Çok Bulutlu

22°C
Konya

Cihaz Var, Bilgi Yok. Etik Hepten Yok!

Kayıt Tarihi: 29.12.2025 20:30 - Son Güncelleme: 01.05.2026 14:41
YAZI
A

Güzellik sektörüne duyulan güven bir anda kaybolmadı.

Bu bir algı meselesi değil; tekrar eden hataların, suskunlukların ve sorumsuzlukların doğal sonucu.

Son yıllarda danışanlardan en sık duyulan cümleler hep aynı:

“İlk başta çok iyiydi ama sonra…”

“Bana böyle bir yan etki olabileceği söylenmedi.”

“Bir sorun yaşadım, ulaşacak kimse yok.”

“Başka bir yere gittim, yapılan işlemi toparlamaya çalışıyorlar.”

Bunlar münferit hikâyeler değil.

Bunlar sektörün aynası.


TEKNİK GERÇEKLERİ KONUŞALIM

Bir cilde işlem yapmak;

cilt tipi analizi yapılmadan,

bariyer durumu değerlendirilmeden,

inflamasyon geçmişi bilinmeden,

kullanılan aktiflerin birbiriyle etkileşimi hesaplanmadan

asla yapılmaması gereken bir iştir.

Ama bugün ne yapılıyor?

Aynı cihaz, aynı başlık, aynı protokol…

Herkese.

Zayıflamış cilt bariyerine agresif enerji bazlı işlemler uygulanıyor.

Üzerine güçlü aktifler yükleniyor.

Sonuçta ne oluyor?

Yanma, lekelenme, uzun süren hassasiyet, kalıcı izler…

Sonra da tek bir cümleyle geçiştiriliyor:

“Bu kişisel bir reaksiyon.”

Hayır.

Bu kişisel değil.

Bu bilgisizliktir.


MERDİVEN ALTI GERÇEĞİ

Bir de konuşulmayan ama herkesin bildiği bir gerçek var:

Yetkisiz dolgu ve botoks uygulamaları.

Güzellik salonlarında, arka odalarda, ev ortamlarında yapılan işlemler…

Kim yapıyor? Yetkisi olmayan.

Hangi ürünle? Kaynağı belirsiz.

Sonuç ne oluyor?

Asimetri, damar tıkanıklığı, doku kaybı, kalıcı hasar ve ciddi psikolojik travmalar.

Bunlar “nadir vakalar” değil.

Bunlar üstü örtülen sonuçlar.

Danışanların çoğu neyin yasal, neyin yasadışı olduğunu bilmiyor.

Çünkü kimse anlatmıyor.

Anlatılmayan her bilgi, riski büyütüyor.


KAMPANYA DÜZENİ VE BÜYÜK YANILGI

Danışanların düştüğü en büyük yanılgılardan biri şu:

Tüm güzellik salonlarının aynı bilgiye, aynı ürünlere ve aynı uygulama standardına sahip olduğu düşüncesi.

Bu yüzden sıkça şu cümle kuruluyor:

“Aynı işlemi ucuza yaptırdım, kâr ettim.”

Oysa bu düşünce, sektörün en tehlikeli yanılsamalarından biri.

Güzellikte “aynı işlem” diye bir şey yoktur.

Aynı isimle sunulan uygulamalar;

farklı ürün kalitesi,

farklı içerik bilgisi,

farklı dozlama,

farklı el,

farklı etik anlayışıyla

bambaşka sonuçlar doğurur.

Bir yerde ürünün kaynağı ve stabilitesi sorgulanmazken,

başka bir yerde aynı işlemin arkasında ciddi bir bilgi birikimi, cilt okuma yetisi ve takip süreci vardır.

Fiyat düştükçe işlem aynı kalmaz.

Sorumluluk azalır.

Takip ortadan kalkar.

Yan etki “normal” denilip geçilir.

Ucuz aldığını zanneden danışan çoğu zaman şunu fark etmez:

O aslında işlemi değil, riski satın almıştır.

Ve “aynı işlemi ucuza aldım” cümlesi,

çoğu zaman

“başka bir yerde toparlatmaya çalışıyorum” cümlesine dönüşür.

“Güzellikte kâr ettiğini sananların çoğu, bedelini daha sonra öder.”


GÜVEN NEDEN YOK?

Çünkü:

– Şeffaflık yok

– Sorumluluk yok

– Takip yok

– Etik sınır yok

İşlem bitince ilişki de bitiyor.

Oysa gerçek bakım, işlemden sonra başlar.

Bu yazı teknolojiye karşı değil.

Bu yazı, bilgisiyle değil cesaretiyle işlem yapanlara karşı.

Bu yazı, kampanya diliyle danışanı aceleye sürükleyen sisteme karşı.

Net söyleyelim:

Güzellik sektörünün ihtiyacı yeni cihazlar değil.

Bilgi, etik ve duruştur.

Danışanların da artık şunu öğrenmesi gerekiyor:

Her salon aynı değildir.

Her uygulama bakım değildir.

Her önlüğü giyen uzman değildir.

Ben objektif olmaya tarafsızca doğruyu söylemeye ve yanlış olanı eleştirmeye devam edeceğim. Çünkü bu sektörün içinden biri olarak şuna eminim ki;

Susarak korunacak hiçbir meslek onuru yoktur.

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

İremsu Üçok

İremsu Üçok

Yazarın Diğer Yazıları