Yağmurlu

11°C
Konya

Yıllarca fıkralarıyla tüm Türkiye’yi güldürdü: Akşehir’in simgesi oldu!

Akşehir’de bulunan Nasreddin Hoca Türbesi, altıgen planlı iç yapısı ve on iki köşeli revakıyla dikkat çekiyor. Yüzyıllar içinde yapılan onarımlarla günümüze ulaşan türbe, Nasreddin Hoca’nın hatırasını yaşatan en önemli tarihi yapılardan biri olarak ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürüyor.
Yıllarca fıkralarıyla tüm Türkiye’yi güldürdü: Akşehir’in simgesi oldu!
Kayıt Tarihi: 13.03.2026 15:26 - Son Güncelleme: 18.04.2026 06:57
YAZI
A

Akşehir’in güneydoğusunda bulunan ve ilçenin en önemli tarihi değerlerinden biri olan Nasreddin Hoca Türbesi, mimarisi ve tarihiyle ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Nasreddin Hoca Mezarlığı içerisinde yer alan türbe, yıllar içinde yapılan onarımlar sayesinde günümüze kadar ulaşmayı başardı.

ALTIGEN TÜRBE, ON İKİ KÖŞELİ REVAKLA ÇEVRİLİ

Türbenin mimari yapısı iki bölümden oluşuyor. Asıl türbe kısmı altı ayaklı baldaken planlı iç yapıdan meydana geliyor. Bu bölüm dışarıdan on iki köşeli bir revak ile çevrili. Yapıda taş ve ahşap malzemeler birlikte kullanılmış.

Altıgen planlı iç türbenin kapısı doğu yönünde bulunuyor. Kubbenin geçişinde pandantifler kullanılırken köşelerde devşirme taşlardan yapılmış silindirik sütunlar yer alıyor. Sütunlar sivri kemerlerle birbirine bağlanıyor ve bu kemerlerin üzerine kubbe oturtuluyor. Kaidesiz sütunların köşeli başlıkları ise ahşap gergilerle birbirine bağlanmış durumda.

SANDUKA 1955’TE MERMERLE KAPLANDI

Türbenin merkezinde bulunan ve doğu-batı doğrultusunda yerleştirilen Nasreddin Hoca’nın sandukası, 1955 yılında mermerle kaplanarak bugünkü görünümünü aldı. Sandukanın baş kısmında büyük bir kavuk bulunuyor.

Mezarın üzerinde yer aldığı belirtilen sancak sopasında bir yüzünde “Nasreddin Hoca Veli 683”, diğer yüzünde ise Kur’an’dan alınan Saf Suresi 13. ayetin yer aldığı ifade ediliyor. Türbe içerisinde ayrıca nesih hatla yazılmış mermer bir kitabe de bulunuyor.


TÜRBENİN “BAĞLI” OLMASINA DAİR İLGİNÇ RİVAYET

Türbe hakkında halk arasında anlatılan ilginç bir rivayet de bulunuyor. Bazı taş basma fıkra kitaplarında da yer alan anlatıya göre, Nasreddin Hoca’nın Akşehir’i terk etmemesi için türbesinin bir iple kazığa bağlandığı söyleniyor. Bu anlatım, Hoca’nın mizahi kişiliğini yansıtan bir latife olarak değerlendiriliyor.

DIŞ BÖLÜM 1905’TE YENİDEN YAPILDI

Türbenin dış kısmının ilk olarak 1878 yılında yapıldığı biliniyor. O döneme ait kartpostallar ve gravürlerde ahşap direklerin taşıdığı, kiremit kaplı piramidal çatıya sahip revaklı yapı görülüyor.

Ancak türbe 1905 yılında dönemin Konya Valisi Faik Bey tarafından yaptırılan onarım sırasında büyük ölçüde yenilendi. Bugünkü görünümü bu restorasyonla ortaya çıktı.

Günümüzde türbenin dış kısmı onikigen planlı olup 110 santimetre yüksekliğinde bir kaide üzerine yerleştirilmiş mermer sütunlarla çevrili. Sütunlar demir gergilerle birbirine bağlanırken araları demir parmaklıklarla kapatılmış durumda. Yapının üst kısmında dışarıya taşan saçak ve çinko kaplı piramidal çatı bulunuyor.

TÜRBEDE İKİ MEZAR DAHA BULUNUYOR

Revaklı bölümde Nasreddin Hoca’nın sandukasının dışında iki mezar daha yer alıyor. Bunlardan biri 1499 tarihli olup Mehmet Çelebi’nin kızı Habibe’ye ait. Sandukanın güneydoğusunda bulunan ikinci mezar taşının ise 1498 tarihli olduğu bilinse de kime ait olduğu kesin olarak bilinmiyor.


ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nöbetçi Eczane

Benzer Haberler

Kategorideki Diğer Haberler