Toplumun öne çıkan narsistleri !
Sosyal medyanın hayatımızı işgal etmediği bir zamanı hatırlıyor musunuz? Sabah uyanınca aynaya değil, Instagram’a bakıyoruz artık. Kim ne yapmış, nerede yemiş, nasıl giyinmiş… Ve en önemlisi: kaç beğeni almış?
Eskiden narsist denildiğinde burnu havada, kendini beğenmiş biri canlanırdı gözümüzde. Şimdi ise narsisizm, filtreli bir gerçekliğe dönüşmüş durumda. Beğenilme arzusu, bir karakter özelliğinden çok bir mesleğe dönüştü. Ve evet, influencerlardan bahsediyorum.
Günümüz influencer kültürü, “kendini sevmek” adı altında sürekli kendini sergilemeyi normalleştiriyor. Her kare mükemmel, her an planlı ve her paylaşım bir “performans.” Ama sormak lazım: Bu gerçekten özgüven mi, yoksa ilgiye bağımlılık mı?
Kendi sektörümde, güzellik alanında sıkça karşılaşıyorum bu durumla. Salonuma gelen genç danışanların çoğu, artık yüzlerini değil, “görünürlüklerini” düzeltmek istiyor. “Şu influencer’ın dudakları gibi istiyorum,” diyor mesela. Ama aslında dudak değil, o kişinin hayat tarzına, görünürlüğüne, beğenilme oranına özeniyor. Çünkü beğenilmek, artık bir ihtiyaç değil; var olmanın şartı haline geldi.
Narsisizmin tanımı nettir: Aşırı benmerkezcilik, empati eksikliği ve sürekli onay ihtiyacı. Bu tanım size de biraz tanıdık geldi mi? Her gün kendini teşhir eden, “Ben çok doğalım” diyerek sahte sadelikler sunan, içeriği değil imajı pazarlayan bir kesim var artık karşımızda. Ve ne yazık ki onların yarattığı etki, milyonlara bulaşıyor.
Aslında mesele tek tek kişileri yargılamak değil. Hepimiz bu kültürün içindeyiz. Ancak bu kadar “ben” odaklı bir düzende “biz”i konuşmak mümkün mü? Gerçekten kendini seven biri, bu kadar onaya ihtiyaç duyar mı?
Belki de en tehlikeli narsistler, “Ben çok gerçekçiyim” diye bağıranlardır. Çünkü en sahici yalanlar, filtresizmiş gibi görünenlerde gizlidir.
Peki siz, her gün karşınıza çıkan bu “kusursuz” hayatları izlerken gerçekten ne hissediyorsunuz? İlham mı alıyorsunuz, yoksa eksik mi hissediyorsunuz?
Bir gün boyunca hiçbir şey paylaşmadan, sadece “kendiniz için” yaşar mısınız?
Gerçek özgüven, gösterilmek zorunda değildir. Belki de asıl cesaret, görünmeden de var olabilmektir.
Mükemmel olmadan yada kimseye benzemeden
Her halinle güzel ve değerli olduğunu fark ettiğin bir hafta olsun..

