Çok Bulutlu

13°C
Konya

Cezanın Şahsiliği Tamam da İhmalin Bedeli Ne Olacak?

Kayıt Tarihi: 31.03.2026 21:49 - Son Güncelleme: 17.04.2026 06:30
YAZI
A

Bugünlerde en çok tartışılan başlıklardan biri şu: Suça sürüklenen çocukların ailelerine de ceza sorumluluğu getirilmeli mi?

Bu soru toplumda karşılık buluyor. Çünkü insanlar artık sadece suçu değil, o suça giden ihmali de görüyor.

Ama burada çok dikkatli olmak gerekiyor. Ceza hukukunun en temel taşlarından biri suçun şahsiliği ilkesidir.

Yani hiç kimse, başkasının işlediği fiilden dolayı cezalandırılamaz.

Bir çocuğun suç işlemesi, otomatik olarak anne ve babanın da cezalandırılması sonucunu doğurursa, bu hukuk devleti bakımından tehlikeli bir eşik olur.

Çünkü o noktada ceza, kişisel fiile değil, akrabalık bağına bağlanmış olur.

Buna rağmen toplumun itirazı da yabana atılamaz, atılmamalı da.

Çünkü sosyal hayatın olağan akışı içinde çocuk yetiştirmek sadece dünyaya getirmekten ibaret değildir.

Gözetmek, sınır koymak, yön vermek ve gerektiğinde müdahale etmek de anne babalığın bir parçasıdır.

Bir çocuk uzun süre suça, şiddete, kötü çevreye, başıboşluğa sürükleniyorsa, aile çevresinin hiç konuşulmaması da hayatın gerçeğine uymaz.

Toplumun asıl tepkisi de burada birikiyor.

Kimse anne babayı çocuğun suçunun faili ilan etmiyor.

Ama açık ihmal varsa, bunun da tamamen görmezden gelinmesini istemiyor.

Aslında hukuk düzeni aileyi zaten bütünüyle sorumsuz kabul etmiyor.

Borçlar hukuku çerçevesinde aile başkanının gözetim yükümünden doğan sorumluluğu buna yıllardır örnek gösteriliyor.

Demek ki hukuk, aile içindeki yetkinin yanında bir yükümlülük de görüyor. Burada kurulması gereken denge çok hassas.

Eğer yapılacak düzenleme “çocuk suç işledi, aile de ceza alır” gibi otomatik bir mantığa dayanırsa, bu kabul edilemez.

Ama düzenleme, anne babanın kendi bağımsız ihmali üzerine kurulursa, tartışma başka bir zemine taşınır.

Ceza çocuğun fiiline değil, anne babanın kendi kusurlu davranışına bağlanmış olur. İşte hukuken savunulabilir çizgi de ancak buradan geçer.

Yine de bu mesele yalnız ceza artırarak çözülemez.

Yoksulluk, eğitimsizlik, parçalanmış aile yapısı, denetimsiz sokak kültürü ve çocukları kullanan yetişkinler hesaba katılmadan kurulacak her cümle eksik kalır.

Devlet yıllarca önleyici sosyal politikaları ihmal edip sonra sadece cezayı büyütürse, çözüm değil tepki üretmiş olur.

Ama aile sorumluluğunu tamamen yok saymak da artık toplumu ikna etmiyor. Çünkü bazı durumlarda gerçekten ihmal var.

Bazı durumlarda gerçekten sorumsuzluk var. Ve bunun bedelini sadece çocuk değil, bütün toplum ödüyor.

Bu yüzden ihtiyaç duyulan şey, öfkeye teslim olmuş bir ceza politikası değil.

İhtiyaç duyulan şey, suçun şahsiliği ilkesini koruyan ama ağır aile ihmalini de görmezden gelmeyen ölçülü bir düzenlemedir.

Çünkü çocukları ancak suç işledikten sonra fark eden bir toplum, aslında sorunu çok geç fark etmiş toplumdur.


ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.