Mor tarlalardan olimpiyat yoluna!
Gazetecilik mesleğinin en güzel yanlarından biri, yapılan yatırımları yerinde görmek ve o eserlerin ortaya çıkış hikâyesine tanıklık etmektir. Bu hafta katıldığım iki program, bana bir kez daha belediyeciliğin sadece yol yapmak, kaldırım döşemek ya da park inşa etmekten ibaret olmadığını gösterdi. Karatay Belediyesi'nin Lavanta Günleri ve Selçuklu Belediyesi'nin Sporcu Seçme ve Yetiştirme Merkezi, farklı alanlara hitap etse de aynı hedefe hizmet ediyor: Geleceği inşa etmek.
İlk durağımız Karatay Belediyesi'nin beşincisini düzenlediği Lavanta Günleri oldu. Bugün binlerce kişinin fotoğraf çekildiği, nefes aldığı, mor renklerin arasında huzur bulduğu bu alanın geçmişte moloz döküm sahası olduğunu öğrenince yapılan işin büyüklüğünü daha iyi anlıyorsunuz.
340 dönümlük alanın Türkiye'nin en büyük lavanta bahçesine dönüştürülmesi sıradan bir peyzaj çalışması değil; çevreyi yeniden hayata kazandıran, turizmi canlandıran ve Karatay'ın marka değerini yükselten örnek bir dönüşüm projesidir. Üstelik bu yatırım sadece lavanta ile sınırlı değil. Hemen yanında oluşturulan ve yaklaşık 190 farklı gül çeşidini bünyesinde barındıran Mevlana Gül Parkı da şehre ayrı bir güzellik katıyor. Bir zamanlar hafriyat ve molozla anılan bir bölgenin bugün binlerce ziyaretçiyi ağırlayan bir cazibe merkezine dönüşmesi, vizyoner belediyeciliğin en somut örneklerinden biri.
Festival alanında Türkiye'nin dört bir yanından gelen üreticilerin stant açması, lavanta ve gül ürünlerinin tanıtılması, Konya'nın yöresel lezzetlerinin ziyaretçilerle buluşturulması ve belediyenin kendi üretimi olan lavanta ile gül fidelerini vatandaşlara dağıtması da bu projeye ayrı bir anlam katıyor. Çünkü burada sadece bir festival düzenlenmiyor; üretici destekleniyor, şehir ekonomisine katkı sağlanıyor ve çevre bilinci gelecek nesillere aktarılıyor.
Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca'nın göreve geldiği günden bu yana çevre, yeşil alan ve sosyal yaşam odaklı projeleri, ilçeye yeni bir kimlik kazandırıyor. Bugün Karatay sadece tarihiyle değil, doğası ve yaşam alanlarıyla da konuşuluyor.
Haftanın ikinci programında ise Selçuklu Belediyesi'nin Türkiye'ye örnek olacak Sporcu Seçme ve Yetiştirme Merkezi'ni yakından inceleme fırsatı bulduk.
Daha kapısından içeri girdiğiniz anda bunun sıradan bir spor salonu olmadığını anlıyorsunuz. Toplam 45 bin metrekarelik alan üzerine kurulan ve 23 bin 500 metrekare kapalı kullanım alanına sahip dev tesis, aynı anda 17 farklı branşta eğitim verebilecek kapasitesiyle dikkat çekiyor.
Merkezin hizmete girmesiyle birlikte Selçuklu Belediyesi Yaz Spor Okulları'nın kapasitesi yüzde 30'un üzerinde artırıldı. Geçen yıl yaklaşık 15 bin öğrenci spor okullarından faydalanırken, bugün bu sayı 20 binin üzerine çıkmış durumda. Sadece bu merkezde 5 bin 226 çocuk ve genç spor eğitimi alıyor. Yüzmeden futbola, jimnastikten tekvandoya, basketboldan satranca, okçuluktan atletizme kadar birçok branşta binlerce çocuk aynı çatı altında eğitim görüyor.
Ancak bu tesisi farklı kılan sadece büyüklüğü değil.
Merkezde kurulan bilimsel ölçme ve değerlendirme sistemi sayesinde çocukların hızları, çeviklikleri, koordinasyonları, fiziksel gelişimleri ve branşlara uygunlukları profesyonel olarak analiz ediliyor. Böylece her çocuk yeteneğine en uygun spor dalına yönlendiriliyor ve gelişimi yıllar boyunca bilimsel verilerle takip ediliyor. İşte bu nedenle Başkan Ahmet Pekyatırmacı'nın "Hedefimiz olimpiyatlara sporcu yetiştirmek" sözü bir temenniden öte, altyapısı hazırlanmış bir vizyonun ifadesi.
Üstelik tesis sadece sporcu yetiştirmiyor; çevreci özellikleriyle de Türkiye'ye örnek oluyor. LEED sertifikasına sahip Türkiye'nin ilk yeşil sporcu merkezi olan bina, çatısındaki güneş enerji sistemi sayesinde enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 85'ini kendi üretiyor. Gri su geri dönüşüm sistemiyle kullanılan sular yeniden değerlendirilirken, enerji verimliliği sağlayan mimarisiyle sürdürülebilir belediyeciliğin de başarılı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Bugün modern belediyecilik yalnızca beton dökmek değildir. Bir tarafta doğaya yeniden hayat veren, turizmi canlandıran, üreticiyi destekleyen Karatay Belediyesi... Diğer tarafta çocukları sporla buluşturan, bilimsel yöntemlerle geleceğin milli sporcularını yetiştirmeyi hedefleyen Selçuklu Belediyesi...
Hasan Kılca'nın çevre ve şehir estetiğine kazandırdığı değerlerle Ahmet Pekyatırmacı'nın spor ve gençlik alanında ortaya koyduğu vizyon, Konya'nın geleceğine bırakılan kalıcı eserlerdir. Bu yatırımlar sadece bugünün değil, yıllar sonra da meyvesini vermeye devam edecek projelerdir.
Konya'nın her ilçesinde böylesine büyük hedeflerle hayata geçirilen projeleri görmek, bir gazeteci olarak beni mutlu ediyor. Çünkü yapılan her doğru yatırım, sadece bugünü değil, çocuklarımızın ve şehrimizin yarınlarını da inşa ediyor.
Son olarak benim için ayrı bir anlam taşıyan bir gelişmeyi de paylaşmak istiyorum. Kısa süre önce kurulan Yeni Medya Cemiyeti'nde başkan yardımcılığı görevine layık görüldüm. Bu görevi büyük bir onur ve sorumluluk olarak görüyorum. Mesleğimiz için güzel bir yola çıktık. Gazeteciliğe değer katacak, meslektaşlarımızı bir araya getirecek birçok projemiz hazır. Bu projeleri tek tek hayata geçirmek, cemiyetimizi daha güçlü bir yapıya kavuşturmak ve mesleğimize katkı sunmak için yönetim kurulumuzla birlikte var gücümüzle çalışacağız. Rabbim çıktığımız bu yolda bizleri mahcup etmesin. Yolumuz açık, birlik ve beraberliğimiz daim olsun.

