Çok Bulutlu

14°C
Konya

Konya Basınının Aynası: Bir Tarafta Takdir, Diğer Tarafta Hayal Kırıklığı

Kayıt Tarihi: 13.01.2026 20:12 - Son Güncelleme: 06.05.2026 05:45
YAZI
A

​10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, Türk basın tarihi için bir kutlama tarihinden çok daha fazlasıdır. Bu tarih; kalemini hakikatten ayırmayanların, her türlü baskıya, ekonomik dar boğaza ve mesleki itibarsızlaştırma çabalarına rağmen haberin peşinde koşanların direniş günüdür. 1961 yılında 212 sayılı yasanın kabulüyle kazanılan hakların sembolü olan bu gün, bir bayram havasından ziyade, gazeteciliğin onurunu koruma mücadelesini temsil eder. Bugün gelinen noktada, mesleğin hangi ağır şartlar altında yapıldığını, her gün yeni bir zorluğa uyanan gazetecilerden daha iyi kimse bilemez.


​İşte tam da bu bilinçle, Konya’da bu yıl da anlamlı bir birlikteliğe şahitlik ettik. Konya Valiliği, Konya Büyükşehir Belediyesi ile Selçuklu, Karatay ve Meram belediyeleri tarafından düzenlenen Geleneksel Basın Buluşması, yerel basına verilen değerin en somut göstergesi olarak hafızalarımıza kazındı. Konya’nın basın-yayın organlarını, yöneticisinden muhabirine kadar tek bir çatı altında toplayan bu organizasyon; hem kalitesi hem de nezaketiyle kusursuzdu.


​Burada açık bir teşekkür borcumuz var. Basını "günü kurtaran bir dolgu malzemesi" olarak değil, demokrasinin sarsılmaz bir sütunu olarak gören Konya Valiliği’ne, vizyonuyla şehre değer katan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a ve merkez ilçe belediye başkanlarımıza, ayrıca bu köprünün kurulmasında büyük emeği olan Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Ahmet Bilgiç ile Basın Müdürü Cemil Anıl Doğan’a teşekkür ediyorum.  


​Madalyonun Öteki Yüzündeki Bu Karanlık Ne?


​Şehrin yöneticileri basın mensuplarını baş tacı ederken, asıl sorgulanması gereken acı bir tabloyla karşı karşıyayız: Konya Gazeteciler Cemiyeti nerede? Gazetecilerin mesleki anlamda en büyük kalesi, sığınağı ve temsilcisi olması gereken cemiyet, bu kadar anlamlı bir dönemde adeta "yok hükmünde" kalmıştır. Meslektaşlarının sorunlarına parmak basması, onlara yol göstermesi ve haklarını savunması gereken bu yapı, içine düştüğü derin sessizlikle aslında bir tercihi oylamaktadır. Bu pasiflik artık bir "ihmal" değil, mesleğin ruhundan kopuşun açık bir ilanıdır.


​Bugün Konya Gazeteciler Cemiyeti; mesleki standartları yükselten, genç meslektaşların elinden tutan, sektörel sorunlara çözüm üreten bir kurum olmaktan fersah fersah uzaklaşmıştır. Cemiyet, ne yazık ki bir hizmet makamı olmaktan çıkmış, adeta kişisel statülerin korunduğu, eş dost ve akrabalarını ise sokmak için kullanilan bir "koltuk sığınağına" dönüşmüştür. Yıllardır aynı isimler, aynı durağanlık, aynı vizyonsuzluk... Değişen tek şey, cemiyetin her geçen gün sahada ter döken gerçek gazeteciden biraz daha kopması, biraz daha yabancılaşmasıdır.


​Daha da vahimi, bu özel günün ruhuna yakışır tek bir mesleki teşvik adımının atılmamasıdır. Bu şehirde gece gündüz demeden haber peşinde koşan onlarca başarılı isim varken; “Yılın Haberi”, “Yılın Muhabiri” ya da “Yılın Fotoğrafı” gibi üretimi ve niteliği ödüllendiren bir organizasyonu düşünmek bu kadar mı zordur? 10 yılını, 20 yılını, hatta ömrünün yarısını bu mesleğe, bu şehrin sokaklarına vermiş duayen isimlere bir plaket vermeyi dahi akıl edemeyen bir anlayış, gazeteciliğin onurunu nasıl temsil edebilir?


​Gazetecilik; sadece aidat makbuzlarıyla, protokol sıralarında yer kapmakla ya da yılda birkaç nezaket ziyaretiyle sürdürülecek bir meslek değildir. Gazetecilik; vizyon ister, cesaret ister, en önemlisi de büyük bir emek ister. Cemiyetler, bu emeğin lokomotifi olmak zorundadır. Ancak bugün karşımızdaki cemiyet, lokomotif olmak bir yana, Konya basınının hızını kesen bir "vagon" haline gelmiştir.


​Artık Vakit, Radikal Bir Yenilenme Vaktidir


​Gelinen noktada karne zayıf, tablo karanlıktır. Bu yapının köklü bir şekilde sarsılması ve yenilenmesi şarttır. Cemiyet yönetiminde artık; gazeteciliğin izzetini kendi ikbalinin önünde tutan, gençlere alan açan, emeği ödüllendiren ve en sert eleştiriye bile mesleki bir olgunlukla tahammül edebilen isimler yer almalıdır.


​Cemiyet binasına "kartvizit" biriktirmek için değil, mesleğin geleceğini inşa etmek için giren insanlar gelmelidir. Aksi takdirde, bu hantal ve duyarsız gidişat sadece mevcut yönetimi değil, Konya basınının ortak geleceğini, birliğini ve saygınlığını da telafisi güç bir şekilde zedeleyecektir. Konya basını, bu statükoyu daha fazla sırtında taşımak zorunda değildir.

Kalın sağlıcakla...

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Mustafa Korkmaz

Mustafa Korkmaz

Yazarın Diğer Yazıları