İslam Şehidi Haniye…
Hamas lideri İsmail Haniye, İran'ın başkenti Tahran'da kaldığı konutta suikasta uğradı. Haniye ve bir koruması şehit oldu. Dünya gündeminde büyük yankı uyandıran olay hakkında Türkiye’de ayaklandı. Yaşamını Filistin davasına, Filistin’e barış ve huzur gelmesine adamıştı. O sadece Filistin’in değil İslam’ın şehididir. Ateşkes sağlanması için son dönemde harcadığı çabanın şahidiyiz. Aile fertleri İsrail tarafından katledildiğinde dahi barışa olan inancını bir an olsun yitirmedi. Çocuk ve torunları öldürüldüğünde bile vakur duruşunu korumuş, ‘Benim evlatlarımın canı diğer Gazzelilerden daha değerli değil’ demişti. Onun mücadele dolu hayatı, mazlumların sesi olarak tarihe geçmiştir. İnsanlığın vicdanını karartan Netanyahu ve soykırımcı çetesi cezalarını elbet çekecek. Adalet mutlaka tecelli edecektir.
Haniye’nin şehit edilmesinin ardından ülkemizde Konya başta olmak üzere milyonlarca insan meydanlara indi ve İsrail’e lanet okudu. Tüm camilerimizde Haniye için gıyabi cenaze namazı kılındı.
Tüm bunların yanından biliyorsunuz ki, İsmail Haniye, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın yemin töreni için bulunduğu Tahran’da İsrail’in yaptığı bir saldırı sonucunda şehit edildi. Bu saldırıda bölge gücü olduğunu iddia eden İran’ın da kağıttan bir kaplan olduğunu gösterdi. İsrail, İran’ın kalbine kadar girerek Haniye’yi şehit etti. İran şimdi de intikam ve misilleme güzellemeleri yapıyor. Düşünün daha başkentinde güvenliğini koruyamayan bir ülkeden ne beklenebilir! Anlayacağınız İran artık İran için bile güvenli değil.
Haniye’nin şehit edilmesiyle savaş yeni bir aşamaya geçti. Bu katil Netanyahu ve Siyonist İsrail durdurulmazsa bölge savaşına daha yakınız diyebiliriz. 30 Temmuz’da Hizbullah Lideri Nasrallah’ın danışmanı Fuad Şükr’ü hedef alan saldırı ve ondan birkaç saat sonra 31 Temmuz’da Tahran’da İsmail Haniye’ye yönelik olarak düzenlenen suikast Netanyahu’nun yeni bir konsepte geçtiğini gösteriyor. Netanyahu iki kritik suikastla birlikte İran’ı savaşa çekmek ve savaşı bölgeye yaymak için ilk hamleyi yaptı. Artık bölgemiz daha büyük bir tehlike ile karşı karşıya.
Peki Haniye kimdi, neden bu kadar önemli bir isim bir de buna değinelim… 62 yaşında hayatını kaybeden Haniye, 1962 yılında Filistin'deki mülteci kamplarından birinde doğdu.
Gazze İslam Üniversitesinde Arap Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Üniversite yıllarında İslami harekete katıldı ve "Filistin davası" için gönüllü oldu.
İsrail, Haniye'ye 1989 yılındaki ilk Filistin ayaklanması sırasında üç yıl hapis cezası verdi. 1992 yılında hapisten çıkan Haniye ve beraberindeki 400 kişi İsrail ile Lübnan arasındaki topraklara sürüldü. 1997 yılında Hamas'ın kurucu lideri Şeyh Ahmed Yasin'in özel sekreteri oldu ve Hamas'ta pozisyonu güçlendi. Haniye 2006 yılında, Hamas'ın seçim zaferi sonrasında, Filistin yönetimi lideri Mahmud Abbas tarafından başbakanlığa getirildi. Ancak bir yıl sonra, El Fetih ile Hamas arasında Gazze'de yaşanan ayrılıklar söz konusu oldu. Gazze şeridi ve Batı Şeria arasında çıkan bu ikilemde Haniye Gazze'de Hamas hükümetinin liderliğini sürdürdü. Haniye evli ve on üç çocuğu olan bir liderdi.
Son olarak, 2024'te Katar'ın başkenti Doha'da Haniye ile röportaj yapan gazeteci yazar Kemal Öztürk, bu görüşmeyi anlattı. Öztürk, görüşmeyi şu sözlerle aktarmıştı:
“Hissettirmese de Müslüman ülkelere kırgındı. Vicdan retoriği yapan ülkelere kırgındı. ‘Biz Allah’a güveniyoruz. Allah’ın izniyle bu savaşı kazanacağız. Bu uğurda canımızı vermeye hazırız. Canımızı vereceğiz de.'
Müslüman ülkelere kırgın olmasında çok haklı… Bakın dört tarafı Müslüman ülkelerle çevrili olan Siyonist İsrail devleti, elini kolunu sallaya sallaya bölgede istediğini yapıyor. Gazze’de çocuk, kadın, yaşlı demeden on binlerce Filistinliyi katletmeye devam ediyor. Müslüman ülkeler ise, bu saldırıları kınamaktan öteye gidemiyor.
Bir kez daha İslam şehidi Haniye’ye Allah’tan rahmet diliyor, Tüm Filistin ve İslam aleminin başı sağolsun diyorum…

