Çok Bulutlu

13°C
Konya

Ahlâk Mezarlığına Hoş Geldiniz

Kayıt Tarihi: 21.04.2025 21:20 - Son Güncelleme: 24.04.2026 14:20
YAZI
A

Ahlâk; insanın vicdan terazisi. Doğruyu yanlıştan, edebi edepsizlikten, helâli haramdan ayıran en derin iç sesi. Ahlâk, görünmeyen ama hissedilen, konuşulmayan ama davranışla gösterilen asalet. Ne yalnızca dinle ne de gelenekle sınırlıdır; insanı insan yapan asıl sütundur. O sütun yıkıldı mı, geriye ne inanç kalır, ne edep, ne de insanlık… Ve ne yazık ki bizler bugün, bu değerin çöküşüne canlı canlı tanıklık ediyoruz.

  

  Eskiden “ayıp” denirdi, şimdi “trend” deniyor. Eskiden “utanmazlık” yerilirdi, şimdi “özgüven” diye alkışlanıyor. Eskiden insan, yaptığı yanlışla kendini vicdanında yargılardı. Şimdi herkesin vicdanı susturulmuş, aklı rafa kaldırılmış.Ahlâk, artık geçmiş zaman kipinde anılan bir kavram oldu.

Sosyal medyanın çürük çatısı altında ne aile kaldı, ne utanma duygusu, ne de insanlık… İnsanlar artık hayatlarını değil, maskelerini paylaşıyor. Gördüğümüz her şey sahte; gülüşler, sevgiler, dostluklar… Gerçek olan tek şey var: ahlâki çöküş. Aile, akrabalık kavramına dair tüm kavramlar birbirine karıştı. Bir zamanlar "biz görgüyle büyüdük" diye gençleri yerden yere vuran yaş diliminde yaş kemale erse de edep yerle yeksan. O yüzden bu bir gençlik sorunu değil, bu topyekûn bir çürüme. Bu çürüme ile yeni bir kavram daha gündem oldu modern çağda hayatımızda:Gri boşanma. Yani 50 yaş üstü ayrılıklar… Yapılan araştırmalarda son 5 yılda %44,5 daha arttı. Sosyal medyanın kullanımının artmış olması da büyük etken tabiki. Eşler birbirlerinden çok kolay vazgeçebilirken şimdi çocuklarından bile hiç düşünmeden vazgeçebiliyor. Hatta vazgeçme boyutu öyle bir hale geldi ki engelli kızının nişanlısı ile giden adını annelik sıfatı ile yanyana getiren insanlık dışı mahlukatlar var aramızda. Adı özgürlük, adı aşk, adı çağa ayak uydurmak..

Bu çağın adı “özgürlük” değil, “duyarsızlık” çağı. Haysiyet, moda kadar konuşulmuyor. Mahremiyet, bir tuşla harcanıyor. Bu bozulma hepimizin ortak vebali.

Koskoca bir kültürü, bir medeniyeti, bir inancı, bir hayâyı kendi ellerimizle harcadık.

Ahlâk gidince arkasından ne gelir bilinmez; ama gelenin insanlık olmadığı kesin. Evlatlarımızı geleceğe nasıl emanet edeceğiz korkusu hep içimizdeyken bir yerlerde hâlâ umudu diri tutanlar vardır, diye yazıyoruz bu satırları. Belki aynı pencereden aynı vicdan muhasebesi ile baktığımız birileri çıkar, belki birileri silkelenir… Ve belki ahlak dediğimiz o yüce değerin sesini yeniden duymaya başlarız. 

  Ahlâk, kelime karşılığı kitaplarda kalan bir kelime olursa; vicdan da sadece mezar taşlarında aranan bir hatıra olur ve biz bu ahlak mezarlığında kaybolup gideriz. Unutmayalım ki; ahlakı çökmüş bir millet yıkılmaya mahkumdur.

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ayşe Ayhan Eraslan

Ayşe Ayhan Eraslan

Yazarın Diğer Yazıları