Şirket İçin Attım Sanıyordum: İkinci İmzanın Bedeli
— Çeki şirket adına düzenledik, kaşeyi bastık, imzayı da attık. Buraya kadar sorun yok, değil mi?
— Yok. Şirket yetkilisinin şirket kaşesi üzerine attığı imza, kural olarak şirketi borç altına sokar.
— Sonra bir imza daha attım. O da şirket için…
— İşte orada durmak gerekiyor. İkinci imza, şirket kaşesinin dışına ve çekin ya da bononun ön yüzüne ayrıca atılmışsa yalnızca şirketi değil, imza sahibini de şahsen borç altına sokabilir.
Ticari hayatta çek veya bono düzenlenirken “İki imza atalım, daha resmî görünsün.” düşüncesiyle hareket edildiğine sıkça rastlanır.
Oysa kambiyo senetlerinde fazladan atılan imza, basit bir şekil tekrarı değildir. Şirketi temsilen atılan imzadan ayrı olarak, senedin ön yüzüne ve kaşe dışına atılan ikinci imza, Yargıtay uygulamasında kural olarak aval kabul edilmektedir.
Peki aval nedir?
En sade anlatımıyla aval, çek veya bono bedelinin ödeneceğine ilişkin güçlü bir kişisel teminattır. Aval veren kişi, kimin lehine aval vermişse onun gibi sorumlu olur.
Yani şirket borcunu ödemezse alacaklı yalnızca şirketin malvarlığına yönelmek zorunda kalmaz; aval veren şirket yetkilisinin şahsi malvarlığına karşı da takip başlatabilir.
İmzayı atan kişi daha sonra “Ben şirket yetkilisi sıfatıyla imzaladım, şahsen borçlanmak istemedim.” diyebilir mi?
Söyleyebilir; fakat bu savunma her zaman onu sorumluluktan kurtarmaz. Çünkü kambiyo senetlerinde imzanın senet üzerindeki yeri ve atılış biçimi hukuki anlam taşır.
Şirket kaşesi üzerindeki imza şirket adına verilmiş kabul edilirken, kaşeden bağımsız biçimde ön yüze atılan ikinci imza kişisel teminat iradesi olarak değerlendirilebilir.
Üstelik aval için mutlaka uzun bir sözleşme hazırlanması veya “Ben bu borca kefilim.” şeklinde ayrıca bir açıklama yapılması da gerekmez. Bazı hâllerde tek başına o ikinci imza yeterlidir.
Elbette her uyuşmazlıkta senedin bütünü, imzaların konumu, temsil biçimi ve somut olayın özellikleri ayrıca incelenir. Ancak “İkinci imzayı gelişigüzel attım.” demek, doğmuş olan kambiyo sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle yalnızca imzayı atan şirket yetkilisinin değil, çeki veya bonoyu teslim alan kişinin de iki imzanın farklı anlamlara gelebileceğini bilmesi gerekir.
Senedi alan kişi gerçekten şahsi teminat istiyorsa imzanın nereye ve hangi sıfatla atıldığını kontrol etmeli; şirket yetkilisi ise şahsen sorumlu olmak istemiyorsa “Bir imza daha atalım, ne olacak?” rahatlığıyla hareket etmemelidir.
Çünkü çek ve bonoda bazen tek bir imzanın yeri, borcun yalnızca şirkete mi yoksa şirket yetkilisinin şahsına da mı ait olduğunu belirler.
Kısacası, kambiyo senedinde ikinci imza süs değildir. Bazen şirket borcunun altına şahsi malvarlığınızla yazdığınız bir taahhüttür.
Av. Gülüstan Sarkurt

