Çok Bulutlu

13°C
Konya

Canlara kıymayın efendiler!

Kayıt Tarihi: 22.07.2024 18:26 - Son Güncelleme: 24.04.2026 14:37
YAZI
A

10 bin liranın altındaki emekli maaşı 12 bin 500 liraya yükseltildi. Bu düzenlemeden 3 milyon 800 bin emekli yararlanacak. Ancak Emeklilerimizin durumu iyi değil. Ekonomik sıkıntı en çok emeklileri, asgari ücretle çalışanları ve dar gelirlileri etkiliyor. Ekonomik olarak çok zor bir süreç geçirdiğimiz bugünlerde kabak her zaman olduğu gibi dar gelirlinin başına patlıyor. Bu sefer de anlaşılan öyle olacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın devreye girmesiyle en düşük emekli maaşı 12 bin 500 TL oldu. Bu aylıkla ay sonunu getirmeyi boş verin, ayın oratasını dahi zor bulursunuz. Maalesef bu ücretle emeklilerimizin kaderine terk edildi. Haliyle de bütün emekliler haklı olarak çok tepkili. Benzeri bir yaklaşımı asgari ücrette de gördük. Nisan’da açlık sınırının altına düşmüştü asgari ücret. Temmuz’da artırılmadı. Aralık 2024’e gelindiğinde açlık sınırı ile arasındaki fark iyice açılacak. Farklı alanlardaki gelişmeler Türkiye’nin bir rol ayrımında olduğunu gösteriyor. Ücret konusu da öyle. Bu ülke, çalışanların önemli bir kısmına açlık sınırın altında ya da az üstünde ücret veren bir ülke mi olacak yoksa emeğinin karşılığını alan mutlu insanların yaşadığı bir ülke mi? Dilediğimiz herkesin hakkını aldığı, emeğin sömürülmediği bir düzen. Ama vatandaşın bu zor günlere dayanacak gücü ve sabrı kaldı mı bilmiyorum. 

Malum bu aralar ülke gündemimizin en önemli konusu sokak köpekleri meselesi. Bu konuya en başından bir göz atmakta fayda var. Hayvan hakları yasası Cumhuriyet tarihinde ilk defa Ak Parti tarafından ele alındı ve 24.06.2004 tarihinde 5199 sayılı kanun çıktı. Hayvanları korumak için vakıflar, dernekler kurduk, ama tarihimizde ilk defa konu bir yasa konusu olarak 2004’te gündeme getirildi. Bu, Ak Parti için iyi icraat hanesine yazılan bir iş oldu. Çünkü çıkarılan yasa ile sokak hayvanları doğrudan korunuyor, onlara zarar verenler cezalandırılıyor, belediyelerin de gerekli tesisleri kurması teşvik ediliyordu. Yani sokaklardaki hayvanlar, yasa ile korunup belediyelere de sorumluluk verilerek çağ ötesi bir gelişme kaydediliyor ve bu durum Ak Parti’nin kazanç hanesine yazılıyordu. İlerleyen zamanlarda kanunda yetersizlikler ortaya çıkınca yasada tadilat yolunda gidildi ve 9 Temmuz 2021’de gerekli tadilat yapıldı. İyi de oldu. Ancak şimdi geldiğimiz nokta bizi bambaşka bir yere getirdi. 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılacak ve konu hala mecliste görüşülüyor. Hayvan için “uyutma” denilerek zalimce bir ifade olmaktan çıkarın işlem hazırlanan yasa metninde “ötenazi” şekline dönüştürülmüş ve 5. Maddede “kamu güvenliği” için köpekler “ötenazi” uygulamasının uygun bulunduğu hükmü ile belediyelere hayvanları öldürme yetkisi verilmiştir. Ayrıntıya yasa teklifinde bakabilirsiniz. Yasa koyucular ‘Biz öldürülsün demiyoruz. Ne yapılacağı yetkisini belediyelere veriyoruz’ diyerek işin içinden sıyrılmak istemişler anlaşılan. Ama hepimiz biliyoruz ki durum öyle olmayacak. Toplu bir köpek katliamı yapılacak ve katliamın üzeri de yasada yer alan ‘saldırgan köpek’ kılıfıyla yapılacak. Evet, ciddi bir sokak köpeği popülasyonu var ve sayıları da her geçen artıyor. Buna elbette bir çözüm bulunmalı. Sokaklar çocuklarımız için güvenli hale getirilmeli. Elbette bir insanın köpek saldırısı ile canından olması veya yaralanmasını asla istemeyiz. Fakat bu tür olaylarda temel hatamız, suçu hemen köpeklere yüklemek oluyor ve böylece çözüm de üretemiyoruz. Kendim de çok kez köpek sahiplendim. Köpeklerin insanlara saldırması, durup dururken olmaz. Saldırganlık için eğitilmemiş, hasta veya aç olmayan hiçbir köpek insana veya başka canlıya saldırmaz. Bunu köpek sahiplenen herkes bilir. Peki ne yapabiliriz? Bunun için hem biz vatandaşlara hem de belediyelere çok iş düşüyor. Belediyeler hayvanları sokaklardan toparlayacak, önce kısırlaştıracak, ardından da barınaklarda onlara bakacak. Belki her belediyenin bu canları beslemeye gücü yetmeyebilir. Bu sebeple biz vatandaşlarda bu konuda belediyelere mama konusunda yardımcı olacağız. Mama demişken… Bu mama lobisine de ‘dur’demek gerekiyor. Bu süreçte hop oturup, hop kalkıyorlar. Malum rantları kesilecek. Canlar üzerinden ajite yapıp, mama üzerinden servet sahibi oldular. Ne diyelim Allah boğazınızdan geçirmeyi nasip etmesin…

Kalın sağlıcakla…

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Mustafa Korkmaz

Mustafa Korkmaz

Yazarın Diğer Yazıları