Çok Bulutlu

13°C
Konya

ELVEDA EY ŞEHR-İ RAMAZAN

Kayıt Tarihi: 19.04.2023 20:07 - Son Güncelleme: 24.04.2026 14:19
YAZI
A

Başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu azaptan kurtuluş olan on bir ayın sultanı bildiğimiz mübarek Ramazan ayının son günlerine geldik. Şüphesiz Ramazan ayının bereketini hep birlikte iliklerimize kadar yaşadık ve şu günlerde, küçükten büyüğe hepimizi bayram heyecanı sardı.

Ramazan orucu hicri birinci yılda farz kılınmıştır. Bir ay süren ramazan orucunun bitişindeki üç gün Ramazan bayramı olarak kutlanır. İslamiyet’ten önce İran geleneği olan Nevruz ve Mihrican bayramları bayram olarak kutlanmaktaydı. Medine’ye hicretten sonra hala bu bayramların kutlandığını gören Hz. Peygamber “Allah sizin için o iki günü daha hayırlı iki günle; Ramazan ve Kurban bayramı ile değiştirdi.” Buyurmuştur. Ramazan ayında fitre (fıtır sadakası) verildiği için, fıtır bayramı ya da şeker bayramı da denir. Eskiden beri var olan gelenekte bayramda şeker, lokum ve tatlı ikram edilir.

Şimdilerde bayram dendiğinde kurulan ilk cümle dilimize peleseng olmuş; “Nerede o eski bayramlar..” Aslında irdelememiz gereken bayramlar mı eskidi, biz mi eskittik..


Çocukluğumuza doğru geri dönüp baktığımızda bayram coşkusunu daha içimize işleyerek hissederdik. Heyecanla bayramlıklar alınırdı önce. Ayakkabısından tokasına, çorabına kadar her detay titizlikle düşünülürdü. Balonlar satılırdı sokaklarda adım başı, beşerli onarlı paketlenmiş. Sanki daha önce hiç balon la oynamamış gibi oynanırdı o balonlarla.

 Eve gidince heyecanla poşetler açılır yeni baştan denenirdi, sanki alırken hiç denenmemiş gibi… Sonra özenle pantolon, etek alta; gömleğimiz, bluzumuz üste gelecek şekilde konur. Ayakkabı hemen yanına, çoraplar da içine koyulur ve o şekilde uyunurdu o gece. Bazen kına da yakılırdı ellere, bayram sevincinin nişanesi olarak.

Bayram sabahı erkenden uyanılır, erkek çocuklar heyecanla bayram namazı için hazırlanırdı. Namaz dönüşü evde herkes bayramlıklarını giymiş bir şekilde hazırlamışken, önce anne baba bayramlaşması yapılırdı. Daha sonra aile büyüğünün evinde toplanan akrabalarla sıra ile bayramlaşılır, çocuklara harçlıkları ve bayram hediyeleri verilirdi. Daha sonra hep bir arada yenilen bayram yemeği ile bu birliktelik daha çok pekişmiş olurdu.

Şimdilerde ise bayram tatilinin kaç gün olacağını sorguladık önce çünkü bayram bir tatil planı oldu bizim için. Arefe günü yapılan bayram alışverişleri, arefeden önce çıkılan tatil yolculuklarına dönüştü.

Bayram birlikti, bir olmak bir arada olmaktı aslında. Ama biz yalnız kalıp kafa dinlemek adına, daha büyük kalabalıkların içine attık kendimizi. Çocuklarımız bayramlaşmalarını telefonların görüntülü görüşmeleriyle gerçekleştirir oldu. Bunlara rağmen akrabaların birbirinden uzaklaşmasından yine biz şikâyet eder olduk.

Yaşadığımız büyük depremden sonra daha çok anladık ki bizim birlik olmaya daha çok ihtiyacımız var. Çünkü acılar birlik olunca daha az acıtıyor insanı ve mutluluk daha çok büyüyor insanı içinde birlikte olunca, paylaşınca.

Sevinçle karşılayacağımız bir bayrama hoş geldin diye kucak açarken, Elveda Ey Şehr-i Ramazan diyerek hüzünle veda ediyoruz sana.

Dilerim bu bayram birlikteliğimizin, bağlarımızın daha çok güçlendiği bir bayram olur hepimiz için. Kavgaların, küslüklerin son bulduğu; ülkece daha huzurlu, barış dolu günlerin başlangıcı olacak bir bayram olur.


ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ayşe Ayhan Eraslan

Ayşe Ayhan Eraslan

Yazarın Diğer Yazıları