HOŞGELDİN EY ŞEHR-İ RAMAZAN
Rahmeti ve fazileti Kurân ve sünnet ile sabit olan, aynı zamanda "onbir ayın sultanı" olarak nitelendirdiğimiz bir Ramazan ayına daha kavuştuk.
Ramazan, Kuran-ı Kerim'de adı "Şehr-ü Ramazan Ellezi " olarak açıkça geçen yegâne ve mübarek bir aydır.
Ramazan, son Peygamber Hz. Muhammed'e Kuran-ı Kerim'in ilk ayeti "Oku!" emriyle peygamberlik vazifesinin verildiği aydır.
Kıyamete kadar insanlık için bir kurtuluş olan Kuran-ı Kerim'in nazil olmaya başladığı aydır.
Bin aydan daha hayırlı olan anlamı değer,kıymet olarak geçen Kadir gecesini içinde barındıran aydır.
Yüce Yaradan'ın rahmet ve mağfiretinin sağanak sağanak yağdığı aydır.
**
Ramazan ayını hakkıyla yaşayabilmek için Ramazan ayının önemini; orucun ,iftarın manâsıni içsellestirebilmek gerekir önce. Çünkü Ramazan ayını asıl önemli kılan şey; islamın beş şartından biri olan oruç ibadetinin bu ay içinde gerçekleşiyor olmasıdır. Oruç insanı kötülüklerden uzak tutan bir kalkandır. Yüce Allah Bakara Suresi 185. ayette "... Kim Ramazan ayına ulaşırsa oruç tutsun." buyurmaktadır.
İbadet, oruç sabır, mükafat adeta birbirine domino taşı gibi bağlıdır. Sadece bireysel ve fiziki bir ibadet değil, sosyal bir ibadettir aynı zamanda oruç.
**
Birde "Nerde o eski Ramazanlar.." diye başlayan içinde büyük bir özlem barındıran cümlelerimiz var şimdilerde.
Eskiden Ramazan ayının gelişi günler öncesinden belli olurdu. Sanki sokaklara günler öncesinden ince ince bir huzur yayılır, ayrı bir huzur ve sukûnet kaplardı her yeri. Çarşı, pazar her yer Ramazan kokardı.
Konu komşu el birliği ile Ramazan hazırlıkları yapılırdı. Okumak için yaristiğımız göz alıcı mahyalar yıldızların yere inmiş haliydi sanki. Sahurda davulcular manilerini soyleyerek gezerdi sokak sokak. İftar sonu sokaklarda ayrı bir telaş; camiye yetişmeye çalışan kadınlı, erkekli bir sürü grup içlerinde kıkırdaşarak koşturan çocuklarla teravihler daha bir sıcaktı sanki.
Şimdi ise alarm sesiyle sahura uyanirken, davulcular bir kamyonet kasasında davuldan çok arabanin motor sesini duyarak belli belirsiz gecip gidiyorlar sokaklardan.
Top sesi, ezan sesi yerine televizyondaki ezan ile açıyoruz orucumuzu. Eskiden iftarlarda bir tabak fazla olurdu sofralarda şimdi ise otuz kırk dairelik binalarımızda bir tebessümlük hayırlı iftarlarımız kaldı. İnsanlar zaten bir çok değeri unutmaya yüz tutmuşken pandemi de tuzu biberi oldu.
Kısaca Ramazan ayının ruhunu hissedemez olduk. İnşallah tüm vurdumduymazlığımıza inat Ramazan tüm güzellikleriyle inşirah doldursun yüreğimize.
İnşallah bu Ramazan çocuklarımıza geçmişin izlerini birakacak kadar özenle yaşanan, ülkece yaşadığımız tüm acıların, felaketlerin üzerini örtecek sevinçler bıraksın yüreğimize.


E***e A*tın*ağ
22.03.2023 18:58