Konya, siyasilerin çıkarlarından çok daha büyüktür!
Son günlerde siyasette bir hayli hareketli ve gergin günler yaşıyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “turpun büyüğü heybede” dedikten sonra acaba ardından ne çıkacak diye merak ediliyordu. Nitekim heybedeki büyük turpun ne olduğu ortaya çıktı. İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Aday Adayı Ekrem İmamoğlu’nun ilk olarak diploması iptal edildi. Ardından ise “terör” ve “yolsuzluk” suçlamalarıyla gözaltına alındı ve tutuklandı. İmamoğlu terörden ceza almadığı için belediyeye kayyum atanmayacak ve İmamoğlu’nun yerine bir başkası gelecek. Elbette burada hukuk gereğini yapacak ve her şey tüm çıplaklığıyla ortaya çıkacaktır. "Sokak çağrısı" ve "siyasi darbe" söylemi ile sokak gösterileri üzerinden hukukun üstünde bir baskı atmosferi oluşturularak yargılama süreçleri etkilenmeye çalışılmamalı.Olaya bir parti gözüyle bakmamak lazım. Olay senin partin, benim partim, yandaş, fondaş, yoldaş, nefret, sevgi olayı değil. Haram lokma yiyen, devletin kasasından beslenen, tüyü bitmemiş yetimin hakkını cebine indiren iki cihanda da hesabını versin.
Ama tüm bunlardan daha tehlikeli bir şey varsa o da sokak çağrısı… Bildiğiniz üzere CHP lideri Özgür Özel Saraçhane’de yapılan mitingde partilileri sokağa davet etti. Ardından yurdun dört bir yanından partililer sokağa indi. Valiliklerin eylem yasağına rağmen partililer sokağa indi ve polisle karşı karşıya geldiler. Tabi eylemlerde sadece CHP’liler değil, marjinal sol gruplar da vardı. İşte bu gruplara dikkat edilmeli. Bu provokatör gruplar toplumsal birlikteliğimize dinamit döşeyebilir, etrafı ateşe verebilirler. Gençlerimizi de provokasyonlara karşı uyarmak isterim. Birilerinin siyasi ikbali uğruna kendinizi feda etmeyin. Günün sonunda onlar sıcak evlerine, konutlarına çekilecek ceremesi de size kalacak. Bizden uyarması…
1950 yılındaki seçimlerde iktidarı Demokrat Parti’ye kaptıran CHP, o zamandan bugüne, bazı kısa süreli istisnalar dışında sandık yoluyla iktidara gelemedi. İktidara gelemeyen ve hiç gelemeyeceğini anlayan CHP, 1950’lerden bu yana sokakları tahrik etmek suretiyle kaos üretmeyi kendisine temel politika olarak belirledi. CHP bugünlerde yine en iyi bildiği işi yapıyor ve sorumsuzca sokakları ateşe veriyor. Terör ve yolsuzluk iddiasıyla gözaltına alınan, bir belediye başkanını bahane ederek CHP bir kez daha sokaktan medet umuyor. CHP’nin iç tartışmalarını örtmek için Türkiye’ye bedel ödetmeye kalkışanlar kirli heveslerinin altında kalırlar.
Tüm yurtta olduğu gibi Konya’da da CHP’liler ve marjinal sol gruplar sokağa çıktı. Devlet akli selim şekilde bekledi. Ancak daha sonra şımarıklığın hesabı soruldu ve gözaltılar yapıldı. Mübarek Ramazan ayında hele ki bayram öncesi şehrimizdeki esnafımızın ve hemşehrilerimizin huzurunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Konya, bazı isimlerin siyasi çıkarlarından çok daha büyüktür.
Satırlarıma son verirken ABB Başkanı Mansur Yavaş hakkında da soruşturma başlatıldığını öğrendim.. Konuya ilişkin yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
"2021-2024 yılları arasında düzenlenen bir dizi kültür ve sanat etkinlikleri bir süredir müfettişler tarafından incelemeye alınmıştı. Müfettişler tarafından sürdürülen ve 130 konseri kapsayan hizmet alımlarına ilişkin inceleme tamamlanmıştır. 33 konser hakkında, kamu zararı iddiasıyla soruşturma izni verilmesi yönünde karar alınmıştır."
Bakalım daha neler yaşayacağız…Yukarda söylediğimi tekrar ediyorum: “Haram lokma yiyen, devletin kasasından beslenen, tüyü bitmemiş yetimin hakkını cebine indiren iki cihanda da hesabını versin.”
Kalın sağlıcakla…

