Çok Bulutlu

22°C
Konya

Süresiz Nafakada Yeni Dönem: Şimdi Ne Olacak?

Kayıt Tarihi: 16.06.2026 20:52 - Son Güncelleme: 19.06.2026 12:00
YAZI
A

Son günlerde en çok konuşulan konulardan biri nafaka meselesi oldu.

Özellikle de “süresiz nafaka kalktı” başlığı herkesin dikkatini çekti.

Ama bu başlığı biraz dikkatli okumak gerekiyor. Çünkü nafaka tamamen ortadan kalkmadı.

Çocuk için ödenen iştirak nafakası da kaldırılmadı.

Asıl tartışma, boşanan eşe bağlanan yoksulluk nafakasının süresiz olup olmamasıyla ilgili.

Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin korunması için vardır.

Yani nafakanın amacı kimseyi cezalandırmak değildir.

Amaç, boşanma sonrası gerçekten zor durumda kalacak kişiye destek olmaktır.

Ancak yıllardır tartışılan nokta şuydu: Bu destek her olayda süresiz mi olmalı?

Kısa süren bir evlilikten sonra yıllarca nafaka ödenmesi adil midir?

Tarafların yaşı, çalışma gücü, kusur durumu ve ekonomik şartları hiç mi dikkate alınmamalıdır?

İşte mesele tam da burada başlıyor.

Hukukta adalet, herkese aynı sonucu uygulamak değil; her olayın kendi şartlarına göre değerlendirilmesidir.

Bir kişi boşanma nedeniyle gerçekten yoksulluğa düşmüşse elbette korunmalıdır.

Ama diğer taraf da ömür boyu sürecek, ölçüsüz bir yük altında bırakılmamalıdır.

Nafaka ne bir intikam aracıdır, ne de boşanmanın otomatik olarak ömür boyu devam eden faturasıdır.

Bu nedenle yeni dönemde kanun koyucunun dikkatli bir düzenleme yapması gerekiyor.

Hem ekonomik olarak zayıf olan taraf korunmalı hem de nafaka yükümlüsü için ölçülü ve hakkaniyetli bir sistem kurulmalı.

Bu konuda kadın-erkek kavgası üzerinden konuşmak meseleyi basitleştirir.

Çünkü nafaka dosyalarında tek bir doğru yoktur. Bazen gerçekten mağdur olan nafaka alacaklısıdır.

Bazen de yıllarca ödeme yapmak zorunda kalan nafaka borçlusudur.

Bu nedenle çözüm, nafakayı tamamen kaldırmak değildir.

Çözüm, nafakayı somut olaya göre adil şekilde belirlemektir.

Evliliğin süresi, tarafların yaşı, çalışma imkânı, çocukların durumu ve ekonomik koşullar birlikte değerlendirilmelidir.

Gerekiyorsa nafaka süreli olmalı ve belirli aralıklarla yeniden gözden geçirilmelidir.

Gerekiyorsa da gerçekten ihtiyaç devam ediyorsa korunma devam etmelidir.

Kısacası mesele nafakanın varlığı değil, süresizliğin ölçüsüdür.

Bugün tartışmamız gereken şey de budur.

Nafaka kalktı mı diye sormaktan önce, daha adil bir nafaka sistemi nasıl kurulabilir diye sormamız gerekir.

Çünkü aile hukukunda asıl amaç taraflardan birini cezalandırmak değil, boşanma sonrası dengeyi sağlamaktır.

Bu denge kurulmadığında adalet duygusu zedelenir.

Adalet duygusu zedelendiğinde ise kararlar sadece mahkeme dosyalarında değil, insanların hayatında da ağır sonuçlar doğurur.



ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.