Ekran Görüntüsü Aldım, Delil Olarak Kullanabilir Miyim?
Birine borç verdiniz, geri ödemedi. Telefonunuza gelen “Paranı haftaya göndereceğim.” mesajının ekran görüntüsünü aldınız. Ya da sosyal medyada hakkınızda yazılan sözleri kaydettiniz. İçiniz rahat: “Her şey elimde, inkâr edemez.”
Peki, telefonunuzda duran o görüntü, mahkemede her şeyi ispatlamaya yeter mi?
Önce şunu söyleyelim: Elektronik yazışmalar hukuk için önemsiz değil. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, elektronik ortamdaki verileri de delil başlangıcı niteliğinde belge olarak kabul ediyor.
Ancak belge olması, her ekran görüntüsünün tek başına kesin delil olduğu anlamına gelmiyor.
“Mesajda adı yazıyor, daha ne gerekiyor?” diyebilirsiniz. Fakat telefon rehberindeki bir isim, mesajı gerçekten o kişinin gönderdiğini tek başına göstermeyebilir.
Yazışmanın hangi numarayla yapıldığı, kime ait olduğu ve konuşmanın bütünü önem taşır. Nitekim Yargıtay, 2025 tarihli bir boşanma kararında, yazanı ve numaraları belli olmayan, karşı tarafın da kabul etmediği yazışmaları ilgili iddianın ispatı için yeterli görmedi. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — 18.09.2025, 2025/5186 E., 2025/7559 K.)
O hâlde mesajların hiçbir faydası yok mu? Elbette var. Yargıtay, yine 2025 tarihli başka bir kararında, bir taşınmazın emanet tutulduğunu belirten WhatsApp mesajlarını delil başlangıcı kabul etti. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi — 13.10.2025, 2025/1472 E., 2025/4776 K.)
Bunun anlamı şu: Mesaj, uyuşmazlığı tek başına çözmese bile iddiayı destekleyerek tanıkların da dinlenebilmesinin yolunu açabilir.
Dolayısıyla “İmzalı kâğıdın yoksa hiçbir hakkını ispatlayamazsın.” düşüncesi de doğru değil.
Sosyal medyadaki hakaretlerde de benzer bir dikkat gerekiyor. Yargıtay’ının Ocak 2026 tarihli bir kararında, hesabının çalındığını ve paylaşımı yapmadığını savunan sanık hakkında, dosyadaki fotokopi ekran görüntüsüyle yetinilmesi uygun bulunmadı. (Yargıtay 4. Ceza Dairesi — 14.01.2026, 2023/15944 E., 2026/1395 K.)
Yargıtay, paylaşımın gerçekten yapılıp yapılmadığının araştırılmasını istedi. Yani ekran görüntüsü delil olarak sunulabilir; ancak mahkeme, bu görüntünün gerçekliğini ve paylaşımı kimin yaptığını da incelemelidir.
Bir de işin çoğu zaman unutulan tarafı var: Bu görüntüyü nasıl elde ettiniz? Size gönderilen bir mesajı saklamakla, başkasının hesabına izinsiz girerek yazışmalarını almak aynı şey değil.
“Haklılığımı ispatlayacaktım.” düşüncesi, delil elde etmek için her yöntemi hukuka uygun hâle getirmez. Hukuka aykırı elde edilen deliller, hukuk yargılamasında dikkate alınamaz.
Öyleyse ne yapmalı? Yalnızca işinize gelen cümleyi kesip saklamakla yetinmeyin. Konuşmanın tamamını, tarihleri ve gönderen bilgilerini koruyun.
Asıl yazışmayı silmeyin; gerektiğinde incelenebilmesi için mesajın bulunduğu cihazı muhafaza edin. Ekran görüntüsünü, doğruluğunun araştırılmasına imkân verecek kayıtlarla birlikte düşünün.
Ekranı kaydetmek bir an sürer; haklılığınızı ispatlamak, o kaydı nasıl koruduğunuza bağlı olabilir.



