Kulisler hareketlendi: KTO'da neler oluyor?
Geçtiğimiz hafta Konya Ticaret Odası seçimleriyle ilgili kaleme aldığım yazının ardından telefonlarım adeta kilitlendi.
Arayanların arasında geçmiş dönemlerde odada görev yapmış isimler de vardı, bugün Konya ekonomisine yön veren iş insanları da...
Kimi açık açık konuştu, kimi isminin yazılmamasını istedi. Ancak dikkat çekici olan nokta şuydu:
Neredeyse herkes aynı şeyi söylüyordu...
"Değişim."
İş dünyasının önemli isimleri yıllardır aynı kadroların görev yapmasını eleştiriyor. Özellikle bazı isimlerin oda yönetimi ve bağlı kurumlarda uzun yıllardır etkili pozisyonlarda bulunmasının artık sorgulanması gerektiğini ifade ediyorlar.
Bir iş insanının bana söylediği şu sözler oldukça dikkat çekiciydi:
"KTO'nun sadece başkanı değil, yıllardır aynı yapının içinde bulunan isimleri de tartışılmalı."
Bu eleştirilerin odağında ise yıllardır yönetim kademelerinde bulunan bazı isimler yer alıyor.
Özellikle Ramazan Biberci'nin hem oda yönetimindeki uzun yıllara dayanan etkisi hem de KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcılığı görevi üzerinden çeşitli sorular yöneltiliyor.
Ayrıca Lütfi Can Başaran ismi de, uzun yıllardır oda çevresinde etkili olduğu yönündeki değerlendirmelerle birlikte iş dünyasında tartışılan isimler arasında yer alıyor.
Burada sorulması gereken soru şu:
Konya gibi sanayisi büyüyen, ihracatı her yıl yeni rekorlar kıran, genç girişimciler yetiştiren bir şehirde neden hep aynı isimler tercih ediliyor?
Bu şehirde başarılı sanayiciler yok mu?
Bu şehirde eğitim alanında söz sahibi isimler yok mu?
Bu şehirde genç ve vizyon sahibi iş insanları yok mu?
Elbette var.
İşte tam da bu nedenle iş dünyasının önemli bir bölümü artık kadrolarda yenilenme görmek istediğini dile getiriyor.
Bu noktada özellikle altını çizmek gerekir ki, bu yazı kişisel bir husumetin veya herhangi bir isme yönelik bir karşı duruşun ürünü değildir. Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk'e yönelik herhangi bir düşmanlık ya da kişisel bir tavır söz konusu değildir. Burada dile getirilenler sahadan, iş dünyasından ve esnaftan gelen gözlem ve taleplerin yansımasıdır. Öztürk’ün bu konularla ilgili yapacağı her açıklamaya da aynı şekilde yer verilecektir.
Geçtiğimiz günlerde ekip arkadaşlarımızın sahada yaptığı sokak röportajlarında görüşlerine başvurulan esnaflar, Konya Ticaret Odası’na kayıtlı olduklarını beyan etmeleri üzerine sorular yöneltilmiştir.
Görüşlerine başvurulan esnafın önemli bir bölümünde değişim yönünde bir beklenti olduğu, mevcut süreçte ise yeterli hizmet ve destek görmediklerine dair eleştirilerin dile getirildiği ifade edilmiştir. Bu değerlendirmeler de yine sahadaki genel algının bir parçası olarak not edilmiştir.
Aslında bu soruların en doğru muhatabı KTO Başkanı Selçuk Öztürk'tür.
Öztürk, yıllardır birlikte çalıştığı isimlerle ilgili tercih sebeplerini kamuoyuna açıklarsa hem eleştirilere cevap vermiş olur hem de oluşan soru işaretlerini giderebilir.
"15 YIL OLDU, YETMEZ Mİ?"
Konya kamuoyunda dillendirilen bir başka görüş ise daha dikkat çekici.
Bazı iş insanları ve oda üyeleri, "15 yıl oldu, yetmez mi?" sorusunu soruyor.
Onlara göre uzun yıllar aynı makamda bulunmak, ister istemez bir yönetim refleksi ve bakış açısı yorgunluğu oluşturabiliyor.
2011 yılından bu yana KTO'nun aynı başkan tarafından yönetildiğini hatırlatan çevreler şu soruları gündeme getiriyor:
Bu süreçte Konya'nın kaç küçük işletmesi ziyaret edildi?
Kaç esnafın kapısı çalındı?
Kaç sanayicinin problemi yerinde dinlendi?
KTO üyelerinin tamamı mı temsil ediliyor, yoksa belirli çevrelerin etkisi daha mı baskın?
Bu soruların doğru ya da yanlış olması ayrı bir konu.
Ancak bugün iş dünyasında bu soruların yüksek sesle soruluyor olması başlı başına önemli bir gelişme.
Kulislerde farklı bir hareketlilik de var.
Değişim isteyen iş çevrelerinin önemli bir bölümü gözünü MÜSİAD kanadına çevirmiş durumda.
Yeni bir aday çıkıp çıkmayacağı, çıkacaksa bunun kim olacağı şimdiden konuşulmaya başlandı.
Bir başka merak konusu ise siyasetin tavrı...
Özellikle temel siyasi yaklaşımını değişim ve yenilenme üzerine kuran AK Parti'nin bu süreçte nasıl bir pozisyon alacağı merak ediliyor.
Üç dönem kuralını yıllardır savunan siyasi anlayış KTO başkanlığında 16. yılına girmek üzere olan Selçuk Öztürk'ten yana mı olacak?
Yoksa daha genç, daha dinamik ve yeni bir vizyon ortaya koyacak isimlerin önünü mü açacak?
Bunu zaman gösterecek.
Ancak görünen o ki, Konya Ticaret Odası seçimleri bu kez yalnızca bir oda seçimi olmayacak.
Bu seçim, Konya iş dünyasının değişim isteğinin ne kadar güçlü olduğunu da ortaya koyacak.


