Dünya Konya'yı Alkışladı, Biz Sessiz Kaldık...
Bir şehrin başarısı sadece o şehrin sınırları içinde kalmaz.
Bazı başarılar vardır ki ülkenin adını uluslararası platformlarda daha güçlü duyurur, o şehrin markasını büyütür ve gelecek nesillere bırakılacak önemli bir mirasa dönüşür.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay'ın, Fas'ın Tanca kentinde gerçekleştirilen Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Teşkilatı (UCLG) Dünya Konseyi'nde yeniden Dünya Başkanı seçilmesi işte tam da böyle bir başarıdır.
140 ülkeden gelen yerel yönetim temsilcilerinin katıldığı kongrede iki isim yarıştı. Mevcut Başkan Uğur İbrahim Altay ile Mexico City Belediye Başkanı Clara Brugada Molina... Dünyanın farklı kıtalarından gelen delegeler tercihlerini yaptı ve Başkan Altay, en yakın rakibini büyük bir farkla geride bırakarak güven tazeledi. Sandıktan çıkan sonuç yalnızca bir seçim sonucu değildi; Konya'ya, Türkiye'ye ve Uğur İbrahim Altay'ın ortaya koyduğu uluslararası belediyecilik vizyonuna verilen güçlü bir güven oyuydu.
Bu görevin önemini iyi anlamak gerekiyor.
UCLG, 140 ülkede 240 binden fazla yerel ve bölgesel yönetimi temsil eden, dünyanın en büyük yerel yönetim ağıdır. İklim değişikliğinden göçe, afet yönetiminden sürdürülebilir kalkınmaya kadar şehirleri ilgilendiren hemen her küresel konuda söz sahibi olan bir organizasyondur. Bir anlamda dünyanın belediyeler birliği...
Böylesine büyük bir yapının başkanlık koltuğunda bir Türk'ün, hem de Konya Büyükşehir Belediye Başkanı'nın oturması sıradan bir gelişme değildir. Bu, Türkiye'nin yerel yönetim tecrübesinin uluslararası alanda kabul gördüğünün en güçlü göstergelerinden biridir.
Başkan Altay'ın yıllardır uluslararası belediyecilik alanında yürüttüğü diplomasi, şehirler arasında kurduğu ilişkiler ve Konya'yı dünya belediyeciliğinde önemli bir aktör haline getiren çalışmaları bugün meyvesini vermektedir.
Yerelde ortaya koyduğu başarı artık dünya tarafından da tescillenmiştir.
Konya'nın adını uluslararası platformlarda duyurmak kolay değildir. Bunun için vizyon gerekir, emek gerekir, güven gerekir. Başkan Altay'ın yeniden seçilmesi, işte bu güvenin devam ettiğini gösteriyor.
Beni en çok etkileyen ise seçimin hemen ardından yaptığı ilk açıklamaydı.
Dünyanın en büyük yerel yönetim teşkilatının başkanı olarak ilk mesajını Gazze'ye verdi.
Koltuğun heyecanını değil, bombaların gölgesinde yaşam mücadelesi veren çocukları konuştu.
Mazlum coğrafyaların sesi olacağını söyledi.
Şehirlerin sadece betonla değil vicdanla da yönetilmesi gerektiğini hatırlattı.
Bugün dünyanın en çok ihtiyaç duyduğu şey tam da budur; makamını güç gösterisi için değil, insanlık adına sorumluluk almak için kullanan yöneticiler...
İşte bu nedenle Başkan Altay'ın Gazze vurgusunu son derece kıymetli buluyorum.
Ancak bütün bu gurur tablosunun yanında insanın içini acıtan bir fotoğraf da vardı.
Başkan Altay, Konya ve Türkiye adına böylesine büyük bir uluslararası başarıya imza attıktan sonra yurda döndü.
Fakat havaalanındaki karşılama, bu tarihi başarıyla hiç örtüşmedi.
Böylesine önemli bir görevi yeniden kazanan bir belediye başkanını; şehrin yöneticilerinin, siyasetçilerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve çok daha geniş bir kitlenin karşılamasını beklerdim.
Çünkü burada mesele bir siyasi parti değildir.
Mesele Konya'nın kazandığı uluslararası itibardır.
İnsan ister istemez şu soruyu soruyor:
Eğer aynı başarı başka bir büyükşehrin belediye başkanı tarafından elde edilseydi yine böyle sessiz mi karşılanırdı?
Elbette hayır.
Muhtemelen havaalanı dolup taşar, günlerce kutlamalar yapılır, şehir bu başarıyı sahiplenirdi.
Konya ise kendi değerine hak ettiği ilgiyi gösteremedi.
Bu durum, ne yazık ki bir vefasızlıktır.
Şehrini dünyada temsil eden insanlara sahip çıkmak, onların başarısını alkışlamak bir lütuf değil, vefa borcudur.
Bugün Uğur İbrahim Altay yalnızca Konya Büyükşehir Belediye Başkanı değildir.
O, aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki şehirlerin ortak sorunlarının konuşulduğu masanın başındaki isimdir.
Konya'nın sesi artık dünyanın dört bir yanında daha gür çıkacaktır.
Bu da hepimiz için gurur vericidir.
Başkan Uğur İbrahim Altay'ı gönülden kutluyorum.
Bu başarı, sadece onun kişisel kariyerine yazılmış bir satır değildir.
Bu başarı, Konya'nın başarısıdır.
Bu başarı, Türkiye'nin başarısıdır.
Ve inanıyorum ki yıllar sonra geriye dönüp bakıldığında, Konya'nın dünya şehirleri arasında daha güçlü bir yer edinmesinde Uğur İbrahim Altay'ın ismi önemli bir dönüm noktası olarak anılacaktır.


