Çok Bulutlu

13°C
Konya

Milgram Deneyi

Kayıt Tarihi: 13.05.2024 21:54 - Son Güncelleme: 24.05.2024 04:48
YAZI
A

Bugün size Milgram deneyinden bahsetmek istiyorum...Amerikada Yale Üniversitesinden psikolog Dr. Stanley Milgram tarafından 1960’larda yapılan bir deney bu...çoğunuz duymuşsunuzdur veyahutta okumuşsunuzdur ama genede bilmeyenler için anlatayım...


Milgram’ın 1961'de İkinci Dünya Savaşı suçlusu Adolph Eichmann'ın yargılanmasında verdiği bir ifade çok dikkatini çekmiş...Eichmann şöyle diyordu, İkinci Dünya Savaşı sırasında milyonlarca yahudinin ölüm emrini verirken yalnızca bana verilen talimatları yerine getirdim dedi...yani suçlu ben değil, bana emir verenlerdir dedi...Milgramda acaba Eichmann gerçekten emirleri yerine getiren bir kişi mi yoksa Holokost'taki milyonlarca insanın ölümünden sorumlu bir suç ortağı mıydı? Oda bu soruyu sormaya ve cevabını aramaya başladı...

Fazla uzatmadan deneyden bahsedeyim...bu araştırma, psikoloji deneylerinde insan deneklerin kullanımı hakkında ciddi etik sorular ortaya çıkardı...karşı çıkanlar çok oldu....


Milgram gazete ilanlarını kullanarak 40 kişiyi topladı...katılımcılara karşılığında her kişiye 4,50 dolar ödedi...

Milgram, şok seviyeleri 30 volttan başlayıp, 15 voltluk artışlarla, 450 volta kadar yükselen korkutucu bir şok jeneratörü geliştirdi...Birçok anahtarı hafif şok, orta şok ve "tehlike: şiddetli şok" gibi terimlerle etiketledi...son iki anahtarıda basitçe uğursuz ve kaygıverici manasında "XXX" diye etiketledi...Bu en tehlikeli düğmeydi...

Her katılımcı bir öğretmen rolünü üstlendi ve bu kişi daha sonra yanlış bir cevap verildiğinde öğrenciye şok uyguladı...aslında ortada gerçek bir elektrik şoku yoktu...katılımcı, öğrenciye gerçek şoklar verdiğine inanırken öğrenci de deneyde sadece şok olmuş gibi davranan Milgramın adamlarından biriydi...


Deney ilerledikçe katılımcı olan kişi, öğrenciden serbest bırakılması için yalvarmasını ve hatta bir kalp rahatsızlığından şikayet ettiğini duyacaktı...300 volt seviyesine ulaştıklarında, öğrenci duvara çarpacak ve serbest bırakılmayı talep edecekti...bu noktanın ötesinde, öğrenci tamamen sessiz kalacak ve daha fazla soruya cevap vermeyi ret edecekti...deneyci daha sonra katılımcıya bu sessizliği yanlış bir yanıt olarak görmesi ve daha fazla şok vermesi talimatını verecekti...

Katılımcıların çoğu deneyciye devam edip etmeyeceklerini sordu...çünkü karşı tarafta acı çeken ve beni kurtarın diye bağıran bir öğrenci vardı...ama deneyci, katılımcıya hiçbir şey olmamış gibi komutlar vermeye devam etti:

 "Lütfen devam edin."

 "Deney, devam etmenizi gerektiriyor."

 "Devam etmeniz kesinlikle çok önemlidir."

 "Başka seçeneğin yok; devam etmelisin."


Milgram deney başlamadan önce bir grup Yale Üniversitesindeki öğrencilerine, arkadaşlar sizce 100 kişiden kaç kişi maksimum şoku verir diye sordu...Öğrenciler de %3’ü geçmez hocam dediler...

Ne oldu biliyor musunuz? Milgramın çalışmasındaki katılımcıların %65’i maksimum şokları verdi...Çalışmadaki 40 katılımcının 26'sı maksimum şok verirken 14'ü en yüksek seviyelere ulaşmadan önce durdu...

En ilginç olanı da her ne kadar bu çalışmaya katılan deneklerin çoğu deneyciye kızsalarda, söylediği ve yapmasını istediğinin doğru olmadığını bilseler de, emirlerilerini sonuna kadar yerine getirmekten de geri kalmadılar...

Ha bu arada sonları bazı akademisyenler bu deney sonucunun doğru olmadığını söylediler...hatta bazıları Milgramı suçlayarak bunun bir kurgu olduğunu söylediler...bu deney, sonraları defalarca tekrarlandı...farklı sonuçlar çıksada, durum hala aynıydı...

Sorum şu...


Bu deneydeki katılımcılar, senin ve benim gibi sıradan, sadece işlerini yapan, başkalarına herhangi bir düşmanlık duymayan insanlar...katılımcıların, kulakları acı çeken kurbanların çığlıklarıyla çınlamasına rağmen, çoğu neden bir otorite ve güç figürü tarafından talimat verildiğinde çok yanlış olduğunu bildiği sadistik bir harekette bulunmaya devam ediyor? 

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Kenan Keser

Kenan Keser

Yazarın Diğer Yazıları