Çok Bulutlu

13°C
Konya

CAN PARÇASI EVLAT

Kayıt Tarihi: 03.05.2023 21:35 - Son Güncelleme: 24.04.2026 14:19
YAZI
A

Evlat, Arapça ‘da "çocuk" anlamındaki veled kelimesinin çoğulu olan, erkek kız ayırımı yapılmadan çocuk kelimesinin karşılığı olarak kullanılmaktadır.

Kitaplarda yazanın ötesinde evlat; hiçbir dilin, hiçbir alfabenin anlatmaya yetmeyeceği kadar derin bir kelimedir aslında.

En ufak tebessümüyle dünya cennetini yaşatırken, tek damla gözyaşına dünyayı yakacak kadar insanın yüreğini sızlatan varlıktır evlat.

Peki ya biz Mevla'nın bize "Dünyada nur, ahirette sürur." olarak emanet ettiği varlığın ne kadar kıymetini biliyoruz?

Sadece bize değil topluma da bir nimet ve emanet olarak gönderilmiş bir varlık için neleri hakkıyla yapabiliyoruz?

Yeni aldığımız bir eşyanın üzerindeki jelatini bile hemen çıkarmaya kıyamazken, yeni koltuklarımızın üzerine örtü örtmeden oturmazken, neden bu kadar hoyratça harcıyoruz evlatlarımızı?


Atalarımızın dediği “Doğurmakla bitmiyor, yoğurmak gerek onu... Gayrıya bırakma da sen eğit çocuğunu…” sözünü düstur edinerek bakarsak olaya, en büyük eksiğimiz eğitim aslında. Ama eğitime baktığımız taraf yanlış. Çünkü biz eğitimi çocuğumuzun iyi okullarda okuması, sporu, müzik alanı derken; iyi bir insan olması gerektiği duygusunu unuttuk. Eskiden çocuk yetiştirirken ilk verilen duygu saygıydı, merhametti. Hatta bir çocuk doğduğunda söylenen ilk söz bile, vatana millete hayırlı evlat olsundu. Sanırım bu bilinçle büyütülen son jenerasyon Y kuşağı olarak adlandırılan bizlerdik ki; bizden sonra, özellikle adına özgüven dedikleri ifade şekli ile z kuşağına geçiş oldu. Artık öncelik duygu olarak merhametten öte gelen duygu bencillik olmaya başladı. İyi doktorlarımız oldu, ama merhameti unuttu. Başarılı mühendislerimiz oldu ancak; dürüstlüğü unuttu. Aslında onlar unutmadı, biz vermeyi unuttuk. Elimizde sosyal medyamız, izlediğimiz dizilerimizin yanında çözülen testlerden ibaret sandık her şeyi.

Şimdi küçükten büyüğe tüm çocuklar tek başına bir birey ve özgürlük alanları müdahale edilemeyecek kadar geniş. Eskiden öğretmenler bir otorite kaynağı iken şuan neredeyse birçoğunun öğrencisi üzerinde müdahale yetkisi yok. Sanırım evlerimizde söz geçiremediğimiz çocuklarımızın hatalarını, yanlışlarını başkasından duymayı kabul edemiyoruz.

Çok değil kendi çocuklarımda bile beş on sene geri gittiğimde, on sene önce marketten şeker, çikolata isterken, şimdi aynı yaş grubundaki çocuğum ıphone 14 istiyor ve hatta promax diye belirtiyor.

Bizim çocukluğumuzda özgürlük alanımız akşam ezanından sonra oyuna kalabilmekken, şimdi bir çocuğun özgürlük alanı en uç noktalarda cinsiyetini belirlemeye kadar uzandı. Ve biz gelen tehlikenin farkında bile değiliz henüz.

Dilerim tüm tehlikelerden uzak bir biblo gibi sakındığımız, Mevla’nın emaneti olan yavrularımızı lâyıkıyla yetiştirebiliriz.


ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ayşe Ayhan Eraslan

Ayşe Ayhan Eraslan

Yazarın Diğer Yazıları