Tacirler Arasında Faturaya İtiraz Etmemek Ne Anlama Gelir?
Ticari hayatta çoğu zaman işler güven ilişkisiyle yürür. Mal alınır, hizmet alınır, karşı taraf fatura keser, fatura muhasebeye gider, sonra da yoğunluk içinde unutulur.
“Nasıl olsa sonra bakarız” denir. Fakat ticaret hukukunda bazı şeylere “sonra bakmak” bazen pahalıya mal olabilir.
Çünkü fatura, yalnızca vergi kaydı için düzenlenen basit bir belge değildir. Özellikle tacirler bakımından fatura, ileride çıkabilecek bir uyuşmazlıkta çok önemli bir ispat aracına dönüşebilir.
Bir tacir, ticari işletmesiyle ilgili olarak mal satmışsa, hizmet vermişse veya bir iş görmüşse karşı tarafa fatura düzenler. Buraya kadar herkesin bildiği kısım. Asıl önemli olan ise faturayı alan tarafın ne yaptığıdır.
Faturayı aldınız. İçeriğine baktınız mı? Malın cinsi doğru mu? Miktar doğru mu? Bedel doğru mu? Vade doğru mu? Daha önce konuşulmayan faiz, kur farkı, cezai şart gibi bir kayıt eklenmiş mi?
İşte bu noktada hukuk şunu söylüyor: Faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren 8 (sekiz) gün içinde faturanın içeriğine itiraz etmezse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır.
Bu cümle ticari hayat için oldukça önemlidir. Çünkü “Ben o faturayı kabul etmedim” demek her zaman yeterli olmayabilir.
Eğer fatura size ulaşmış, siz de sekiz gün içinde açıkça itiraz etmemişseniz, artık o faturanın içeriğinin doğru olduğu yönünde karşı taraf lehine güçlü bir karine doğar.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Faturaya itiraz etmemek, her durumda “ben kesin borçluyum” anlamına gelmez. Ancak işler sizin açınızdan zorlaşır.
Çünkü başlangıçta faturayı düzenleyen tarafın ispatlaması gereken bazı hususlar, itiraz edilmemiş fatura nedeniyle artık sizin aleyhinize dönebilir. Yani ispat yükü yer değiştirebilir.
Basit söyleyelim: Süresinde itiraz etmediğiniz bir faturaya karşı sonradan “bu bedel fazla”, “bu mal böyle değildi”, “bu hizmet verilmedi”, “bu vade konuşulmadı” dediğinizde, artık bunu daha güçlü delillerle ortaya koymanız gerekir.
Bu yüzden tacirlerin en çok yaptığı hatalardan biri, faturayı yalnızca muhasebecinin ilgileneceği bir evrak gibi görmesidir.
Oysa fatura, ticari ilişkinin hukuki fotoğrafı gibidir. O fotoğrafta yanlış bir görüntü varsa, bunu zamanında söylemek gerekir.
Bir başka önemli mesele de şudur: Faturaya itiraz edilmemesi, her zaman malın gerçekten teslim edildiğini tek başına ispatlamaz. Faturanın içeriği ile malın fiilen teslimi birbirinden farklı konulardır.
Mal teslimi; irsaliye, teslim tutanağı, sevk belgesi, yazışmalar, ödeme kayıtları, ticari defterler ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.
Yani faturaya itiraz edilmemesi güçlü bir sonuç doğurur; fakat her uyuşmazlığı tek başına bitiren sihirli bir belge de değildir.
Peki tacir ne yapmalı?
Öncelikle gelen faturalar düzenli şekilde kontrol edilmeli. “Fatura gelmiş, muhasebeye atın” alışkanlığı terk edilmeli.
Muhasebe kaydı elbette önemlidir ama faturanın hukuki içeriği ayrıca incelenmelidir.
Faturada hata varsa, sekiz günlük süre geçirilmeden yazılı şekilde itiraz edilmelidir. Mümkünse bu itiraz noter, KEP, e-posta, iadeli taahhütlü mektup veya ispatlanabilir başka bir yolla yapılmalıdır.
Çünkü yarın bir gün dava açıldığında önemli olan “ben itiraz etmiştim” demek değil, bunu ispatlayabilmektir.
İtiraz da genel ve belirsiz olmamalıdır. “Bu faturayı kabul etmiyoruz” demek bazı durumlarda yeterli görünse de en sağlıklısı hangi kaleme neden itiraz edildiğini açıkça yazmaktır. Bedel mi yanlış?
Miktar mı fazla? Mal hiç teslim edilmedi mi? Hizmet eksik mi verildi? Vade mi hatalı? Bunlar net şekilde belirtilmelidir.
Ticari hayatta birçok büyük uyuşmazlık, aslında en başta ciddiye alınmayan küçük ayrıntıların zamanla büyümesinden kaynaklanır.
Bir fatura gelir, kimse bakmaz. Sekiz gün geçer. Sonra icra takibi başlar, dava açılır, “ama biz bunu kabul etmemiştik” denir. Ne var ki hukuk, bazı durumlarda susmayı da anlamlandırır.
Bu nedenle tacirler açısından faturaya bakmak, yalnızca muhasebesel bir işlem değil; ticari tedbirdir.
Kısacası ticari hayatta fatura, “sonra bakarız” denilecek belgelerden değildir. Çünkü bazen ticari uyuşmazlık, faturanın doğru olup olmadığından çok, ona zamanında itiraz edilip edilmediği üzerinden şekillenir. Bugün sessizce kenara konulan bir fatura, yarın masaya dava dosyası olarak dönebilir.
AV. GÜLÜSTAN SARKURT

