Reklam Alıp Eleştirmek: Olmaz Öyle Dünya!
Geçtiğimiz günlerde Merhaba Gazetesi ile Konya Büyükşehir Belediyesi Basın Daire Başkanı Ahmet Bilgiç arasında yaşanan ve bir 'reklam krizine' dönüşen tartışma, şehrimizdeki basın yayın ahlakını ve gazetecilik ilkelerini masaya yatırmamızı zorunlu kıldı.
Bilgiç’i Selçuklu Belediyesi dönemlerinden tanırım. Zaman zaman sert görüş ayrılıklarımız, sitemlerimiz olmuştur. Gazetemize reklam vermediği, projelerimizi onaylamadığı anlar da yaşanmıştır. Fakat ne kendisinden "Neden reklam vermiyorsun?" diye hesap sorduk, ne de bu durumu bir haber baskısı malzemesi yaptık. Nasıl ki gazetelerin haber özgürlüğü olduğu gibi kurumların da destek özgürlüğü var. Merhaba Gazetesi de hem üst logoda Belediye reklamı alacak hem de manşetten gazeteci tabiriyle Konya Büyükşehir’e haber çakacak. Yok öyle dünya! Eleştirinin de haberciliğin de bir eleştiri dili olur!
Tartışmanın ateşini yükselten konu, Ahmet Bilgiç'in sosyal medya üzerinden yaptığı, "Gazete yetkilisi belediyeden yüklü miktarda para talep etti, 'olmaz' dedik" şeklindeki açıklamasıydı. Bu ciddi açıklama Merhaba Gazetesi'nin haksız ve hukuksuz bir menfaat beklentisi içine girdiğini ve bu talebin reddedilmesi üzerine sistematik bir olumsuz yayın sürecini başlattığını gösteriyor.
Daha da önemlisi, Bilgiç'in bu sözleri Konya Gazeteciler Cemiyeti tarafından da doğrulandı. Cemiyet, Gazete yetkilisinin iddiasını reddederken, Bilgiç’in ifadelerini desteklemiştir. Bu durum, tartışmanın kişisel husumetten öte, Merhaba Gazetesi'nin Belediye kaynaklarını “şantajla" kullanma girişiminde olup olmadığı sorusunu akıllara getiriyor. Bu nedenle, kamu kaynaklarını koruma adına talebi reddeden Ahmet Bilgiç’e bu süreçte hak veriyor ve duruşunu destekliyorum.
Mesele sadece Merhaba Gazetesi ile sınırlı değil. Şehrimizdeki birçok yayın organının duruşu sorgulanmalıdır.
Hakkaniyetli konuşmak gerekirse, Merhaba Gazetesi sürekli eleştirisel haberler yapmasına rağmen bugüne kadar Büyükşehir ve diğer ilçe belediyelerinden reklam desteği alıyordu. Ancak son zamanlarda artan "destek verin" talepleri, özellikle gazete birleşmeleri sonrası çıkarılan ikinci gazeteler için yapılan baskılar, bu mesleğin itibarını zedelemektedir.
Buradan tüm gazete camiasına sesleniyorum:
Şehirde bu kadar olumsuzluk yaşanırken, kıydırık birkaç abone ya da çeyrek sayfa ilan uğruna neden görmezden geliyorsunuz? Desteğe ihtiyacınız olduğunda belediyelerin kapısını çalarken, destek kesildiğinde "eleştirel haber" kalkanına sığınmak hangi gazetecilik ilkesine sığar?
Bir gazetenin birinci sayfasında belediyenin reklamını yayınlayıp, hemen yan manşetten o belediyeye yüklenmek, kabul edilebilir bir durum değildir. Ya reklam almayı tamamen kesersiniz, ya da eleştirinizin dozunu ve dengesini hakkaniyetli tutarsınız. Reklam bütçesi vermedi diye olumsuz haber yapmak, gazetecilik değil, ticari baskıdır.
Maalesef Konya basını, Fetöcülerin, tefecilerin, vatandaşın malına çökenlerin haberleri yapılırken sadece reklama odaklanmayı tercih etti. Birçoğu ticari çıkarlar uğruna gerçekleri görmezden geldi. Bence "Konya Basını" diye bir şey kalmadı hatta çoktan bitti. Gazeteciler Cemiyeti dahil, bu düzene ayak uyduranlar, ne yazık ki mesleğin onurunu koruyamadı.
TSYD Konya Şubesi, Bazı köşe yazarları ve Konya Gazeteciler Cemiyeti ile ilgili söyleyeceklerim bunlarla sınırlı değil. Bu konuyla ilgili olanları önümüzdeki hafta yazımızda daha geniş bir şekilde yazacağım.
KATIRCI İSTİFASI
Konyaspor camiası, uzun süredir tartışmaların gölgesinde kalan bir ismin kulüpten ayrılmasıyla derin bir nefes aldı. Yazılarımızın ardından Celalettin Hakan Katırcı, nihayet görevinden istifa etti. Bu karar, ne yazık ki kaçınılmaz bir son olarak görünüyordu. Çünkü kulübün menfaatleri, bireysel çıkarların önüne geçmek zorundaydı. Bu noktada Atiker ve Konyaspor yönetimini tebrik etmek gerekir. İstifayı kabul ederek hem kulübün iç huzurunu hem de hem de birlikteliği için önemli bir adım attılar. Yönetimin bu kararı Konyaspor’un geleceğine dair net bir mesaj verdi: Artık işler kişisel hesaplara göre yürümeyecek, kulüp menfaatleri her şeyin üstünde tutulacak.
Katırcı’nın gidişi, Konyaspor için büyük bir kazanımdır. Yönetimin sorumluluk bilinciyle attığı bu adım, hem taraftar hem de camia açısından güven tazelemiştir. Konyaspor camiası için bundan sonrası, birlik, disiplin ve hedefe odaklanma zamanıdır. Katırcı’nın boşalttığı koltuk, kulübün hak ettiği performans ve düzeni yakalaması için bir fırsat olmalıdır.
Kalın sağlıcakla.



H**yın s*rık***k
02.12.2025 15:40