Konya’da 57 Yıllık Sabır: Eskiyen Kur’an-ı Kerimlere Yeniden Hayat Veriyor

Mahmut Sami Özcan, baba mesleği mücellitliği 1969 yılından bu yana sürdürüyor.

Bir iş hanındaki küçük atölyesinde şimdilerde sadece Kur’an-ı Kerim ciltleyen Özcan, mesleğin kendisine sabrı öğrettiğini söylüyor. Tamiri mümkün olmayan eski kitapları ciltleyerek mesleğe başladığını söyleyen Özcan, “Ciltçilik mesleğine çocuk yaşta baba mesleği olarak başladım.

Babam Kur’an-ı Kerim ciltlerdi. Beni dükkanına götürürdü ben de onun cilt yapmasını izlerdim. Söküp dikmeyi o zamanlarda öğrenmiştim. Bir süre sonra babam beni bir matbaada çalışmamı istedi. Bir süre de orada çalışarak matbaacılığı öğrendim. Babama da yardım ederdim. Tapu ve nüfus dairelerinin ciltleme işleri olurdu. Beni de götürürdü. O ciltler büyük olunca yıpranmış, buruşmuş halde olanları sabırla açardık. Şimdi düşünüyorum yapılması mümkün değil. Üste para verseler de yapılmaz” diye konuştu.

‘ÇOCUK YAŞTA TAMİR YAPMAK BİZE SABRI ÖĞRETTİ’
Babasının vefatından sonra ciltçiliğe devam ettiğini anlatan Özcan “Babam o ciltleri sabırla yapardı. Biz de ona yardım ederdik, orada aşılamış demek ki. Çocuk yaşta tamir yapmak, bizlere sabrı öğretti, bu işin özü sabır. Çünkü tamir yapmak insana ağır geliyor. Eski bir şeyi düzelteceksin, yenileyeceksin, yapıştıracaksın. Malzeme yok, kağıt yok o zorluklar içinde biz bu işe alışmış olduk. Babam vefat ettikten sonra ağabeyim ciltçilik işini benim yapmamı önerdi. O bana biraz daha yapılabilecek şeyleri öğretti. Babamdan sonra ben devam ettim. Kitap ve Kur’an-ı Kerim ciltliyordum. Sonra karar aldım sadece Kur’an-ı Kerim ciltlemeye başladım. Elhamdülillah Kur’an-ı Kerim ciltlemeye çalışıyorum. Tamirini yapıyorum, eksikliklerini gideriyorum bu da bana huzur veriyor, mutlu oluyorum” dedi.

‘SABRETMEK ALLAH’IN BİR HİKMETİ OLUYOR’
Özcan, “Bazı kişiler Kur’an-ı Kerim’in yenisini alırım diyor. Bu bana ağır geliyor. Yıpranmış Kur’an-ı Kerim’i hor görüyorsun ikinci sınıfa koyuyorsun. Kutsal kitap, bunu değerlendirmek lazım. Bir hastayı, hastaymış diye morga mı gönderirsin? Tedavisine bakarsın, gerekeni yaparsın. Yaşına bakmamak lazım, sağlığına bakmak lazım. İngiltere’den, Almanya’dan, Hollanda’dan Kur’an-ı Kerim ciltlemeye gelenler oluyor. Sabır şuradan başlıyor.

Yapacağın işin önemi neyse ona göre sabretmek lazım. Kur’an-ı Kerim olunca sabretmek Allah’ın bir hikmeti oluyor. ‘Sen nasıl sabrediyorsun’ diyorlar. Allah’ın işi diyorum. Parasına da bakmadan aynı fiyata çok yıpranmış Kur’an-ı Kerim ciltliyorum. Hiç gocunmuyorum, yorulmuyorum. Zaten Kur’an-ı Kerim’e eline alıp bakmak huzur veriyor. Bunu yaşayan bilir” diye konuştu.


YORUM YAP
Başkan Altay Konya’nın Coğrafi İşaret Tescili Alan Ürün Sayısının 91’e Ulaştığını Açıkladı
Konya'da Ulaşım Rahatlıyor! Şehir Hastanesi Yolu Yenilendi
Başkan Altay Hasat Sevincine Ortak Oldu
Asgari ücrette ezber bozacak model! Bölgesel sistem değerlendiriliyor
Haluk Levent yardım paralarıyla şarap fabrikasına ortak oldu! MASAK raporu gerçeği ortaya çıkardı
Konya Büyükşehir İtfaiyesi, JOIFF Akreditasyonu Alan Dünyanın İlk Yerel Yönetim İtfaiye Teşkilatı Oldu
Konya’da üvey oğlu tarafından kızıyla beraber vahşice katledilmişti! Dursuniye ve Esmanur Öztürk gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı


