Çok Bulutlu

13°C
Konya

MEDENIYET YANILGISI:ŞEKİL Mİ, FİKİR Mİ?

Kayıt Tarihi: 26.08.2024 21:10 - Son Güncelleme: 24.04.2026 14:19
YAZI
A

Medeniyet... Tarih boyunca insanlığın en büyük başarılarından biridir aslında. 

  Bu kelime, çoğu zaman yalnızca bir giyim kuşam, bir yaşam tarzı veya yüzeysel bir estetik olarak algılandı. Ancak, asıl medeniyetin derinliklerinde, şekil değil, fikir yatar. Bizler, yıllar içerisinde düşüncelerin derinliğine inmeyi bırakıp, dış görünüşe takıldık. Düşüncelerimizi şekillendiren, hayatımıza yön veren fikirlerimizi bir kenara iterek, sadece batının modasını takip eder hale geldik. Bir zamanlar, medeniyetin kökleri bilgelikte, felsefede ve sanatta yatıyordu. Bugün ise, bir kıyafetin markası ya da sosyal medyada paylaşılan bir fotoğrafın aldığı beğeni sayısı, medeniyetimizin ölçütü haline geldi. Oysa ki, gerçek medeniyet, bireylerin düşünsel derinlikleriyle, toplumların değerleriyle ve kültürel zenginlikleriyle şekillenir. Hele şimdilerde birde "Batı Medeniyeti" diye bir şey varki sanırım ülke olarak bizim en büyük yanılgımız bu. Bu yüzden batının ilmini,bilmini değil giyimini kuşamını yaşam tarzını örnek almak bizim için medeniyet ölçütü oldu. 

  Milli sporcumuz Yusuf Dikeç son dönemde olimpiyatlardaki başarısıyla gündem olmuştu zaten. Yusuf Dikeç'in sosyal medya platformunda "En kıymetlim" etiketiyle annesiyle paylaştığı fotoğrafta gündem oldu. Teyze sıradan bir Anadolu kadını. Adamın en kıymetlim diye paylaştığı fotoğrafın altına "rezil olduk,sarışın normal bir kadın bulamadınız mı. Arap sanacaklar bizi" diyebilecek kadar,hiç utanmadan yorumlar yapılabiliyor. Hatta "sorumlu davranıp silersin" diye telkinler yapılmış. Biz medeniyeti giyinmek değil soyunmak olarak algıladık. Hatta öyle bir algı var ki ortada ,başı örtülü birinin çocuğunun başarılı olma şansı yok. Oysa hemen hemen her branşta milli sporcu statusünde madalya almış ve annesi başı örtülü olan bir cok sporcu var.olimpiuatlara giderken kimse bunu sorgulamıyor çünkü. Oysa biz başı örtülü olmanın Arap sayılmak olduğunu düşündük ve asıl yanılgımız bu noktada başladı. Tesettürlü olanın yobaz ve gerici olduğu dillendirilmiş olsa da asıl yobazlık bunu Arap kültürü ile özdeslestirip bu saplantılı fikirlerinden vazgeçmemek. İçinde bulunduğumuz çağda medeniyetin uç noktasına gelmişken hiçbirimiz bir Yahudiyi kipasından,sakalından dolayı yobaz diye adlandırmazken kapalı olana yobaz ve gerici yaftasını hemen yapıştırabiliyoruz. Biz geçmişimizi unuttukça, kafamızdaki saplantılı hatta hastalıklı düşüncelerimizden kurtulmadıkça asla medeniyeti yaşamamızın imkanı yok. 

  Unutmayalım ki, gerçek medeniyet;özünü ve degerlerini unutmadan empati, hoşgörü, ve anlayışla beslenir. Modanın ve dış görünüşün ötesine geçerek, bireylerin kimliğine, geçmişine ve değerlerine saygı gösterdiğimizde, aslında gerçek bir medeniyet inşa etmiş oluruz.

  Her anlamda şekilcilikten kurtulup yürekte yaşayabilmemiz dileğiyle...

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ayşe Ayhan Eraslan

Ayşe Ayhan Eraslan

Yazarın Diğer Yazıları