knowledge that had developed from East to West.
When he settled in Konya, he saw the pinnacle of his work.
During Mevlana Celaleddin Rumi's lifetime in the 13th century, the following figures were among his social circle in Konya:
In the 13th century, we can mention the following figures who brought the Islamic understanding, inherited and molded from the Ahl al-Bayt (People of the House), from the homeland of their ancestors to Anatolia and the homeland:
Konya, with its extensive scholarly circle, brought together Shams al-Tabriz from Tabriz, Hubeysh al-Tiflisi from Tbilisi, Shams al-Din Samarqandi from Samarkand, Abu Hafs Omar Suhrawardi from Suhravand, Qutbuddin Shirazi from Shiraz, Esiruddin al-Abhari from Mosul, Siraceddin Urmavi and Ekmeleddin Nakhchevani from Azerbaijan, and Sadreddin Konevi from Malatya. He combined Andalusian knowledge with Muhyiddin and Arabi, and laid out the theory and practice of Anatolian Islam, which expressed the conviction of the average ummah and would continue until the Day of Judgment.
It was in such a rich scholarly climate that Mevlana Jalaluddin wrote his pinnacle work, the Masnavi. In Masnavi, he embroidered the Islamic Umran step by step, guided by the Quran and the Sunnah.
Ahmet Hamdi Tanpınar asked Yahya Kemal Beyatlı:
“Master, how did we get to the gates of Vienna?”
Beyatlı replied:
“By reading the Masnavi and eating Bukhara pilaf.”
With this concise sentence, Yahya Kemal Beyatlı spoke of two values, one spiritual, the other material, possessing the richness to meet all nutritional needs.
This year, at the 752nd International Commemoration Ceremonies (Şeb-i Arûs) for the Reunion of Rumi, to be held under the theme “Time of Peace,” the aim, as always, should not be merely to “remember” but to “understand.”
And it is necessary to “understand” Rumi, who has entered and become the heart of Konya, by considering him, in particular, alongside Siraceddin Urmevi, the mind of Konya, Shams-i Tabrizi, the conscience of Konya, and Sadreddin Konevi, the soul of Konya.
KOBİ KONYA DERGİSİ
YORUM YAP
Konya'daki bu hastanedeki skandalı SGK ortaya çıkardı! Hastalardan fazla para alıyormuş
Konya'da uzaklaştırma kararı olan eşine eczanede dehşeti yaşatmıştı! 16 yıl 8 ay hapse çarptırıldı
Hayallerimizle oynadı
Konya’da far avı yaparken operasyonla yakalandılar: 4 kişiye rekor ceza!
Konya’da 400 kişilik gece şehir gündemine damga vurdu
Yer Konya... Ameliyathane teknisyeninin medikal malzeme vurgunu
Konya'da 5 kritik kavşakta EDS-4 sistemi devreye giriyor

