Konya’nın hafızasında bir aile: Bakkalbaşıların iki asırlık iz bırakan hikayesi

Konya’nın köklü ailelerinden Bakkalbaşıların yaklaşık iki asra uzanan geçmişi, nüfus kayıtları, eski aile belgeleri ve Üçler Mezarlığı’ndaki mezar taşlarından derlenen verilerle yeniden görünür hale geldi. 1802 doğumlu Recep Efendi’ye dayanan aile tarihi, yalnızca bir soy ağacını değil; Konya’nın ticaret, imar, kamu hizmeti ve eğitim alanındaki dönüşümüne eşlik eden bir toplumsal hafızayı da ortaya koyuyor.
Ailenin bilinen en eski isimlerinden Recep Efendi, geçimini bakkallık yaparak sağladı. Dönemin esnaf teşkilatlanması içinde bakkal loncasının başında bulunması nedeniyle “Bakkalbaşı” lakabıyla anılmaya başladı. Bu lakap, zamanla ailenin adıyla bütünleşti ve 1934 yılında Soyadı Kanunu’yla birlikte resmen soyadına dönüştü.
Recep Efendi ile eşi Fatma Hanım’ın çocuklarından Ömer Efendi, 19. yüzyılın ikinci yarısında ailenin kamusal alandaki görünürlüğünü artıran isim oldu. 1853 dolaylarında doğduğu tahmin edilen Ömer Efendi, daha sonra Ziraat Bankası’na dönüşecek olan Emniyet Sandığı’nda görev yaptı. Konya’nın tanınmış ailelerinden Samancıların kızı Aliye Hanım’la evlenen Ömer Efendi’nin bu evlilikten Nuri, Recep ve Havva adlarında çocukları dünyaya geldi.

Konya’nın imarında iz bırakan kardeşler
Ailenin öne çıkan isimlerinden Nuri Bakkalbaşı, Konya’da ticaret ve kamu hizmeti alanında önemli roller üstlendi. Ticaret Odası Başkanlığı ve vergi mültezimliği yapan Nuri Bakkalbaşı, kardeşi Recep Bakkalbaşı ile birlikte kurdukları şirket aracılığıyla çok sayıda altyapı ve inşaat projesine imza attı.
Bakkalbaşı kardeşlerin çalışma alanı yalnızca Konya merkezle sınırlı kalmadı. Konya Harası binaları, Çumra Kaymakamlık Binası, DSİ Çumra-Göçü Sulama Kanalı, Denizli Saray Ovası sulama kanalları ve Bursa’da Nilüfer Irmağı ıslahı gibi projelerde görev aldılar. Bu çalışmaların dikkat çeken yönlerinden biri ise iş gücünü büyük ölçüde Konya’dan sağlamaları oldu. Böylece aile, yürüttüğü projeler aracılığıyla yalnızca fiziksel yapıların inşasına değil, dönemin istihdamına da katkıda bulundu.
Bu katkının yerel hafızadaki en somut karşılıklarından biri, Çumra’da görüldü. Çumra Belediye Meclisi, 1974 yılında bir mahalleye “Bakkalbaşı” adını verdi. Söz konusu mahallenin kurulduğu alanın, ailenin kanal inşaatı sırasında kullandığı şantiye bölgesi olması, bu kararın sembolik yönünü daha da güçlendirdi.
Devlet hizmetine uzanan bir aile çizgisi
Nuri Bakkalbaşı, 1927 yılında Nesibe Hanım’la evlendi. Bu evlilikten doğan Selçuk Bakkalbaşı, ailenin yeni kuşakta devlet hizmeti ve uluslararası temsilde öne çıkan isimlerinden biri oldu. Ortaöğrenimini Haydarpaşa Lisesi’nde, yükseköğrenimini ise Paris Sorbonne Üniversitesi’nde tamamlayan Selçuk Bakkalbaşı; Turizm Bakanlığı Tanıtma Daire Başkanlığı, Basın Yayın Genel Müdürlüğü ile Bonn ve Roma’da basın müşavirliği görevlerinde bulundu.

1980 yılında Paris’te basın müşaviri olarak görev yaparken Ermeni teröristlerin saldırısında ağır yaralanan Selçuk Bakkalbaşı, daha sonra emekliye ayrıldı. Ankara’da yaşamını sürdüren Selçuk Bakkalbaşı’nın Rita Hanım’la evliliğinden Kaya ve Erol adlarında iki oğlu dünyaya geldi.
Ailenin sonraki kuşağında da kamu hizmeti ve eğitim geleneği sürdü. Kaya Bakkalbaşı, Dışişleri Bakanlığı bünyesinde görev aldı; Fas, Arjantin ve İtalya’da elçilik müsteşarlığı yaptı. Ankara’da görevini sürdüren Kaya Bakkalbaşı, Zeynep Hanım’la evli ve iki çocuk babası. Erol Bakkalbaşı ise Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olarak bankacılık sektöründe ekonomi danışmanlığı alanında çalışıyor.
Ömer Efendi’nin oğlu Recep Bakkalbaşı da Konya’nın tanınmış ailelerinden Saatçizadelerle akrabalık kurdu. 1928 yılında Vesile Hanım’la evlenen Recep Bakkalbaşı’nın Erdoğan, Türkan ve Gülderen adlarında çocukları oldu.
Ailenin diğer kolu: Büyükbakkalbaşılar
Ailenin bir başka kolu ise bugün “Büyükbakkalbaşı” soyadını taşıyor. Bu kol, Nuri ve Recep Bakkalbaşıların amcazadesi olan Şemsettin Efendi’ye dayanıyor. 1876 doğumlu Şemsettin Büyükbakkalbaşı, dayısının kızı Şerife Hanım’la evlendi. Medrese eğitimi alan Şemsettin Efendi, Konya Belediyesi’nde 22 yıl boyunca encümen üyeliği yaptı. Bunun yanı sıra kereste ticaretiyle uğraştı.
YORUM YAP
Medova Hastanesi’nde Taciz Skandalı: Mağdur Sekretere "Ses Kaydı" Davası!
Yer Konya... Vicdanları sızlatan karar Yargıtay’dan döndü
Konya’da zamanın durduğu han: 1200’lerden kalan sır halen çözülmedi
Konya’da çoğu kişinin daha önce adını duymadığı baraj: Yapım amacı şaşırttı!
Konya’da Mavi Boğaz Kanyonu doğaseverleri ağırlıyor: Sörf yapmak isteyenlere burayı görmelisiniz!
ARDIÇLI TOKİ’YE DE LİMA MÜJDESİ
Başkan Altay, Talha Bayrakçı Lima’nın İş Başlangıcını Yaparak, Bosna Hersek FERA’nın Temelini Attı
Trafik cezalarında gelinen nokta! Konya’da “Hayatında bir damla alkol almayan” sürücüye alkollü işlem! Mahkemeye başvurdu!

