İnsanlığın Kırılma Noktası
İnsan değişti. İnsanlık bir noktada kırıldı. Ve işte, o kırılmanın başladığı yer tam da Neşet Ertaş’ın dediği gibi:
“Süte su karıştı, söze yalan, mideye haram. İşte orada bozuldu insan…”
Süte karışan su, insanın özünü de değiştirdi. Söze karışan yalan, dillerden kalplere geçti. Mideye karışan haram, sadece vücudu değil, ruhu da zehirledi. Sonra ne dostluklar eskisi gibi sağlam kaldı ne de insanın içindeki iyilik…
Ne zaman ki doğruluk bozuldu, ne zaman ki insanın özü bulanıklaştı, işte o zaman kaybettik… Bir zamanlar bir söz, bir selam, bir tokalaşma senet gibiydi. İnsanların gözlerine bakınca kalplerini okuyabilirdij. Çocuklar annelerinin pişirdiği ekmeğin kokusunu uzaktan duyar, komşu tenceresinde ne pişerse diğer evlerin sofrasına da düşerdi. Sofraya otururken kimsenin aç kalmadığından emin olmak gerekirdi. Çünkü helal lokma sadece mideyi değil, ruhu da doyururdu.
Ama sonra bir şeyler değişti. Süt kadar saf olan şeylere su karıştı. Gerçekler eğilip büküldü, menfaatler doğruların önüne geçti. Bir lokma ekmeğe, bir yudum suya şüphe düştü. Sofralar zenginleşti ama bereket azaldı. Konuşmalar uzadı ama samimiyet eksildi. Dostluklar çoğaldı gibi göründü ama yürekten dost bulmak zorlaştı.
Neşet Ertaş işte tam burayı işaret ediyor. Süte su karıştı… Yani hakka, adalete, doğruluğa, saflığa bir gölge düştü. Söze yalan karıştı… İsanların güveni sarsıldı, samimiyetin yerini sahte gülüşler aldı. Mideye haram karıştı… Yani helal kazanmak unutuldu, haksız kazanç normalleşti. Ve işte, tam da burada bozuldu insan…
Belki de bu söz, bizlere bir ayna tutuyor. Hayatımıza, soframıza, dilimize, kalbimize bakıp ne kadar saf kalabildiğimizi sorgulamak için. Belki de hâlâ bir umut var, belki yeniden sütten suyu ayırabilir, sözü doğruya çevirebilir, lokmamızı helalleştirebiliriz. Belki de insanın bozulduğu yerde, yeniden düzelme şansı da vardır. Biz ne zaman olayları,kişileri hatta içinde olduğumız zamanı suçlamaktan vazgeçip kendi benliğimizi yargılamaya başlarsak o gün o kırılma noktası tersine dönerken bizi de özümüze döndürmeye başlayacak.
Yeter ki farkına varalım…

