
İnsan hayvanlar gibi hazır bir programla dünyaya gelmediğinden; öğrendiği ve öğrendiğini uyguladığı oranda kendini geliştirir.
Bu sebeple inananlara “beşikten mezara kadar ilim öğrenmeleri” ikinci şahısları da ilgilendirdiği için; namazdan daha önemli ve kuvvetli bir farzdır.
3 okumayan, 2 dinlemeyen, bir yazmayan aslında üzerine farz olan “ilim talebi” ni ihmal ettiği için her gün günah işliyor.
Her yeni güne; okuyarak/dinleyerek ve yazarak kendini yenileyen insan hazırdır.
Diğeri dünde, zamanın gerisinde kalmıştır.
“Her gün yeniden doğarız / Bizden kim usanası” (Yunus Emre) sözünde inananın her gün yeniden doğması gerektiği vurgulanır.
Zira Allah, “O her gün yeni bir iştedir” (Rahman, 55/29) cümlesiyle kullarına yeni günü, “yeni bir kafa ve iş tutuş” ile karşılamalarını emreder.
“Dünya durur değişim olmazsa
Değişim kör olur bilgiyle aydınlanmazsa
Bilgi boşunadır eyleme dönüşmezse
Eylem bereketsizdir sevgiyle yoğrulmazsa” (Halil Cibran)
Değişim ve dönüşüm sadece bilgi, eylem ve sevgi ile gerçekleşir.
İnsanlığın kökeni köydür.
Birçoğumuzun köy geçmişi vardır.
Ben de Tokat ili Zile ilçesi Çeltek köyünde 1969 yılında doğdum.
İlkokulu köyümde tamamladım ve ortaokul için Zile’ye geçtim.
Sağlık Meslek Lisesi’nin iki yılını Kırklareli, kalan iki yılını ise Konya’da okudum.
1985 den beri Konya’da yaşıyorum.
Emre Kongar’ın güzel bir sözü var:
“Köylü olmak ayıp değil; köylü kalmak ayıptır.”
Medeniyet’in kökeni Medine şehridir.
Hz. Peygamber (s.a.v.) vahyin rehberliğinde attığı adımlarla Yesrip’i Medine yaptı.
Çöl bedevilerini dünyanın en nazik, kibar, beyefendi/hanımefendi insanları haline getirdi.
“Nuranî bir nar olur; bazı olur, bir nazar,
Fahmi (kömürü) elmas ediyor.
Bazı olur, bir temas, taşı iksir ediyor.
Bir nazar-ı peygamber birden bire kalb eder bir bedevî câhil, bir ârif-i münevver.
Eğer mizan istersen: İslâm’dan evvel Ömer, İslâm’dan sonra Ömer” (Said Nursi)
Şu kadar yıldır şehirde yaşadığı halde;
Hala yere tüküren,
Yüksek sesle konuşan,
Türül türül pis kokan,
Kitaptan, kütüphaneden, defterden nasibi olmayan,
Ağzından küfrü eksik etmeyen bedevidir.
Bu anlamda özellikle Hucurat suresindeki ikazları “şehirde yaşadığı halde köylü kalanların dikkatle okumalarını” öneriyorum.
Kömürün de, elmasın da kökü karbondur.
Elması en değerli kılan şey, en çok değişime uğrayan maden olmasıdır.
Hayatımız sona erdiğinde kabrimizden bir medeniyet çınarı yükselsin istiyorsak;
Okumaya, dinlemeye, yazmaya, yaşamaya, bu işleri aşkla yapmaya ve hayatı “bir tüy gibi” kimseyi rahatsız etmeden ve kimseye yük olmadan yaşamaya çalışmalıyız.
Being a Villager/Staying a Villager
Since humans do not come into the world with a ready program like animals; they improve themselves to the extent that they learn and apply what they learn.
For this reason, since it concerns second parties as well, it is a more important and powerful obligation than prayer for believers to “learn knowledge from the cradle to the grave”.
3 those who do not read, 2 those who do not listen, and 1 those who do not write actually commit sins every day because they neglect the “demand for knowledge” that is obligatory on them.
A person who renews himself by reading/listening and writing is ready for each new day.
The other is behind the times, in yesterday.
In the saying “We are reborn every day / Who can get tired of us” (Yunus Emre), it is emphasized that the believer should be reborn every day.
For Allah commands His servants to greet the new day with “a new mind and a new attitude” with the sentence “He is in a new task every day” (Rahman, 55/29).
“The world will stop if there is no change
Change will be blind if not enlightened by knowledge
Knowledge is in vain if not turned into action
Action is fruitless if not kneaded with love” (Khalil Gibran)
Change and transformation can only happen with knowledge, action and love.
The origin of humanity is the village.
Most of us have a village background.
I was also born in 1969 in Çeltek village of Zile district of Tokat province.
I completed primary school in my village and moved to Zile for secondary school.
I studied two years of Health Vocational High School in Kırklareli and the remaining two years in Konya.
I have been living in Konya since 1985.
Emre Kongar has a beautiful saying:
“Being a villager is not a shame; remaining a villager is a shame.”
The origin of civilization is the city of Medina.
Hz. Prophet (pbuh) made Yesrip Medina with the steps he took under the guidance of revelation.
He transformed the desert Bedouins into the most gentle, polite, gentlemen/ladies in the world.
“It becomes a luminous pomegranate; sometimes, a glance,
Turns coal into diamond.
Sometimes, a touch, turns stone into an elixir.
A glance of the prophet suddenly turns a bedouin, an ignorant, an enlightened wise man into a heart.
If you want a scale: Before Islam, Omar, After Islam” (Said Nursi)
A Bedouin who has lived in the city for so many years;
Still spits on the ground,
Speaks loudly,
Smells foul,
Those who have no share of books, libraries or notebooks,
Never stops swearing.
In this sense, I especially recommend that those who live in the city but remain villagers read the warnings in the Hujurat Surah carefully.
The root of both coal and diamond is carbon.
What makes diamonds most valuable is that they are the most changed minerals.
If we want a plane tree of civilization to rise from our graves when our lives end;
We should try to read, listen, write, live, do these things with love and live life “like a feather” without disturbing anyone and without being a burde
DR. CEMİL PASLI -KOBİ KONYA DERGİSİ