17 Yılın Hikayesi!
17 yıl…
Kolay değil. Bir gazetenin 17 yıl boyunca dimdik ayakta kalabilmesi, hele de bugünlerde, sadece mürekkep ve kâğıtla olmaz. İnanç ister, cesaret ister, bedel ister. Biz, Konya’nın Nabzı Gazetesi olarak bu yola “doğruyu yazmak” için çıktık. Ne bir grubun kalemi olduk, ne bir makamın gölgesine sığındık.Bu uğurda bedeller de ödedik. FETÖ’yle en karanlık dönemlerinde mücadele ederken, iftiralara uğradım, haksız yere hapis yattım. Yine de geri adım atmadım. Çünkü biliyordum ki susmak, zulmün yanında durmaktır.
Bugün, bu gazetenin 17. yaşını kutlarken, hem geriye dönüp gururla bakıyorum hem de hâlâ yazmam gereken çok şey olduğunu hissediyorum. Çünkü doğruyu söylemekten kaçınan bir gazeteci, kendi kalemini susturmuştur.
Bugün 17 yaşındayız. Bu 17 yıl boyunca, siyasetten ekonomiye, adaletten insan hikâyelerine kadar her konuyu, sadece “doğruyu yazmak” için haber yaptık. Bizim tek gücümüz, halkın güveniydi. Konya’nın Nabzı, Konya’nın kalbidir. Bu şehirde yaşanan her olay, her gelişme, her umut, bizim sayfalarımızda yer buldu. Bugün, yeni dijital çağda da aynı inançla ilerliyoruz. Artık sadece bir gazete değiliz; aynı zamanda Konya’nın dijital belleğiyiz. Bu 17 yılın arkasında emeği olan tüm mesai arkadaşlarıma, bizden desteğini esirgemeyen okurlarımıza ve her şartta yanımızda duran dostlara teşekkür ediyorum.
Ve gelelim şehrimizin bir başka ortak değerine: Konyaspor’a.
Konyaspor, bu şehrin gözbebeğidir. Bu camia, yalnızca bir spor kulübü değil, Konya’nın birleştirici gücüdür. Bu yüzden kimse Konyaspor üzerinden kendine alan açmaya, birilerini aklamaya çalışmasın. Yeni yönetim göreve geldiğinden beri yaşanan bazı gelişmeleri ibretle izliyorum. Özellikle Başkan Ömer Atiker’in, ısrarla yönetimden bir kişiyi her platformda yanında bulundurması, sürekli bakanlarla ve siyasilerle görüştürmesi dikkat çekici. Bu kişi kamuoyuna “hayırsever”, “destekçi” gibi sıfatlarla lanse ediliyor ama bu şehrin insanı kimin kim olduğunu iyi bilir. Burada kimse geçmişinden kaçamaz. Hatta yönetim içinde bile bu durumdan rahatsız olanlar olduğunu duyuyorum. Bazı yöneticiler, bu kişiyle aynı kareye bile girmek istemiyor. Çünkü herkes, bazı şeylerin farkında… Aslında bu haftaki yazımda bu konuyu tüm yönleriyle işleyecektim. Ancak gazetemizin 17. kuruluş yıldönümü dolayısıyla bu haftayı geçmişimize, emeğimize ve okurlarımıza ayırmak istedim. Fakat gelecek hafta, bu meseleyi tüm ayrıntılarıyla ele alacağım. Kim “hayırsevermiş”, nasıl “hayırsever” olmuş, belgeleriyle, geçmişiyle, fotoğraflarıyla kamuoyuna açıklayacağım. İsmini şu an vermiyorum; zaten Konya kamuoyu kimin kastedildiğini çok iyi biliyor. Ama şimdilik tek bir sorum var: Sayın Ömer Atiker, neden bu kişiyi her gittiğiniz yere özellikle yanınızda götürüyorsunuz? Konyaspor’un itibarı, şahsi hesapların gölgesinde kalacak kadar ucuz değildir.
Kalın sağlıcakla…

