Konya Şeker’den büyük ayıp!
Konya’mızın göz bebeği Konya Şeker çok zorlu günler geçiriyor. Gerçekten kurumun içinde bulunduğu durum beni ziyadesiyle üzüyor… Kurum maalesef artık borçtan dolayı yönetilemiyor, ödemeler yapılamıyor. Hatta bunun en acı sonuçlarından birisi de Soma Termik Santrali… Konya Şeker birçok işletmesi gibi şimdi de Soma’yı kapatacak… Hemen hemen her gün bu konular ulusal medyada gündem oluyor. Kimi zaman pancarların çürümesi, kimi zaman borcu kimi zamanda termik santrallerle gündeme geliyor. Biz de Konya’nın Nabzı olarak kurumla ilgili iddiaları sık sık haberleştiriyoruz. Bizim işimiz haber… Elbette bir şey varsa bunu kamunun bilmesi hakkı. Hele ki Konya Şeker bir çiftçi kuruluşu, oranın patronu çiftçi… Çiftçi kendi kurumunun nasıl yönetildiğini bilmeli... Bundan da daha doğal bir şey yok.. Biz basın mensupları da onları doğru bilgilendirmeliyiz. Ama yaptığımız haberler kurumun başındakileri rahatsız etmiş. Gerçeklerin bilinmesini, çiftçinin doğruları görmesini istemiyorlar sanırım. Konya’mızın göz bebeği, en değerli kurumumuz olan Konya Şeker kimsenin babasının malı değil. Kimse de o koltuklar da kalıcı değil. Peki, bunları niye söylüyorum…
İzah edeyim…
Geçtiğimiz Cuma günü Konya Şeker basın biriminden diğer gazeteci arkadaşlarımız tek tek aranıp pazartesi günü yapılacak toplantıya tek tek davet edildiler. Cuma günü birkaç gazeteci arkadaşım beni arayıp, basın toplantısına davet edilip edilmediğimi sordu. Onlar söylemese toplantıdan da haberim olmayacak haliyle… Ben de arkadaşlara davet edilmediğimi söyledim… Onlarda ‘büyük ayıp etmişler’ dedi… Evet gerçekten de yaptıkları büyük ayıp… Basın toplantısında bizim yaptığımız haberlerle ilgili konulara cevap veriyorlar ama haberleri yapan biz yokuz… Gerçekten kara mizah, komedi…Bu kadar büyük bir kurumun amatörlerle iş yapması akıl alır gibi değil. Aslında Ramazan Erkoyuncu’nun başkan olduğu günden bu tarafa basın birimi dikiş tutamadı. Bunda Ramazan Erkoyuncu’nun eş, dost, akraba, tanıdık kayırması büyük rol oynuyor. Başkanlığın ilk döneminde basının başına çok geçmiş yıllarda basın muhabirliği yapan ve artık gazeteciliği neredeyse unutmuş Ahmet Bozdam’ı getirdi. Nitekim Bozdam işleri yürütemedi ve şikayetler üzerine görevinden alındı. Ardından da Konya’da gazetecilikle alakası olmayan reklamcı ve muhasabe işlerine bakan Nihal Nadas Kavak’ı getirdi. Nihal’in tek vasfı başkanın yakın akrabası olması… Gazetecilikten, basın müdürlüğünden anlamayan birisini koca kurumun basın biriminin başına getirilmesini aklım almıyor! Tabi bir tek bununla da sınırlı değil olaylar… Peki Nihal ne yaptı dersiniz? O da başkandan eksik kalır mı! Hemen basın birimine sektörden tanıdığı 2 yakın kadın arkadaşını aldı. Bildiğiniz koca kurumun basın birimi kadınlar matinesi haline geldi. Nitekim bu arkadaşlar yazdığımız haberlerden rahatsız olunca, çareyi basını sansürlemekte buldular ve bizi basın toplantısına davet etmediler. Eğer bizim toplantıya davet edilmememizi Başkan Erkoyuncu istediyse bu daha büyük bir kabahat…
Bizi ister davet edin isterseniz etmeyin biz doğru bildiğimizi yazmaya çiftçilerimize gerçekleri aktarmaya devam edeceğiz. Bizi davet etmeyerek biz bir şey kaybetmeyiz ama siz küçülürsünüz… Bir meslek büyüğümün sözüyle yazıma son vermek istiyorum…
“Büyük gazeteci yazdıklarıyla birilerini rahatsız edendir… Birileri yazdığından rahatsız olmuşsa doğru yoldasın demektir”
Kalın sağlıcakla…


B***r
22.07.2025 10:49
Öz**n Z****n
22.07.2025 11:04
N*sıf Güngör
22.07.2025 15:07
A*i gürbüz d*yıoğl***l
31.07.2025 18:12