Konyaspor üzerinden neyin hesabı görülüyor?
Konyaspor’da son günlerde yaşananları sadece “alacak meselesi” olarak görmek büyük bir yanılgı olur.
Ortada çok daha büyük bir mesele var.
Mesele, Konyaspor’un zor günlerinde kimin yanında durduğu, kimin elini taşın altına koyduğu ve kimin kendi alacağını kulübün geleceğinin önüne koyduğu meselesidir.
Kulübe ihtar çeken, aralarında eski yöneticilerin de bulunduğu üç ismi ilk kez Konya’nın Nabzı Gazetesi olarak biz gündeme getirdik.
Haber kısa sürede ulusal medyaya da taşındı.
Ve sonrasında…
Eski Başkan Ömer Korkmaz ile eski yöneticiler kameraların karşısına geçti.
Ancak burada çok önemli bir ayrıntı var:
Basın toplantısı yapıldı ama gazetecilerin soruları alınmadı.
Neden?
Neyden korktunuz?
Kamuoyunun karşısına çıkıyorsanız, gazetecilerin sorularını da yanıtlamanız gerekmez mi?
Hele ki konu Konyaspor ise…
Hele ki kulübe ihtar çeken üç isimden söz ediyorsak…
*
Konyaspor’a ihtar çeken üç eski yönetici bugüne kadar çıkıp kamuoyuna doğrudan tek bir açıklama yapmadı.
Onların yerine eski Başkan Ömer Korkmaz konuştu.
Adeta üç yöneticinin de avukatlığına soyundu.
Oysa Konyaspor camiasının merak ettiği çok basit sorular var:
Kulüpten ne kadar alacağınız var?
Neden ihtar çektiniz?
Neden tam da takımın böylesine zor bir döneminde bu konu gündeme geldi?
Konyaspor’un içinde bulunduğu şartları biliyor musunuz?
Ve en önemlisi:
Bu alacaklardan vazgeçmeyi hiç düşündünüz mü?
Bu soruların cevabını doğrudan o üç yöneticiden duymak isterdik.
Ama duyamadık.
Onun yerine Ömer Korkmaz konuştu.
*
Şimdi biraz da başka bir pencereden bakalım.
Bugün kamuoyunun tanıdığı iş insanları olarak sizlerin bu şehirde bir karşılığı var.
Ama Konyaspor’un da bunda hiç mi payı yok?
Konyaspor üzerinden tanındınız.
Konyaspor camiasının içerisinde yer aldınız.
Bu kulübün yönetiminde görev yaptınız.
Konyaspor üzerinden kamuoyunun önüne çıktınız.
Bir anlamda Konyaspor size itibar, görünürlük ve güçlü bir iletişim alanı sağladı.
Peki bugün Konyaspor zor durumdayken sizin bu kulübe karşı sorumluluğunuz nedir?
Elbette herkesin alacağı kendi hakkıdır.
Elbette kimsenin parasında gözümüz yok.
Ancak bazen mesele para değildir.
Mesele, o parayı hangi zamanda ve hangi şartlarda istediğinizdir.
*
Konyaspor’un bugün içerisinde bulunduğu tablo ortada.
Takım son dört haftada sıfır puan aldı.
Taraftarın morali bozuk.
Şehirde ciddi bir endişe var.
Önümüzde Trabzonspor maçı var.
Tam da böyle bir dönemde camianın ihtiyacı olan şey nedir?
Kenetlenmek.
Birbirine omuz vermek.
Takımın arkasında durmak.
Şehri yeniden Konyaspor etrafında birleştirmek.
Peki siz ne yaptınız?
Konyaspor’un yönetici alacaklarını ve ihtarlarını yeniden Türkiye’nin gündemine taşıdınız.
Ben mevcut yönetimi de en ağır şekilde eleştiren gazetecilerden biriyim.
Yönetimin yanlışlarını yazdım, yazmaya da devam edeceğim.
Ama bu, eski yöneticilerin yaptıklarını doğru bulacağım anlamına gelmez.
Tam tersine…
Bana göre kabul edilemez.
Ne olurdu alacaklarınızdan vazgeçseydiniz?
Ne olurdu “Bu para Konyaspor’un olsun” deseydiniz?
İnanın, bu şehir sizi başının üstünde taşırdı.
Belki paranızdan vazgeçerdiniz ama çok daha büyük bir şey kazanırdınız: Konyaspor taraftarının gönlünü.
Unutmayın, Konyaspor’un size ihtiyacı varsa, sizin de Konyaspor’a borcunuz var!
