Hüzünle veda, şükürle merhaba
Bu Ramazan’da Konya’da en çok hissedilen duygu, hiç kuşkusuz birlik ve beraberlik oldu. Mahalle aralarında kurulan gönül sofraları, ihtiyaç sahiplerine uzanan yardım elleri ve gençlerin, yaşlıların aynı sofrada buluştuğu iftar programları; Ramazan’ın özünü bir kez daha hatırlattı.
Özellikle Kadir Gecesi’nde yaşanan yoğunluk, bu şehrin maneviyata olan bağlılığını bir kez daha gözler önüne serdi. Camiler dolup taşarken, vatandaşlar gece boyunca ibadet ederek dualarını semaya yükseltti. O gece, sadece bir ibadet gecesi değil; aynı zamanda kalplerin birleştiği, gözyaşlarının dualara karıştığı özel bir zaman dilimi olarak hafızalara kazındı.
**
Bu mübarek ayın dolu dolu yaşanmasında Konya Büyükşehir Belediyesi önemli bir rol üstlendi. Şehrin dört bir yanında düzenlenen etkinliklerle Ramazan, sadece ibadetle değil; kültür, sanat ve sosyal dayanışma ile de zenginleşti.
Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen:
İftar programları ile binlerce vatandaş aynı sofrada buluştu
Kültürel etkinlikler, söyleşiler ve tasavvuf musikisi dinletileri ile gönüller mest oldu
Çocuklara yönelik etkinliklerle Ramazan neşesi gelecek nesillere taşındı
Siyer sergileri ve manevi içerikli programlarla Peygamber Efendimizin hayatı daha yakından tanıtıldı
Özellikle düzenlenen Siyer Sergisi, yoğun ilgi görerek vatandaşların manevi duygularını derinleştiren önemli organizasyonlardan biri oldu. Bu tür etkinlikler, Ramazan’ın sadece bir ibadet ayı değil, aynı zamanda bir bilinç ve farkındalık zamanı olduğunu da hatırlattı.
**
Şimdi ise o mübarek aya veda etmenin hüznünü yaşıyoruz. Bir yandan Ramazan’ın bereketinden ayrılmanın burukluğu, diğer yandan onu dolu dolu yaşayabilmiş olmanın huzuru var içimizde. Belki de en önemli soru şu: Ramazan bize ne kattı?
Daha sabırlı olmayı öğrendik mi? Paylaşmanın kıymetini daha iyi anladık mı? Kırdığımız gönülleri onarabildik mi?
Eğer bu sorulara içtenlikle “evet” diyebiliyorsak, işte o zaman Ramazan amacına ulaşmış demektir.
**
Şimdi önümüzde bir bayram var… Küskünlerin barıştığı, büyüklerin ziyaret edildiği, çocukların sevindirildiği o mübarek günler…
Bu vesileyle; başta aziz milletimiz olmak üzere tüm İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyorum. Bayramın; sağlık, huzur, bereket ve kardeşlik getirmesini temenni ediyorum.
Unutmayalım ki bayramlar; sadece sevinç değil, aynı zamanda paylaşmaktır. Bir yetimin başını okşamak, bir yaşlının kapısını çalmak, bir gönüle dokunmak… İşte bayramın gerçek anlamı burada saklıdır.
Ramazan gidiyor… Ama onun bize öğrettikleri kalmalı.
Ve belki de en önemlisi:
Ramazan bir ay değil, bir hayat biçimi olmalı…

