58 Kere
Çok bilinen standart bir hayat akışı var insanın. İnsan doğar, yürür, büyür, okula gider, meslek sahibi olur, evlenir, hayat arkadaşı ile mümkünse sonsuza kadar mutlu yaşar. Mümkün olmuyorsa yol ayrılığı gerçekleşir, ayrı ayrı hayatlarda var olmaya, yaşamaya, mutlu olmaya devam ederler. Bir şeyler bitmiştir çok ayrıntıya girmemek gerektiğine inanıyorum. En önemlisi sevgi bitmiştir. Artık yolları ayırmak mutlak bir faydadır. Her zaman mümkün olmuyor ne yazık ki.
Geçtiğimiz hafta sorunsuz boşanmak için doğru adımlarla yürümeye çalışan bir kadının yardım çağrısı ile karşılaştık, Merve Veziroğlu. 58 kere yaşamdan koparılmaya çalışılan ama 59 kere hayata tutunan Merve Veziroğlu…
Yakın çevremizde bulunan arkadaşımız, kuzenimiz, komşumuz gibi hayat yaşayan bir kadın. İç mimarmış kendisi. Aynı zamanda bebek yaparak içerik üreten gayet hanımefendi, bizim gibi biri. Kendi halinde devam eden hayatı; onu sevdiğini zannettiği eşinin eli ile kan içinde kalmış bir kadın. Onu her şeyden çok sevdiğini söyleyen eşi, ona eziyet ederken etrafıyla paylaşmaya bile utandığını söylüyor. Kendisi ve ailesiyle ilgili tehditler aldığını ve boşanmanın en hasarsız şekilde gerçekleşmesi için süreci idare etmeye çalıştığını da anlatıyor.
Eşinin işten ayrıldığı günün ertesi günü, eşine kahvaltı hazırladığı bıçak ile Merve’ye yaşatılan dehşet dolu dakikaları anlatırken derin derin nefesler alıyor. O korkunç olayın ardından hastane sürecini de anlatıyor. En çok etkilendiğim cümlesi ‘Düzgün bir hayat yaşabilmek için çok mücadele verdim. Hiç uğruna ölmeyi kimse istemez, ben de istemedim o yüzden çok direndim.’ Dikiş atmaya zaman olmadığı için sağlık personeli zımbalama tekniği ile müdahale etmek zorunda kalmış. Hayata milimetre fark ile tutunduğunu anlatıyor. Çok şükür bugün hayatta ve yaşadıklarını anlatabiliyor… İnternetten ayrıntıları anlattığı programa, videolara ulaşıp izleyebilirsiniz.
58 kere… Nasıl bir gözü dönmüşlük ise artık. Görülen dava sonucunda zanlı 26 yıl ceza almış. Temyize gidiyor, olumsuz cevap aldıkları için Yargıtay’a gidiyor. Yargıtay’dan temyiz ediliyor dosya. Merve kendi kanalında temyiz sebeplerini okurken şunların altını çiziyor; zanlının öldürme kastının olmaması ve gönüllü vazgeçme durumundan, pişmanlığından bahsediliyor. Mahkeme süreci devam etmekte. 05 Kasım 2026 tarihindeki duruşmada zanlı; 58 darbenin kaçıncısında gönüllü vazgeçme yaşadığı, 58 darbenin kaç tanesinde öldürme kastı olmadığını, 58 darbenin kaçıncısında pişmanlık yaşadığını anlatabilir belki hakim karşısında…
Yüce Türk Adaleti tecelli edecektir çok eminim. Hak eden hak ettiği cezayı mutlaka alacaktır asla şüphemiz yok. İçinde vahşice hisler olanları korkutacak, caydırıcı olacak bir ceza almasını diliyorum zanlının.
Merve Veziroğlu kamuoyunun desteğini bekliyor gözyaşlarıyla. Oysa içerik ürettiği kanalında yaptığı bebekleri izlemek isterdik yalnızca.
Ve eşinin ona günde 58 kere sevgi dolu mesajlar attığını, 58 kere gözyaşını sildiğini, 58 kere çiçek aldığını, 58 kere en sevdiği çikolatayı aldığını, 58 kere saçlarını okşadığını, 58 kere hediye aldığını, 58 kere kahvaltı hazırladığını, 58 kere gözlerine sevgiyle baktığını, 58 kere avucunun içini öptüğünü, 58 kere ona kahve yaptığını, 58 kere seni seviyorum dediğini… Sonsuz 58 kere güzellik….
Bu hafta Mihriban dinleyelim istiyorum. ‘Sarı saçlarını deli gönlüme bağlamışım çözülmüyor Mihriban’. Sözleri kıymetli Abdurrahim Karakoç’a ait, müzik ise Musa Eroğlu’na ait. Ben Musa Eroğlu’ndan dinlemeyi çok severim.
Sevgili Merve; bu türküdeki Mihriban gibi çok sevilmeni diliyorum. Seni sevenin, adın geçince elindeki kalem düşsün sevgisinden, lambada titreyen alevi üşüsün. Ve onun nezdinde bütün kadınlara çok sevildikleri bir hayat diliyorum. Tabi ki beyefendiler de çok sevilsin…
Görüşmek üzere, mutlu kalalım…