*
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da yaşanan tartışmaların gölgesinde, daha sağduyulu ve tartışmalardan uzak bir açıklama yapılması gerektiğine dikkat çekti.
Yani şehirden gelen mesaj belliydi:
“Konyaspor’un önünü açın.”
Ama bu çağrı da karşılık bulmadı.
Tam tersine tartışma daha da büyüdü.
Peki neden?
Gerçekten merak ediyorum:
Amacınız ne?
Konyaspor’dan ne istiyorsunuz?
Bu şehirden, bu taraftardan ne bekliyorsunuz?
*
Konya insanı ticaret hayatınızda sizlere destek oldu.
Siz büyürken bu şehrin insanı sizlerden alışveriş yaptı, sizlerle ticaret yaptı, sizlere güvendi.
Şimdi siz bu şehre ve bu şehrin takımına karşılığında bunu mu reva görüyorsunuz?
Konyaspor yalnızca bir futbol kulübü değildir.
Bu şehir için bir aidiyettir.
Bir ortak değerdir.
Çocukların formasını giydiği, babaların tribünde oğluyla omuz omuza maç izlediği, insanların haftanın bütün stresini 90 dakikada yaşadığı bir tutkudur.
Ve bu takımın en zor gününde, camianın birbirine kenetlenmesi gerekirken yönetici alacaklarının gündemin merkezine oturması, taraftarın vicdanında elbette karşılık bulmayacaktır.
Nitekim bulmadı da.
Sosyal medyada birçok taraftarın eski yönetime yönelik tepkisi oldukça sert.
Hatta bazı taraftarlar “Bu şehre ihanet ettiniz” noktasına kadar varan ifadeler kullanıyor.
Bu tepkiyi görmezden gelmeyin.
Çünkü bu taraftar kolay kolay unutmaz.
*
Şunu herkesin bir kez daha hatırlaması gerekiyor:
Herkes gelir, herkes gider.
Başkanlar değişir.
Yöneticiler değişir.
Teknik direktörler değişir.
Futbolcular gelir, gider.
Ama…
Konyaspor kalır.
Konyaspor taraftarı kalır.
Bugün yönetime kızan taraftar yarın yönetime destek verebilir.
Bugün eski yönetime tepki gösteren taraftar, geçmişte yapılan güzel işleri de hatırlayabilir.
Ama Konyaspor’un en zor dönemlerinde kulübün yanında kim durdu, kim sırtını döndü; bunlar hafızalarda kalır.
Bugün yapılması gereken hesap görmek değil, Konyaspor’u ayağa kaldırmaktır.
Trabzonspor maçı öncesinde camianın ihtiyacı olan şey yeni bir kavga değil.
Yeni bir polemik değil.
Yeni bir ihtar değil.
Birliktir.
Ömer Korkmaz, basın toplantısında “Bir telefon edecek kadar değerimiz yok mu?” diye sordu.
Ben de buradan kendisine ve eski yöneticilere başka bir soru soruyorum:
Konyaspor’a yönetici olduğunuz gün, bu kulübün size kattığı değeri hiç düşündünüz mü?
Madem iletişim bu kadar önemliydi…
Madem Konyaspor ortak menfaatimizdi…
O zaman neden bu mesele kamuoyunun önüne bu şekilde geldi?
Neden kulübe ihtar çekildi?
Neden üç yönetici çıkıp kamuoyuna doğrudan açıklama yapmadı?
Ve neden bugün, takımın dört haftada sıfır puan aldığı, Trabzonspor maçının kapıya dayandığı bir dönemde Konyaspor yine ekonomik tartışmalarla konuşuluyor?
Bu soruların cevaplarını Konyaspor taraftarı bekliyor.
Çünkü Konyaspor taraftarı saf değil.
Ne olup bittiğini görüyor.
Ve şunu da çok iyi biliyor:
Konyaspor üzerinden herkes kendisine bir şeyler katabilir. Ama günün sonunda geriye bu kulüp ve bu taraftar kalır.
O yüzden artık herkes elini vicdanına koymalı.
Ömer Korkmaz ve eski yöneticiler de…
Mevcut yönetim de…
Herkes.
Çünkü mesele artık kimin haklı olduğu meselesini aşmıştır.
Mesele Konyaspor meselesidir.
Ve Konyaspor’un bugün en son ihtiyacı olan şey, kendi evlatlarının birbirine düşmesidir.
Bu şehir sizi büyüttüyse, bugün sıra sizdedir.
Konyaspor’a sahip çıkın.
Çünkü bu taraftar, kendisine yapılanı unutmaz.
Ama Konyaspor için yapılan fedakârlığı da ömür boyu unutmaz.



