MİHENK TAŞİ "KADIN"
Bir insanın ömrü sadece bireysel amaç adına değil, yüksek bir inanç adına gerçekleşir aslında.
Biz insanlar toplumun mihenk taşları olarak buluğumuz her yerde ilk elden toplumsal fayda için ne sağlayabiliriz diye düşünmeliyiz önce.
Herbirimizin hayatında tevafuk olan yollar bulunmakta ve her bir yolun sonunda iyi ya da kötü dokunabilecegimiz bir hayat bulunmakta.
Yolum bir Halk Egitim Merkezinin soğuk ve puslu atölyesine götürdügünde etrafimda yaşları birbirinden çok farklı elli kadının tam ortasında iken gördüm hiçbir şeyin tesadüf olmadığını.
Kimi kanserdi doktor kafanı dağıt demişti, kimi maddi durumu yetersiz göz bebeği evlatlarına ana yadigarı ceyizlerini kendi imkanı ile hazırlayacaktı kimi ise çocuklarıyla ortada bırakılmış ,sahip çıkilmamiş sadece bir nebze olsun acılarını unutmaya gelmişti. Kimi için sadece bir öğretmen, kimine arkadaş, kimine şefkatli bir kucak... Ama hepsine çıkan yol aynıydı aslında, Yaradan'ın seçip gönderdiği çok şey öğrenmeme ve ogretmeme vesile olan kısacık bir zaman dilimi.
Birde madalyonun öteki yüzü; dokunamadiklarımız. Hızlı akan bir trafiğin altmış saniyelik bir ışık arasında altmış senelik iz bırakmış gibi yüreğime oturan hayatına dokunamadigimiz kadınlar.
Bir omzuna eskimiş ama atmaya kıyamadığı oyaları sökülmüş yemenisiyle kendisine zimmetlenmiş dubası, diğer omzunda kutlesinin yuzlerce kat üstünde bir ağırlıkla taktiğı çapası. Soğuktan üsümemek için yüzünü gözlerine kadar örtmüş park bahçelerin yollarda çalışan emekçi kadınları.
Ellerim sıcaktan terlerken göz göze geldiğimiz, elleri soğuktan ve topraktan yara olmuş, yüzünde geçmişin acı çizgileri ve orda olma mecburiyetini en derinde hissederken yaşlı gözlerinden tüm bedenime işleyen soğuk titremeyle kesişti altmış saniyelik yolumuz. Sonra ben yoluma o ise mecburiyetini yaşamaya devam etti. Dokunma şansım olmadı onun hayatına.
Sahi KADIN neydi ?
Kimligi Ayşe, Fatma, Hatice... ismi ne olursa olsun adı beş harfle yazılan, gövdesine verilmiş bir tohumu dokuz ay taşıyıp Yaradan'ın üflediği nefesle bir insan eden kişi. Anne oluşuyla cennetin ayakları altına serildiği kutsal varlık KADIN.
Tevrat'ta; ezmemen için, sevmen için,koruman için kaburga kemiğinin altından yarattım dediği kutsal varlık KADIN.
Yani dili,dini olmadan hep kutsal olan KADIN..
Dokunabildiklerimize şükür, elimizin ermedigi, gönlümüzün yetemediklerinden sonsuz helallik isteyerek sözün bittiği yerde...
AŞK ve MUHABBETLE

