2°C
Konya

Üye Sayıları Konuşur, Algılar Susar

Kayıt Tarihi: 05.01.2026 19:21 - Son Güncelleme: 11.04.2026 02:19
YAZI
A

Türkiye’de siyasi partilerin güncel üye sayıları açıklandı. Rakamlar yine tartışmaları beraberinde getirdi ama bir gerçeği de tartışmasız biçimde ortaya koydu: En çok üye artıran parti AK Parti oldu. Üstelik yıllardır iktidarda olan, her icraatının mercek altında tutulduğu, her adımının eleştirildiği bir parti için bu sonuç sıradan değil; aksine son derece anlamlıdır.

Çünkü siyaset sadece sandıkta kazanılmaz. Sandık, işin görünen yüzüdür. Asıl mesele, seçmenin gönlünde ve teşkilat yapısında yer edinebilmektir. Bir partiye oy vermek anlık bir tercihtir; bir partiye üye olmak ise bilinçli bir duruştur, aidiyettir, güven beyanıdır. AK Parti’nin üye sayısını artırmaya devam etmesi, tam da bu yüzden önemlidir.

Yıllardır aynı söylemi duyuyoruz: “AK Parti yıprandı”, “toplumdan koptu”, “iktidar eriyor”. Bu cümleler köşe yazılarında, sosyal medyada, televizyon ekranlarında defalarca tekrarlandı. Ancak rakamlar başka bir şey söylüyor. Millet, bütün tartışmalara, bütün eleştirilere rağmen AK Parti ile yol yürümeye devam ediyor. Üstelik sadece sandıkta değil; teşkilatlarda, mahallelerde, sokakta…

AK Parti’nin başarısının temelinde, sahadan kopmayan bir siyaset anlayışı yatıyor. Masa başı siyasetinin, elit dillerin, halktan uzak tartışmaların karşısında; birebir temas, yüz yüze iletişim ve güçlü teşkilat yapısı var. Bugün AK Parti’nin üye artışı, bu yapının hâlâ diri olduğunu, hâlâ karşılık bulduğunu gösteriyor.

Muhalefet uzun süredir siyaseti daha çok kriz ve karamsarlık dili üzerinden kuruyor. Umut üretmek yerine öfke üreten, çözüm yerine şikâyet sunan bir çizgi… Buna karşın AK Parti, bütün eksiklerine ve eleştirilere rağmen istikrar, liderlik ve devlet tecrübesi ile öne çıkıyor. İnsanlar belirsizlikten değil, öngörülebilirlikten yana tercih yapıyor. Üye artışının arkasındaki sosyoloji de tam olarak budur.

Bu tabloya sadece Türkiye içinden bakmak da eksik olur. Dünyada olup bitenler, Türkiye’nin neden güçlü bir iktidara ve sağlam bir siyasi iradeye ihtiyaç duyduğunu her geçen gün daha net gösteriyor. Demokrasi, insan hakları ve özgürlük söylemlerini dillerinden düşürmeyen küresel güçlerin, çıkarları söz konusu olduğunda nasıl bir yüz takındığı ortada.

Venezuela üzerinden yürüyen tartışmalar bunun en güncel örneklerinden biri. Son dönemde Venezuela Devlet Başkanı’na yönelik olarak uluslararası kamuoyuna yansıyan “zorla götürülme”, “kaçırılma” ve “baskı” iddiaları, ABD’nin demokrasi sicilini bir kez daha sorgulatıyor. Seçilmiş liderlere, halk iradesine ve ulusal egemenliğe saygı söylemleri; iş Washington’un çıkarlarına ters düştüğünde hızla rafa kaldırılıyor.

Latin Amerika’nın yakın tarihi bu örneklerle dolu. ABD’nin “arka bahçesi” olarak gördüğü coğrafyada darbeler, ambargolar, ekonomik kuşatmalar ve siyasal müdahaleler neredeyse rutin hale gelmiş durumda. Venezuela’ya uygulanan yaptırımların, halkı nasıl yoksullaştırdığı ortadayken, aynı aktörlerin çıkıp “özgürlük” dersi vermesi büyük bir çelişkidir.

Dünya şunu artık net biçimde görüyor: Batı’nın demokrasi anlayışı evrensel değil, seçicidir. Kendi çıkarlarına hizmet eden yönetimler “meşru”, etmeyenler ise “sorunlu” ilan ediliyor. Bu tablo karşısında Türkiye’nin bağımsız bir siyasal duruş sergilemesi, güçlü bir liderlik etrafında kenetlenmesi hayati önem taşıyor.

AK Parti’nin üye artışı tam da bu noktada başka bir anlam kazanıyor. Bu artış sadece bir iç siyaset başarısı değil; Türkiye’nin dış baskılara karşı direnç kapasitesinin de göstergesidir. Teşkilatı güçlü, tabanı diri, liderliği sağlam bir iktidar; küresel dayatmalar karşısında da daha sağlam durur.

Bugün Türkiye, her alanda olduğu gibi siyasette de zor bir coğrafyada yol alıyor. Ekonomik baskılar, bölgesel krizler, küresel güç mücadeleleri… Bu tabloda istikrarsızlık değil, güçlü yönetim tercih ediliyor. Milletin AK Parti’ye olan ilgisinin ve üyelik artışının arkasında yatan gerçek de budur.

Algılarla siyaset yapılabilir ama rakamlar inatçıdır. Üye sayıları, sandık sonuçları ve teşkilatların sahadaki varlığı; siyasetin gerçek fotoğrafını verir. Bugün o fotoğraf şunu söylüyor: AK Parti hâlâ ayakta, hâlâ güçlü ve hâlâ toplumun geniş kesimleriyle bağını koruyor.

Kısacası;

Dünyada güçlünün hukuku işlerken,

ABD demokrasi adına ülkelere ayar vermeye devam ederken,

Türkiye’de millet, istikrarı ve güçlü iradeyi tercih ediyor.

Üye sayıları konuşuyor.

Gerisi gürültü.

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Mustafa Korkmaz

Mustafa Korkmaz

Yazarın Diğer Yazıları