BABA VE KURBAN
Bu yıl takvimlerde nadir rastlanan bir durum gerçekleşti ve Babalar Günü ile Kurban Bayramı aynı güne denk geldi.
Her iki özel gün de toplumumuzda önemli bir yere sahip. Aslında düşündüğümüz zaman Kurban Bayramının ana unsuru bir "Baba" belkide. Bir babanın Yaradan'a olan sonsuz sabrı ve teslimiyeti..
Bir baba;"Halilullah" ,"Ebu'l Enbiya" ;Hz.İbrahim...
Hz. İbrahim (as)'in, yillar geçmesine rağmen bir evladı olmamiştı. O, ellerini kaldırarak Rabbine şöyle dua ediyordu: "Ya Rabbi! Bana salihlerden olacak bir evlat ver!" (Sâffất 37/100).Duasının üzerinden yıllar geçmiş, Hz. İbrahim'in hicreti Mısır'a kadar uzanmıştı. Bir süre sonra Yüce Allah onlara bir çocuk nasip etti. Adinı ismail koydular.Artık Hz. ismail de büyümüş, koca bir delikanlı olmuştu. Hz. ibrahim bir gün Mekke'de bir rüya gördü. Rüyasında oğlu ismail'i Allah Teâlâ"ya kurban ediyordu. Önce bu rüyasının doğruluğundan şüphe etti. Ancak aynı rüyayı daha sonraki gecelerde de görünce bunun Yaratan'dan gelen bir emir olduğunu anladı. Yüce Allah Hz. İbrahim'i çok ağır bir sınava çekiyordu. Oğluna ip ve biçak almasını, birlikte dağa çıkıp odun getireceklerini söyledi. Zaten baba oğul sik sık yakınlardaki dağlara gider, oradan odun getirirlerdi,İsmail ip, balta ve biçak aldi. Hazırlıklarını gördüler. Beraberce yola çıktılar. Allah`ın dostları en ağır sınavlardan geçiyordu, Babası, ismail'e yaklaştı ve şöyle dedi: "Ey yavrucuğum, seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Buna ne dersin?" ibrahim (a.s)'e teslimiyet abidesi halim bir oğul verilmişti. Babasına: "Ey babacığım, ne buyruluyorsan yap! Sen, beni inşallah sabredenlerden bulacaksın.Hz. ibrahim, Hz. ismail'i alıp Mina'da kurban edeceği yere götürdü. Ve çocuğunun ellerini ayaklarını bağlayıp şakağı üzere yatırdı.Daha sonra Hz. ibrahim, oğlunun gözlerini bağladı. Onu kurban etmek üzere sağ yanının üzerine yatırdi. Bıçağını çekti. Oğlunun boğazına sürdü. Ama bıçak kesmemişti. Hz. ismail, babasına kendisini yüz üstü döndürmesini ve yüzünü görmemesini söyledi. Sanıyordu ki babası onun yüzünü gördüğü için dayanamıyor ve bıçağı bastıramıyordu. Hz. ibrahim, oğlunun dediğini yaptı. Onu yüzüstü döndürdü ve bıçağını bir kere daha sürse de biçak yine kesmedi. Hz. İbrahim'in ve ismail'in bu samimi teslimiyetleri ve itaatleri Rabbimiz tarafından kabul gördü. Ve onlara şöyle seslenildi:"Ey İbrahim! Gerçekten rüyanı doğrulayıp onayladın. Biz iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz. Bu gerçekten çok açık bir imtihandır.' (Sâffât 37/103-106)Her ikisi de Allah'in bu teslimiyet imtihanını kazandı. Buna karşılık Allah onlara katından Cebrail ile bir kurban gönderdi."Biz oğluna bedel ona büyük bir kurban verdik. Geriden gelecekler arasında ona iyi bir nam bıraktık. ibrahim'e selam, dedik. Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız. Çünkü o bizim mü'min kullarımızdandır." (Sâffât 37/107-111)
Bir babanın yaşayabileceği en büyük imtihan evladından başka ne olabilir ki? Hz. İbrahimin sabrı ve koşulsuz teslimiyeti, imtihanı kıyamete kadar sürecek bir bayrama çevirdi.

